GeriGündem 20 yıldır iyileşemedik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

20 yıldır iyileşemedik

20 yıldır iyileşemedik

EMDR Derneği’nin 409 depremzede ile yaptığı ‘20 Yıl Sonra: 1999 Marmara Depremi Travmanın Gücü, Ailenin Rolü, Psikolojik/Psikiyatrik Sorunlar’ araştırması, travmanın sürdüğünü gösterdi. D

epremzedelerin yüzde 17.6’sında, afetin yol açtığı sağlık sorunları devam ediyor.

YAKINLARIN KAYBI

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Derneği) Yalova, İzmit, Gölcük ve Değirmendere gibi depremin vurduğu yerlerdeki araştırmasında travma sonrası stres bozukluğu belirtilerini ölçtü. Verilere göre, araştırma grubunun yüzde 65.8’inin depremde yakınları ölmüş. Bunların yüzde 14.2’si birinci derecede yakınını (anne, baba, kardeş), yüzde 19.6’sı ikinci derece yakınını (büyükanne, büyükbaba, anne ve babanın kardeşleri ve onların çocukları) ve yüzde 32’si üçüncü derecede yakınını (komşu, arkadaş, uzak akrabalar) kaybetmiş.

Grubun yüzde 49.9’u depremden sonra maddi açıdan zor durumda kalmış. Sadece yüzde 22.7’si depremden sonra psikolojik destek almış. Yüzde 29.3’ü depremden sonra travmatik olay yaşamış. Yüzde 17.4’ü depremden yaralı kurtulmuş. Yüzde 72.1’inin yakını yaralanmış. Depremin fiziki boyutunun travmanın kalıcı olmasına katkısı bulunduğunu ancak ana faktörün aile olduğunu belirten EMDR Başkanı Klinik Psikolog Emre Konuk sonuçları şöyle yorumladı:
“Aile içi sorunlar arttığında deprem sonrası gelişen ve halen de mevcut olan tıbbi hastalıklar da artıyor. Travmalar kalıcı olduktan sonra yayılır ve önemli bir kısmı kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bu nedenle her çeşit yakın tarihli travmatik süreçleri yaşayanlara acil müdahale programlarını hızla geliştirmek gerekiyor. 99 depremini yaşayanlarla ve Suriyeli göçmenlerle yaptığımız çalışmalarda bir yılı geçen durumlarda dahi travma sonrası stres bozukluğu tanısının yüzde 60-70 boyutlarında seyredebileceğini gördük. Ailevi ve diğer koşullar bir araya geldiğinde, travma sonrası stres bozukluğuna diğer psikiyatrik sorunların eşlik ediyor. Burada ilk iki sırayı depresyon ve kaygı bozuklukları alır. Daha sonra ailede yaşanan travmatik süreçlerin ağırlığına bağlı başka psikiyatrik sorunlar gelişir.”

 

UYUMAK İÇİN SAAT 03.00’Ü BEKLEYENLER

m EMRE Konuk’un verdiği bilgiye göre, ayrıca psikolojik dayanıklılığın düşmesi (stresle baş etme kapasitesi) ve travmanın halen etkili olduğunu gösteren ışığı söndürünce uyuyamama, gece 03.00’den sonra yatma, doğal afetlerle ilgili film izleyememe gibi faktörlerin aile içi travmatik süreçlerle ilişkili olduğu saptandı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle