GeriEğitim Yeni İstanbul Milli Eğitim Müdürü: Okuma güçlüğü çeken çocuklara destek vereceğiz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni İstanbul Milli Eğitim Müdürü: Okuma güçlüğü çeken çocuklara destek vereceğiz

Yeni İstanbul Milli Eğitim Müdürü: Okuma güçlüğü çeken çocuklara destek vereceğiz

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yeni atanan Levent Yazıcı’yı göreve başladığının ertesi günü ziyaret ettim.

27 Ağustos’ta atanan ve hemen göreve başlayan Yazıcı, öğleden sonra makam koltuğuna oturur oturmaz 200’e yakın kişiyle görüştü. Gece yarısına kadar projelerini ve eylem planlarını çalışma arkadaşlarına ileten Yazıcı’nın en büyük hedefi, Tokat’ta görev yaptığında kendisini şampiyonluğa taşıyan ‘okuma-yazma öğrenemeyen’ çocuklara destek vermek. 

Rehberlik sistemini okullarda yaygınlaştırmayı ve sportif etkinlikleri arttırmayı hedefleyen Yazıcı’nın İstanbul’da ilk verdiği röportajda kentle ilgili projeleri ve velilere yönelik önerileri şöyle:



YOL HARİTAMIZ HAZIR
Göreve başladığım gün gece yarısına kadar İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki tüm birim müdürü ve yöneticisi yaklaşık 200 kişiyle görüştüm. Stratejik eylem planı hazırladık. Her hafta düzenli toplantılar yapacağız. Programı her cuma gözden geçireceğiz. Her ay düzenli olarak bütün okullarımızdaki yöneticilerimizle e-Konferans ile birlikte olacağız. Her okula ulaşmaya çalışacağım. Çünkü birlikte başarmak zorundayız. 

İlimizin en önemli sorunu eğitim arsası. Yıllara dayanan köklü bir sorun bu. Öğrencilere yürüme mesafesinde okullar sunma noktasında bir engel. Bu yapılaşma sorununu çözersek büyük bir engeli aşmış oluruz. Eğitimde kapasite ve erişimi de bu problem doğrudan ilgilendiriyor. 

TOKAT'TA OKUMA-YAZMA PROJEM ÖDÜL ALDI 
Ara sınıflarda okuma-yazma güçüğü çeken çocuklarımız var, hatta lisede olanlar bile bulunuyor. Bu çocuklar için daha önce görevli olduğum Tokat’ta çok önemli çalışmalar yapmış, ödül de kazanmıştım. 1.750 çocuğu bu şekilde kazandık. Okul terklerinin başında bu tür problemler yatıyor. Çocuk travma, öğrenme güçlüğü ya da başka nedenlerle okuma-yazma öğrenemezse ve okulda okurken eğer bu travmayı atlatamazsa ya okulu terk ediyor, ya da hayatta çok önemli sorunlarla karşılaşıyor. Sınıfa girildiğinde o çocuklarımız gözlerini kaçırıyor ya da arkadaşları tarafından dışlanabiliyor. Bu çocuklarımızı erken yaşta yakalayıp okuma-yazma öğretmeliyiz. Her öğrencinin okuma-yazma hızı ve kapasitesi neredeyse parmak izi kadar farklı. Türkçe ve sınıf öğretmenlerimizle işbirliği yaparak bu çocuklara okuma-yazma öğretmeliyiz. 

CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİN TEMELİ OKUL BAHÇELERİ

Yıllar önce okuduğum bir makalede kadın-erkek eşitsizliğinin temelinde okul bahçelerinin yattığını, erkek çocukların bahçedeki geniş alanda futbol oynarken, kızların geri kalan daha küçük alanlarda el çırpma gibi oyunlar oynamasına imkân vererek eşitsizliğin temelinin atıldığı anlatılıyordu. Bu yüzden her öğrenciye birlikte aynı sporu yapabilme, fiziksel etkinlik içinde olabilme olanağı sağlanmalı. Takım sporları olmasa bile mutlaka bir spora yönlendirilmeli. Tokat’ta birçok okula masa tenisi koyduk. 20 metrelik küçük alanlarda bile bireysel spor altyapısı oluşturmaya çalıştık. Okul bahçesine çizimlerle geleneksel çocuk oyunlarımızı oynama imkânı sağladık. Yeni nesil okulların alt giriş katlarının tavan yüksekliğini beş metreye çıkartıp zemin düzenlemesiyle spor salonu olarak kullandık.

REHBERLİK ETKİN OLACAK
Rehberliği çok önemsiyorum. Okuldaki her sorunun çözümünde rehberlik etkili. Her sınıf, şube öğretmeni aslında bir rehber öğretmendir. Okul Rehberlik Yürütme Komisyonu da önemli. Rehberlik servisi bulunmasa bile bu komisyon işlevsel olursa sorunların çözümü için de yararlı oluyor. Öğrencilerin istenmeyen davranışlarının önlenmesinde, teknolojiden daha birçok bağımlılığa kadar çok fazla konuda bu birim etkindir.

ÖĞRETMENLERLE İLETİŞİMDE OLUN
Velilere sesleniyorum; okulla ilgili sorunla karşılaşınca önce ona sebep olan kişiden mutlaka bilgi alın. Birinci elden bu bilgiyi talep edin. Pozitif etkileşim içinde olun, farklı değişkenler olabileceğine dikkat edin. Suçlayıcı bakış açısından uzak durun. Doğruyu anlamaya yönelik tutum içinde kalın. 

Okulla ilgili çocuklara pozitif mesaj verin. Öğretmenlerle ilgili olumlu mesajlar verin ki çocuklarımız okuldan daha çok yararlansın. Çözüm bulamayınca üst amirlere yapıcı olarak konuyu taşıyın. Ben de her zaman buradayım. Ama yerinde problem çözümü hem kalıcı hem de anlamlı olur. 

NEREYE ATANACAĞIMI BİLMİYORDUM
Bakanlık’ta üst düzey yöneticilerle zaman zaman biz il milli eğitim müdürlerini tanımaya çalışan görüşmelere katıldım. Bakanımız farklı bir rüzgâr estirdi, o rüzgâr eserken bizim onun dışında kalmamız mümkün değil. Onun önderliğinde çalışmaktan mutluyuz. 

Böyle devasa bir şehirde çalışmanın benim için de fırsat olacağına inandım. Yazım gelince nereye atandığımı öğrendim. 

İKİ ÜNİVERSİTE BİTİRDİ

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Yazıcı, daha sonra İnönü Üniversitesi Eğitim Bilimleri’ni bitirdi. Eğitim yönetimi alanında yüksek lisans yapan Yazıcı, yaklaşık altı yıl sınıf öğretmenliği yaptı. 

Daha sonra okul müdürlüğü, müfettişlik görevlerinde bulundu. İstanbul’da 2001-2012’de Teftiş Kurulu Başkanlığı yaparken, 2012’de Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atandı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle