GeriEğitim 'Müfredatta devrim yapamadık'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Müfredatta devrim yapamadık'

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanı Alpaslan Durmuş, müfredatla ilgili “Şu anda bazı şeylerde devrim yapamadığımızı kabul etmek lazım. Müfredatta yüzde 20 ile yüzde 60 arasında sadeleştirme var” dedi. Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Durmuş, özetle şunları söyledi:

'Müfredatta devrim yapamadık'

ATATÜRK, EVRİM VE CİHAT...
“TEMMUZDA açıkladığımız programda temel bir değişiklik yok. Redaksiyon, tashih ve ders konularında kaydırmalar yaptık. Üç konunun sürekli ısıtılıp önüme gelmesinden sıkıldım; Atatürk, evrim ve cihat. Cihat, dini argümanların kullanılarak, dini bakış açısının sömürülmesinden hareketle insanların yoldan çıkarılması söz konusu. Eğitim aynı zamanda yanlış kavramsallaştırmaları düzeltir. Cihatın müfredata alınma sebebi budur. Kuran’da da çok sayıda ayette geçen bir kavram. Dolayısıyla olması kadar doğal bir şey yok.

ARKADAŞLARIMI UYARDIM
Atatürk ile ilgili, parmak hesabı yapılması anlamsız. Gazi Mustafa Kemal, Sarı Paşa gibi tabirlerin kullanılmasını da doğru görüyorum. Ancak parmak hesabı yapılacağını bildiğim için arkadaşlarımı özellikle uyardım.

Evrim bizimle birlikte yeniden dirildi. Evrimi değil, hayatın başlangıcı ve doğa tarihi bölümünü üniversiteye bıraktık.

6. sınıf erken; bir takım şeyleri anlatmak zorlandığımız bir yer olduğunu gördük. 9’un programının yoğun olduğundan güme gidecekti. 11. sınıfta, yaş, anlama düzeyi olarak karşılaşma ihtimali olarak daha şey. Delikanlılık çağı için uyaran bir mekanizma olması gereken yer olarak gördük.

Sade bir programa ulaşma emelimiz var. Buna ulaşamadık, kısa vadede de ulaşamayız. ‘Trigonometriyi üniversitede mühendislik bölümünde öğrensin’ diyemiyoruz şu anda. Yakın çağ, orta çağ, yeni çağ, modern çağ, aydınlanma çağı tabirlerini Avrupa merkezli olduğu için değiştirdik; ‘Kadim çağlar’ dedik. Millet isyan etti. Şimdiki programa tarih aralıklarıyla koyduk. Akademiye uyum sağlayamadığı için geri adım atık.

BUNLAR FIRÇA DARBESİ
Birtakım devrimler o kadar kolay devrimler değil. Şu anda bazı şeylerde devrim yapamadığımızı kabul etmek lazım. Müfredatta yüzde 20-60 arasında sadeleştirme var ama daha köklü, yapısal şeyler için var olandan farklı düşünebilmemiz lazım. Şu anda var olandan farklı düşünebilir durumda değiliz.
Türkiye’de eğitim sistemi değişmedi. Bunların hepsi fırça darbeleri aslında. Öznenin yerini değiştiriyorsan sistem değişikliğidir. Eğitim sistemimizin hiçbir tarafında sistemsel değişiklik yapmış değiliz. Türk eğitim sisteminin felsefe sorunu var. Felsefemiz yok. Cebimden davranışçılık mendili sarkıyor, şuradan oluşturmacılık çıkıyor, bazı yerlerde pozitivizm var. Yamalı bohça gibi bir durumdayız. Durup soluklanıp sistem üzerine düşünmemiz lazım. Düşünecek durumda değiliz. 18 milyon öğrenci, 65 bin eğitim kurumu varken ‘hele durun bir düşünelim’ diyemiyorsunuz.

ENDONEZCE VE ÇİNCE
Ülke ekonomisi açısından dil çok önemli. Korece ve Farsça Bakanlar Kurulu’ndan geçti. Malayca ve Urduca üzerinde çalışılıyor. Bunların peşinden Endonezce ve Çince üzerinde de çalışma olacak. Burada pragmatik bir bakışımız var.” 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle