GeriEğitim Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu: Sanat ciddi bir çalışma ve disiplindir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu: Sanat ciddi bir çalışma ve disiplindir

Sabahattin Özbakır, Türkiye’de eksikliği hissedilen sanat ve meslekte ihtiyaç duyulan alanlarda program hazırlayıp, yaklaşık 30 yıldır sanat eğitimi veren Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları’nın kurucusu. Türkiye’nin ilk tek 4 bölümlü özel güzel sanatlar lisesiolan Pera Güzel Sanatlar Lisesi ile sanattan yana tercihini kullanan öğrencilere yol gösteriyor. Şişli’deki anadolu lisesi ve ortaokulunun yanı sıra Kadıköy’de Sanat ve Meslek Okulu ve Kanada’da uluslararası dil okulu bulunan Özbakır ile kurduğu okulu ve sanat eğitimini konuştuk:

Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu: Sanat ciddi bir çalışma ve disiplindir

Niçin sanat alanında bir eğitim kurumu açtınız?
Konservatuvarda piyano alanında okudum, Amerika’da işletme yüksek isansı yaptım. Türkiye’ye dönünce güzel sanatlar ile ilgili çalışmalara başladım. Özel dersler veriyordum, öğrenciler yetiştiriyordum. Altından kalkamayınca piyano, solfej,
armoni dersleri vermeye başladım, sanatçı olmak isteyenlerin alt yapı hazırlığını sürdürdüm. Ayrıca profesyonel müzik hayatım vardı. İstanbul’un değişik yerlerinde orkestramla çalışmalar yaptım. Cihangir’de 1990’da üç odalı bir kurs merkezi açtım. İlk programlar müzik alanındaydı. Biraz da el sanatları eğitimi vardı. İnsanlar arzulu, istekli olunca talebi de görünce bölümleri çoğaltmaya başladık. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’na da ilk yıllarda sanat programları yazdım. 35’e yakın program yaptım. Bu programlar güzel sanatların bütün alanlarında kullanıldı.

Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu: Sanat ciddi bir çalışma ve disiplindir

Kursa ilgi olunca okul mu açtınız?
Kursa ilgi olunca daha büyük bir yere geçtik. 1990-1994 arasında kurs olarak bütün kapasitemiz doldu. Cihangir’de olduğu için AKM’den sanatçı öğretmen arkadaşlarımız tiyatro, bale konusunda bizde derslere girdi, kadrolarımız da oldukça güçlü ve iyiydi. Sanatçılardan destek aldığımız için uzun yıllardır böyle devam ediyor. 4 sene sonunda artık okullaştırma sürecine döndük. 1995 yılında Türkiye’nin özel ilk güzel sanatlar lisesini açtık. Resim ve müzikalanına daha sonra tiyatroyu ekledik müfredatını yaptık. Bir süre sonra bale ve dans programları oluştu. Sanatın dört farklı disiplinini veren ilk ve tek okuluz. Müzik, resim, tiyatro ve bale ve dans bölümlerimiz var.

Bale ve dans lise eğitimi veren tek okul musunuz?
Evet, bale ve dans sadece Türkiye’de bizde. 10 bin 549 liseden sadece bizde bu bölüm var. Bu bölümleri açmak kolay
değil. Çünkü alt yapı yok, öğretmen bulmak zor. Tiyatronun da öğretmenini yetiştiren kurum yok. Biz şanslıyız, daha önce kadrolara aldığımız öğretmenlerimizle devam ettik. Pedagojik formasyon hepsinde var. Hepsi konservatuvar çıkışlı, deneyimli, tecrübeli insanlar. Eğitimi seviyorlar. Birçok sanatçı arkadaşımız hocamız. İyi sanatçı olmak, iyi öğretmen olmak değil. Sahnede şahaneler yaratan biri öğretmenlikte çok başarılı olmayabilir. Çok iyi bir piyanist olabilirsiniz ama çocuğu yetiştiremeyebilirsiniz. Akademik süreçte iş farklı. Eğitimin bir planlaması ve akışı var.

PIYANO ÇALAN BİRİ MATEMATİĞİ HERKESTEN DAHA İYİ BİLİYORDUR
Düşünün piyano çalan insan sağ ve sol elini aynı anda kullanıyor, önündeki sağ ve sol el notalarını okuyor, yorum ekliyor. Bu çocuğun matematiği iyi olmasa bunları yapabilir mi? Bütün alanlarda matematik bilgisi şart. Bizim en büyük tespitlerimizden biri çocukların okuduğunu anlamaması. Anlamadıklarında çocuklar uzaklaşıyor. Matematik, fizik de yapamıyor.

ÇOCUKLAR SOSYALLEŞMELI
Biz, kapıdan giren çocuktan ilk olarak “Yunan mitolojisini oku, Rönesansı oku” diyoruz. Bütün filmler, oyunlar mitolojik kahramanlardan çıkıyor. Çocuğun hayal gücünün gelişmesi lazım. Velilere çocuklarını sinemaya götürmelerini, tiyatroda canlı performans göstermeleri gerektiğini söylüyoruz. Olabildiği kadar sergi gezmelerini istiyoruz. Çocuklar sosyalleşmeli. Çocuğumuzu sosyalleştirir geliştirirsek matematiği de buna bağlı gelişir. Matematik harflerle yazılarla olmaz. Bilgiyi aktarmadığınız, kültürü veremediğiniz sürece çocuk matematiği anlamıyor. Veliler çocukları özgür bıraksın. Sorumluluğu kendileri almasın. Çocuğa sorumluluk vermeli ve güven aşılamalılar. Fikirlerine saygı göstermeliyiz ancak yol göstermeyi de ihmal etmememiz lazım.

GÜZEL SANATLARDA ÇOCUĞUN İSTEĞİNE BAKILIR
Güzel sanatlar alanında istek olmazsa bir çocuğun yapabileceği bir eğitim değil. Temel prensip öğrencinin istekli olması.
Çocuğun sanatın ciddi bir disiplin olduğu ve çok çalışması gerektiğini bilmesi lazım. İsteği olmayan tembel öğrencinin yapacağı bir şey değil bu okul. İstediği alanla ilgili çalışması gerektiğini çocuk bilmeli. Zaten istek ve çalışma olunca işin yüzde 80’ini halletmiş oluyor. Üstüne de yeteneğini koyarsa başarılı oluyor. Bilgi olmadan başarı elde edilmez. Okulumuza öğrenci alırken sınayacağımız bir şey yok. Mülakat yapıyoruz, çocuğun ana fikrini anlamaya çalışıyoruz. İki bölüm seçtiriyoruz. Tek başına bir alanda eğitmiyoruz. Tiyatrocu müzik bilmiyorsa şarkı söylemiyorsa yaptığı işte eksik olur. Resimci müzik de yapabilir, bale de. Sanat alanında disiplinler arası ilişki çok önemli onun için Sanat perspektifi çok kaçışlı ve geniş anlatımı üç boyutludur.

ÖDEVİMİZ FILM, TİYATRO İZLEYİP, SERGİ GEZMEK
İngilizce ve İtalyanca derslerimiz var. Yabancı dil haftada 14 saat. Kültür derslerinde Türkçe, matematik alanında eğitim veriyoruz. Yabancı dilde iddialıyız. Eve ödev vermiyoruz ama “Git sinema, tiyatro izle, galeri gez, kitap oku” diyoruz. Zaten sosyal, kültürel olarak geliştirmezseniz çocuğu matematik de fizik kimya da yapamaz, yaptığından da bir şey anlamaz ezberci olur. Günümüzde çocukların sosyal taraflarında çok büyük eksikler var. Sosyal olması için çocuğun gerçekten çok kitap okuması ve doğru bilgi lazım. Matematik sorularının yapılamamasının temel nedenlerinden biri çocukların soruyu anlamamasıdır, yani kitap okumamasıdır, işte işin formülü bu. Kitap okuyan bir öğrenci okuduğunu anlıyorsa ve yorumluyorsa ondan başarı bekleyin.

DİNLEMEYİ BEİLMEYEN SANATÇI OLAMAZ
Veliler çocuklarına çok ama çok kitap okutsun. Güzel sanatlar o kadar zor bir alan ki! Bir piyanist ancak 15 yılda yetişir, olgunlaşma seviyesine ulaşır. Tıpta 12 yıl okuyunca uzman olunuyor. İki nota bildi, tuşa bastı diye piyanist olunmaz. Çalışmak, çok çalışmak gerekiyor. Çalışma yapmayan biri başarılı olmaz, sanatçı hiç olmaz. Sanatı ciddi bir çalışma ve disiplin olarak görmek lazım. Dinlemeyi, anlamayı, yorumlamayı, okumayı bilmeyen sanatçı olamaz. Bunlar varsa disiplin var disiplin varsa başarı vardır.

BİZİM OKULA ÇOCUKLAR AİLELERİ ELİNDEN TUTUP GETİRİYOR
Bizi öncelikle çocuklar keşfediyor. Ailelerini ellerinden tutup getiriyorlar. Çocuk animasyon yapmak istiyorsa aile bunu anlamıyor, bize soruyor. Oysa bilse ki oyun ticaretinin kurumsal yapıların hatta televizyona çıkan herhangi bir reklamın da içinde animasyon var, o zaman olaya farklı bakacak. Biz tasarımsal çocuk yetiştirmeyi bilmiyoruz. Yani bir ürün çıkaracak bilgiye sahip olacak nesil yetiştirmiyoruz. Marka olmak için bir tasarım olmalı. Ama tasarımcı yok, yetişmiyor, öyle okullar da yok.

Kimdir?
Sabahattin Özbakır, 1954’te İstanbul’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Tarhan Koleji’nde tamamladı. Aynı tarihlerde Çemberlitaş Belediye Konservatuvarı’na devam etti. Lisansını İstanbul Teknik Üniversitesi Temel Bilimlerde yaptı. Amerika’da işletme yüksek lisansını tamamladı. Profesyonel olarak 20 yıl piyano sanatçısı olarak çalıştıktan sonra 1990’da güzel sanatlarla ilgili sanat kursunu açtı. 1995’te özel güzel sanatlar lisesini kurdu. 2015’te güzel sanatlar ortaokulunu açtı. 1990’da Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’na sanat alanında 35’in üzerinde müfredat programı hazırladı. 1995’ten itibaren eğiticinin eğitimi adlı eğitim seminerlerini başlatarak sanat öğretmenlerine rehberlik etti. 2000’de Güzel Sanatlar Lisesine bağlı ilk resim galerisini açtı. 2001’de Tiyatro Pera’yı kurdu. Türkiye’de ilk defa uluslararası Pera PİYANO festivalini başlattı. 2005’ten itibaren müzik, perküsyon, flamenco dans, masal ve korolar festivallerini hayata geçirdi. 2008’de Kanada Vancouver’da Pera College dil ve sanat okulunu açtı. Sabahattin Özbakır halen Pera Eğitim Kurumları’nda eğitim danışmanlığı, veli ve öğrenci rehberlik ve kariyer planlaması, öğretmen eğitimi, yurtdışı tanıtım faaliyetleri gibi birçok çalışmayı Pera Güzel Sanatlar’ın Şişli’deki kampüsünde devam ettiriyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle