GeriEğitim Modern zorbalık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Modern zorbalık

OECD’nin PISA 2015 kapsamında Nisan 2017’de yayınladığı üçüncü raporu olan ‘Öğrenci Refahı’na göre Türkiye’de “bir ayda birkaç kez herhangi bir zorbalığa maruz kaldığını” söyleyen öğrenci oranı yüzde 18.6. Türkiye bu oranla OECD’nin 18.7’lik ortalamasının altında. Letonya yüzde 30.6 ile en çok zorbalığın yaşandığı ülke olurken, Yeni Zelanda, Çek Cumhuriyeti, Avustralya ve İngiltere’de de bu oran yüzde 20’nin üzerinde. Amerika’da 4-8’inci sınıf öğrencilerin yüzde 90’ı zorbalık gördüğünü söylüyor, yüzde 10’u bu nedenle okulu bırakıyor.

Modern zorbalık

Türkiye’de her ne kadar bu oran düşük gibi görünse de uzmanlara göre daha fazla. Psikolog Nilüfer Devecigil uzun süredir okullarda özellikle sınıf ve rehber öğretmenleriyle zorbalık üzerine çalışıyor. Okula gitmek istemeyen, ruh hali değişen, kaygılanan çocukların zorbalık mağduru olabileceği konusunda da aileleri uyarıyor. Devecigil ile akran zorbalığını konuştuk:

Bir davranışın zorbalık olabilmesi için içinde can acıtma arzusu, güç dengesizliği, yani fail ile kurbanın olması, sürekli yapılması gerekiyor. Zorbada gözlü görülür haz yaşama, kurbanda da zulüm gördüğü duygusu oluşur. Günümüzde en fazla görülen de modern, yani siber zorbalık. Çünkü telefonu elinden düşmeyen gençler 7 gün 24 saat ya mağdur ediliyor ya da zorbalık gösteriyor. O yüzden siber zorbalığın psikolojik etkisi daha fazla. Zorbalar yüz yüze yapamayacağını yapıyor, gerçek olmayan profil de yaratabiliyor. 4 ergenden 3’ünün cep telefonuna sahip olduğu düşünülürse iletişimle zorbalığın boyutlarını çok daha fazla olabiliyor. Amerika’da yapılan araştırmada 3 ergenden biri ve 6 çocuktan biri sanal dünyada kötü, korkutucu ve utandırıcı şeylerle karşılaşıyor.

YEMEK YEMİYOR, RUH HALİ DEĞİŞİYORSA AMAN DİKKAT!
Aileler çocuğun zorbalığa uğradığına yönelik ilk sinyalleri şöyle anlayabilirler: Çocukta büyük kaygı, yemek yememe, uyumama, eğlendiği şeylerden zevk almama, ruh hali değişkenliği, kaçınma, okula gitme isteğinin olmaması. En önemli etkenlerden biri de okul performansındaki değişim, devamsızlık, kronik hastalıklar, sosyalleşmeden korkma, depresyon hatta intihar eğilimi olabilir.

KURBANLARIN AİLELERİ AŞIRI KORUYUCU
Zorbalar genelde cesur diye arkadaşları tarafından sevilen, sosyal görünen, gerçek olmayacak kadar kendine güvenen, başkalarını ezen, dürtü kontrolü ve hayal kırıklığına toleransı az, başkalarını kontrol etme ihtiyacı olan, sigara ve içki kullanan karakterler oluyor. Zorbanın ailesi de az duygusal destek veren, çocuğunun ne yaptığını izlemeyen ve onların hayatında pek de yer bulamayan, disiplin anlayışı ya çok sert ya da hiç olmayanlardan oluşuyor.

Zorbanın karşısında kurbanların aileleri fazla koruyucu olurken onların özellikleri ise şöyle: Kendine güvenmeyen, özgüven eksikliği olan, kaybetmeye ya da çatışmaya karşı olumsuz reaksiyon gösteren, kendini koruyamayan, gerçeklerle yüzleşemeyen, sosyal becerisi az.

Erkekler kızlardan daha fazla agresif, hem erkeklere hem de kızlara karşı zorbalık gösterebiliyor. Kız zorbaları fark etmek genellikle zor, ama grup olarak dolaşıyorlar. Kız kurbanlar dedikodu ya da cinsel yorumlara maruz kalabiliyor. Çocukken zorbalık gösteren yetişkinlerde depresyon ve özgüven eksikliği fazla.

Modern zorbalık

ZORBALIK YÖNETMELİĞİ ŞART!
Bazı araştırmalar okullarda, teneffüslerde, öğretmen olmayan ortamlarda ya da okulun görmezden geldiği durumlarda zorbalığın fazla olduğunu gösteriyor. Yönetmelik ya da kural varsa, farkındalık oluşmuşsa, ebeveyn-okul katılımı yüksekse, okul sorunu ciddiye alırsa zorbalık yüzde 50 azalıyor. Okullarda mutlaka “Bu okulda zorbalığa tolerans gösterilmez” gibi bir yönetmelik hazırlamalı, afişlerle bilgilendirmeli. Bu konuda okulun politikası olması çok değerli.

Çocuklara “Biri sana zorbalık yapıyorsa büyükten, sınıf öğretmeninden yardım iste” demeyi öğretmeli, bunun da şikâyet olmadığını anlatmalı. Öğretmenlerin de “Yapmayın çocuklar” demek yerine rehberlikle bu konuyu çalışması lazım.

AİLELER ÇOCUKLARIYLA ZAMAN GEÇİRMELİ
Ailelerin çocuklarıyla zaman geçirmesi mutlaka çok değerli. Akşam 3-5 saat oturması şart değil, 10-15 dakika içinde bir arada olmak da önemli. Çünkü bu kısa zaman dilimi bile çocuğun aileye gününün nasıl geçtiğini anlatması, paylaşması açısından değerli. Birlikte olunan zamanlarda çocuktaki zorbalığa uğradığına dair sinyaller alınabilir. Çocuğun aileden bir şeyi saklayıp saklamadığını iyice araştırmalı. Çocuğunun zorbalığa uğradığına yönelik sinyali aldığı anda dedektif gibi bunu araştırmalı, okulla işbirliğine gitmeli.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle