Erdoğan-Celal Doğan görüşmesinden: CHP ile zor yaparız başkan

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan-Celal Doğan görüşmesinden: CHP ile zor yaparız başkan
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 12, 2015 14:32

Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin detaylarını anlatan HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan, koalisyon konusunda, Erdoğan'ın "CHP ile zor yaparız" ifadelerini kullandığını söyledi.

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la sürpriz bir şekilde bir araya gelen HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan, görüşmenin detaylarını Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun'a anlattı.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan'a koalisyon ile ilgili görüşlerini soran HDP'li Doğan, şu yanıtı aldığını aktardı: “Biz, dedi, 'CHP ile zor yaparız Başkan' dedi. 'MHP ile tabanımız daha yakın' dedi. O, Türkiye'de bir savaş hükümeti algısını getirir. Tekrar başa döneceğiniz algısı olur, dedim. 'Hayır o savaş hükümeti olmaz seçim hükümeti olur' dedi. Özü bu."

Cumhuriyet gazetesinde Selin Ongun imzasıyla yer alan röportajın öne çıkan bölümleri şöyle:

- Erdoğan'dan AK Parti’de siyaset yapma daveti aldınız mı siz hiç?

Kendisinin bana direkt olarak “partiye gelir misin?” gibi bir teklifi olmadı ama Hasan Kalyoncu vardı, Allah rahmet eylesin. Onun en yakın arkadaşlarından biriydi. Şimdiki Kalyon İnşaat'ın asıl sahibi oydu. O hep söylerdi: “Solda da siz olursanız, Türkiye'yi kucaklamanız çok daha büyük olur” derdi. Hasan Bey’in çok telkinleri olurdu ama ben kendisine bunun mümkün olmayacağını ve çok teşekkür ettiğimi söylemiştim.

Keza Tansu Hanım da, rahmetli Özal da, Mesut Bey de, hep siyaset yapmak istemişlerdir. Ama ben kendi duruşumu, çizgimi muhafaza etmeye çalıştım. Bugün bir milletvekili olarak, Türkiye'nin dış politikada ve eğitimde geldiği çıkmaz sokak, ekonomideki durağanlık, dört yıldan bu yana süren sükunetin (çözüm süreci) bozulmasının getireceği faturayı bilen bir insan olarak, Cumhurbaşkanı'ndan randevu almayı kendime vicdani olarak görev saydım. Bu kadar hukuktan sonra bu ziyaretin doğal bulunması gerektiğini düşünüyorum.

"RANDEVU TALEBİ BENDEN GELDİ"

Haberin Devamı

- Siz Erdoğan'la olan görüşmenizin parti yönetiminin bilgisi dahilinde olmadığını söylemiştiniz, Selahattin Demirtaş “bilgimiz dahilindedir” dedi. İşin aslı hangisi?

Randevu talebi benden geldi, biliyorsunuz. Görüşeceğimi biliyorlardı. Görüşmenin ne zaman olacağı konusunda bilgisi yoktu. Ben 40 yıldır siyaset yapıyorum, kiminle ne konuşacağımı, parti adabı, ahlakı ve davranışlarını da bilirim. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar ve Tayyip Bey ile geçmiş hukukumuz söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanı'na gitmeyi vicdani olarak görev saydım. Gitmemiş olsaydım, niye gitmedim de gerekeni söylemedim, diye kendi kendime sorardım.

Vicdanım, bilgim, birikimim gitmek gerektiğinden yanaydı, gittim. Efendim görüşülmezmiş, ne demek! Hiç öyle bir kompleksim yok. Devlet yönetiyorsunuz, ne demek görüşülmez? Ülkeler savaşıyor, savaştıklarıyla görüşüyor. Siz kendi ülkenizde siyasi rekabetin getirmiş olduğu yanlışlar bataklığında görüşmek istemiyorsunuz! Ne demek konuşmamak, konuşmazsak neyi, nasıl çözeceğiz? Süleyman Demirel’li Zincirbozan’dan bir anı. Orada Türkiye'nin gençlik sorunlarını tartışıyoruz.

Proletarya diktatörlüğüne karşı olduğumuzu söyledik. İhsan Sabri Çağlayangil elini kaldırdı, “Bunlar da bizim gibiymiş, biz sizi komünist biliyorduk” dedi. Biz de sizi faşist biliyorduk. Parlamento çatısı altında konuşmaz, birbirimizi duymazsak nasıl anlaşırız, dedim. Konuşmayan insanlar birbirini anlayamaz. Cüzzamlıyla mı görüşüyorsun, “Cumhurbaşkanı ile görüşemezsin” ne demek! Bunu anlamak mümkün değil.

"ÇÖZÜM SÜRECİ'NDEN VAZGEÇMİŞ DEĞİL AMA 'KIRGINIM' DEDİ"

- Konuşmanız nereden başladı görüşmede?

Haberin Devamı

Hal hatır sormadan sonra ilk sorduğum şu oldu: Siz acaba çözüm sürecinden vaz mı geçiyorsunuz, dedim. “Hayır” dedi. “Peki, vazgeçmiyorsanız geldiğimiz nokta nedir” diye sordum. Buna güvenlik sorunu olarak baktığınız zaman bu süreç kalıcı olmaz. İnsanlar ellerini kaldırmış barış diye bağırıyor. Bu barış eli havada mı kalacak, bunun için geldim, dedim.

- Kendisi ne dedi?

“Ben vazgeçmiş değilim ama kırgınım” dedi.

- Pardon anlayamadık, kırgın mı?

Kırgın gördüm yani. “Kırgınım” dedi. “Bu kadar hizmet yaptım” dedi. Kırgınım dediği şu: Zaman zaman bölgede birtakım araçların yakılmasına partinin (HDP) tepki göstermemiş olması, silahların yurtdışına çıkarılmaması. “Silahları yurtdışına çıkarsalardı belirli bir mesafe almış olacaktık” dedi.
“Cumhurbaşkanı'na, Kobani'de vatandaşın bize çorba, IŞİD'e kurşun gönderiyorlar dediğini anlattım”

Haberin Devamı


"LAVABOYA GİTTİĞİMDE ALTIN TUVALET GÖRMEDİM"

- Saray gündeme geldi mi?

Saray da gündeme geldi. Ben lavaboya gittiğimde altın tuvalet görmedim, dedim. Takıldım yani. “Ya benim babamın malı mı, ben bugün varım yarın yokum” dedi. İsraf kabul ediyorlar, dedim. “Devletlerin büyüklüğü bazen de böyle gösterilir” gibi bir sözü oldu. Sonrasında Antep'le ilgili yerel konulardan konuştuk.
“MHP-AKP savaş hükümeti değil, seçim hükümeti olur dedi”


"CHP İLE ZOR YAPARIZ DEDİ"

- Koalisyon?

Onun tespiti şu. “Biz” dedi, “CHP ile zor yaparız Başkan” dedi. “MHP ile tabanımız daha yakın” dedi. O, Türkiye'de bir savaş hükümeti algısını getirir. Tekrar başa döneceğiniz algısı olur, dedim. “Hayır o savaş hükümeti olmaz seçim hükümeti olur” dedi. Özü bu.

Haberin Devamı

- İzleniminiz nedir?

Ben edindiğim kanaati söylüyorum, kasım ayı, kafasındaki yeniden seçim tarihidir. Ve yine kendi düşüncemi söylüyorum. Maalesef 2015 Kasımı'ndan sonraki seçimlerin, o sathı mahalin güvenli geçeceğine inanmıyorum.

- Bunu neyi düşünerek söylüyorsunuz?

Türkiye’deki olayların tırmandırılacağını düşünüyorum.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!