GeriEğitim Gençler sosyal medyada günde en az 3 saat geçiriyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gençler sosyal medyada günde en az 3 saat geçiriyor

Gençler sosyal medyada günde en az 3 saat geçiriyor

Gençlik ve Spor Bakanlığının desteğiyle, 15-29 yaş arası gençlerin sosyal medyayla ilgili tutum ve davranışlarını anlamaya yönelik 2 bin 57 kişiyle online gerçekleştirilen "Sosyal Medya ve Gençlik" araştırmasının sonuçları açıklandı. Buna göre, gençlerin yüzde 86'sı sosyal paylaşım sitelerine günde en az bir kez girerken, her 3 gençten biri de en az 3 saatini sosyal medyada geçiriyor. Erkekler en çok spor ve teknoloji, kadınlar ise alışveriş ve moda konularında paylaşımda bulunuyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığının desteğiyle, 26 ilde 2 bin 57 kişiyle online yapılan "Sosyal Medya ve Gençlik" araştırmasında, her 3 gençten birinin günde en az 3 saatini sosyal medyada geçirdiği belirlendi.

Bakanlığın desteği ve Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Eraslan'ın koordinasyonunda "Sosyal Medya ve Gençlik" araştırması yapıldı.

15-29 yaş arası gençlerin sosyal medyayla ilgili tutum ve davranışlarını anlamak amacıyla, 26 ilde toplam 2 bin 57 kişiyle online gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları açıklandı.

Buna göre, internete giren gençlerin çok büyük bir kesiminin, sosyal medya kullanıcısı olduğu ortaya çıktı. Gençlerin yanı sıra ebeveynlerin sosyal medyayla ilişkili olduğu tespit edildi. Gençlerin yüzde 40'ının annesi, yüzde 47'sinin de babası sosyal medya kullanıyor.

Gençler sosyal medyaya en çok evlerindeki dizüstü bilgisayardan bağlanıyor.
 
Akıllı telefonla sosyal medyayı takip ediyorlar

Araştırmaya göre, akıllı telefon kullanımı gençler arasında yükselişte bulunuyor. Her iki gençten biri akıllı telefon üzerinden sosyal medyayı kullanıyor. Sosyal medyayı iş yerindeki bilgisayardan kullananlar ise daha çok 25-29 yaşları arasındakiler.

İnternet kafelerde sosyal medya kullanımının ise daha çok genç erkeklerde olduğu görülüyor. İstanbul'da evde dizüstü bilgisayar, akıllı telefon ve iş yerindeki bilgisayardan, Ege'de evde dizüstü bilgisayardan, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde internet kafelerden sosyal medyaya ulaşımın Türkiye ortalamasının üstünde olduğu görülüyor.

Gençlerin kullanım sıklıkları, süreleri ve zamanları, sosyal medyayla yakın ilişki içinde olduklarının ipuçlarını taşıyor. Gençlerin yüzde 86'sı sosyal medyaya günde en az bir kez, yüzde 72'si ise her gün birkaç kez bağlanıyor. Her 3 gençten biri sosyal medyada günde en az 3 saat geçiriyor.
 
En çok Facebook kullanılıyor

15-29 yaş grubunun en çok kullandığı sosyal medya mecrası ise yüzde 89 ile Facebook oldu. Bunu Youtube ve Instagram gibi görsel paylaşım siteleri takip ediyor.

Twitter da popüler bir mecra olarak sosyal medyada yerini alıyor. Çalışmaya katılan 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 45'i bu siteyi kullanıyor. Öğrencilerin yüzde 56'sı, çalışanların yüzde 47'si, yükseköğretim mezunlarının yüzde 49'u buradan paylaşımda bulunuyor.

Yüzde 57 ile Ege, yüzde 52 ile İstanbul'da, Türkiye ortalamasına kıyasla Twitter daha fazla kullanılırken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ise bu oran yüzde 33'te kalıyor.

Sosyal medyada bu mecraları sırasıyla, sözlükler, wiki'ler, bloglar, interaktif online oyunlar, lokasyon paylaşımları, profesyonel iş ağları ve sanal yaşam alanları izliyor.
 
Takipte ünlüleri tercih ediyorlar

Gençlerin yüzde 76'sı takip edecekleri kişilere, profillerini inceleyerek karar veriyor. Gençler, sadece kendileriyle benzer düşüncelere sahip kişileri değil, farklı düşünceleri bulunanları da takip ediyor.

Yaş ilerledikçe, takip edilecek kişinin arkadaş olması kriteri daha önem kazanıyor. Takip edilecek kişinin ünlü olması kararda etkili unsurlardan biri olarak görülürken, bu kriter 15-24 yaş grubundaki gençler ve öğrencilerin yarısının üzerinde etkili oluyor.

Gençlerin yarısı sosyal medyada tartışmaya en az bir kez girerken, 15-17 yaş grubu, erkekler, öğrenciler ve bekarlarda bu oran daha yüksek kalıyor.

Gençler sosyal medyayı en çok eğlence, bilgi alma ve sağlama amacıyla kullanıyor. Sosyal medyanın gençler açısından sadece eğlence değil, aynı zamanda geleneksel medyanın alternatifi olduğu görülüyor. Sosyal medya, serbest zaman geçirme, iletişim kurma, gündemi takip etme, gündem yaratma ve eğitim-öğretim-araştırma anlamına geliyor.

Sosyal medyada gençlerin en çok yorum yaptığı ilk 3 konu, günlük olay ve durumlar, müzik-film-TV-diziler ile toplumsal konu ve olaylar oluyor.

Erkeklerde ilk iki sırayı yüzde 47 ile spor ve yüzde 46 ile teknoloji alırken, kadınlar yüzde 51 ile moda ve alışverişle ilgili konularda paylaşımda bulunuyor.
 
Sosyal medyada kendilerini daha özgür hissetmek istiyorlar

Toplumsal konu ve olaylar, politika, günlük olay ve durumlar, kültür sanat etkinlikleri, yeme-içme mekanları, moda ve alışveriş ile beslenme yaş ilerledikçe, spor ise en çok 15-17 yaş grubunda konuşuluyor.

Evli gençler toplumsal konu ve olaylar, moda, alışveriş, din ve beslenme, bekarlar ise sosyal medyada müzik-film-TV-dizi yorumları, teknoloji, kültür sanat etkinlikleri ve spor konularında daha aktif.

İstanbul'da toplumsal konu ve olaylar ile yeme-içme mekanları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ise din konusu ülke ortalamasına göre gençler tarafından daha fazla konuşuluyor.

Gençlerin sosyal medyada etik bulmadıkları unsurların başında yüzde 41'le "kötü söz, hakaret veya küfür içeren mesajlar yazma" geliyor.

"Ses veya video kayıtlarının izinsiz paylaşılması" ise gençler açısından sosyal medyada etik bulunmayan unsurlar arasında en sonda yer alıyor.

Kayıtların izinsiz paylaşılmaması gerektiği düşüncesinin gençlerde öne çıkan bir görüş olmadığı, bunun da gençlerin sosyal medyada kendilerini daha özgür hissetme isteklerini doğruladığı görülüyor.

 "Yüz yüze iletişim kurmaları için olanaklar tartışılmalı"

Doç. Dr. Eraslan, gençlerin uzun süre sosyal medyada zaman geçirmelerinin, yüz yüze iletişim ve etkileşim becerilerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

En az sosyal medyada geçirdikleri zaman kadar yüz yüze iletişim kurmaları için hem okullar hem de sosyal çevrede olanakların tartışılması gerektiğini ifade eden Eraslan, gençlik kategorilerine göre sosyal medya kullanımı araştırmaları yapılarak daha spesifik sonuçların elde edilebileceğini bildirdi.

Ortaöğretim ders programlarına "sosyal medya" adlı bir dersin seçmeli eklenebileceğini belirten Eraslan, ilköğretim okullarında ise seçmeli verilen "medya okur-yazarlığı" ders içeriklerinde, sosyal medyanın etkili kullanımı, gerçek yaşama etkisi, sosyal medya ve etik gibi konuların bulunması gerektiğini kaydetti.