GeriEğitim Çocuklar enerjik ve genç tutuyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuklar enerjik ve genç tutuyor

1972’de Ortaköy’deki Otelcilik ve Turizm Meslek lisesi ile eğitim yolculuğuna başlayan Bilfen Okulları bugün 18 lise, 19 ilkokul, 18 ortaokul ve 33 anaokulu olmak üzere Türkiye’nin 8 büyük ilinde toplam 88 okulu ile büyük bir eğitim zincirine dönüştü. Bu büyümeye baştan itibaren katkısı olanlardan biri de Bilfen İlköğretim Kurumları Koordinatörü Nurşen Kayatürk.

Çocuklar enerjik ve genç tutuyor

Kayatürk, “Her gün okula büyük bir heyecan ve tutku ile geliyorum, çocuklarla çalışmak insanı enerjik ve genç tutuyor. Çocuklarımızın enerjisi muhteşem, onların enerjisi size geçiyor” diyor. Bilfen Okulları İlköğretimler Koordinatörü Nurşen Kayatürk ile eğitimi konuştuk:

Çocuklar enerjik ve genç tutuyor- Sizin eğitim yolculuğunuz nasıl başladı?
Bilfen’de öğretmen olarak göreve başladım. Bu yıl Bilfen’de 30. yılım. En büyük şansım göreve Osman Öztürk gibi vizyonel bir kurucunun yanında başlamaktı. Osman Bey’in eğitime bakışı çok değerli ben de kendisinden aldığım bu değerleri genç arkadaşlarımıza aktarıyorum. Osman Bey’in “Eğitim ciddi bir iştir, bilmekten öte ona gönül vermek gerekir” sözü Bilfen’in mottosu olmuştur. Gerçekten de eğitim gönülden yapıldığında başarıya ulaşıyorsunuz.

- Sürekli bir yenilik araştırma peşindesiniz. Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi derler ben ikisini de çok severim. 30 yıllık meslek hayatımın 28 yılını yöneticilikle geçirdim. Gençliğimde Fenerbahçe’de basketbol oynamıştım. Tam bir sporcu disiplini ile çalışırım. Çalışma hayatını çok seviyorum. Zaman zaman okulu kendi okulum sanıyorum. Araştırırım, incelerim yeni şeyler öğrenmek bana her zaman heyecan verir. Sıklıkla dünyada gelişmiş ülkelerin “en iyi okullarına” gidip sistemlerini inceleriz.

Dünya değişiyor, çocuklar da değişiyor ve ortaya yeni ihtiyaçlar çıkıyor. Bu ihtiyaçları iyi analiz ederek hızla dönüşmek lazım. Biz var olan klasik eğitimimizi korurken çağın ihtiyacı olan yeni uygulamaları da sistemimize hızla entegre ediyoruz. Hem yurt içinde hem yurtdışında seçkin üniversitelerle çalışıyoruz. Örneğin İngilizce programımız için 3-4 yıldır Boğaziçi Üniversitesi ile çalışırken iki yıldır da Connecticut Üniversitesinden Joe Ranzulli ile öğrencilerimizin güçlü yönlerini belirleyerek yaratıcılıklarını geliştirmek için çok özel bir çalışma yapıyoruz. Bizim meslekte “Ben oldum” denmez, hayat boyu yeni şeyler öğrenmeye açık olmak lazım.

- Kadın ağırlıklı çalışıyorsunuz, kadınlarla çalışmak zor mu?
Eğitim içinde kadınlarla çalışmak daha kolay. Biz çocuklarla çalışıyoruz. Kadınların sorumluluk duygularının yüksek oluşu okul ortamında işlerin daha doğru ilerlemesini sağlıyor. Çocuklara anne şefkati ile yaklaşıyorlar. Daha sorun olmadan önsezileri ile hissedip sorunu bertaraf ederler. Aynı dili konuşuyoruz.

Etik zekâları ve duygusal değerleri yüksek. Ekip çalışmasına önem veriyorlar, kuruma bağlılıkları ve aidiyet duyguları daha fazla. Ancak kurumlarımızda çok titiz çalışan, başarılı erkek yöneticilerimiz de

Çocuklar enerjik ve genç tutuyor

VELİLER, ÇOCUKLARINI İYİ TANI YARAK ONA EN UYGUN OKULU BULMALI
Özel okulculuk giderek büyüdü. Artık her bütçede ve her tür velinin ihtiyacına göre özel okul var. Bazı veliler ödevsiz okul ararken bazıları ise daha düzenli, disiplinli okul arıyorlar. Bazı veliler için başarı önemli bir kriterken diğerleri esnek bir programı tercih ediyorlar. Burada önemli olan çocuğu iyi tanımak ve onun niteliğine göre en doğru okula yönlendirmektir.

AHTAPOT ANNE GRUBU EN ZOR OLANI!
BAZI anneler çok korumacı. Çocukların üzerinde büyük baskı kuruyorlar ve çocuğun kendini gerçekleştirmesine izin vermiyorlar. Çocukları kendilerine bağlı değil, bağımlı hâle geliyor. En çok zorlandığımız veli grubu “ahtapot anneler”. Bu öğrencilerimizin öz güvenlerini geliştirirken zorlanıyoruz. Okullarımızda öğrencilerimize öncelikle vermek istediğimiz sorumluluk duygusu ve öz güven. Başarı zaten arkasından geliyor.

GİTTİĞİMİZ HER İLE 15-20 YÖNETİCİMİZİ TAŞIYORUZ
BİLFEN bir İstanbul markasıdır. İstanbul’dan sonra başta başkentimiz olmak üzere yedi ayrı ile daha okul açtık. Okul açtığımız tüm illere kendi kadromuzla gittik. İstanbul, Ankara, Kayseri, İzmir, Bursa, Antalya, İskenderun’dan sonra bu yıl da Gaziantep’e 20’ye yakın aile taşıdık. TTK onaylı kendimize özgü programları en çok kendi yönetici kadromuzla uygulayabiliriz. Tabii il dışında açılan yeni okullarımıza merkezden yönetici ve öğretmen atayabilmek için merkezde fazla kadro ile çalışıp merkezi güçlü tutmak zorundayız. Önümüzdeki öğretim yılında Maslak’ta okul açıyoruz ve Maslak’ın kadrosu neredeyse hazır.

YÖNETİCİ ÇALIŞKAN OLMALI!
İYİ bir yöneticinin başarılı olması için mutlaka çok çalışması gerekiyor. Yenilikçi, yaratıcı ve takım çalışmasına uygun olmalı. Çağımızda en önemli değer enerji, Yönetici; çok güçlü bir enerji ve sinerji yaratan, direktif veren değil, gücünü ekip arkadaşlarıyla paylaşan, tutkuyla çalışan ve ekibine bu tutkuyu aşılayan kişi olmalı.

İyi öğretmen çocuğun güçlü yanını bulup parlatandır
BAKANIMIZ Ziya Selçuk der ki; “Öğrenciler öğretmenden öğrendiği kadar, öğretmen için öğrenir.” Bu söz beni çok etkiler, öğretmenler her şeyden önce öğrencisini ve mesleğini sevmeli ve değer vermeli. Bu iş sevgi ile başlar, gerisi kolay. Bir sonraki adım ise öğrencisini çok iyi tanımalı, onun içindeki yıldız ve güçlü yönü bulup parlatmalı.

DÜZENLİ ÇALIŞAN BAŞARIR
Başarının en önemli şartı düzenli çalışmaktır. Planlı ve düzenli çalışmak her şey demektir. Aziz Sancar’ın çok sevdiğim bir sözü var; “Zekâya hiçbir zaman inanamadım, başarının tek sırrı çok çalışmaktır” der. Ben de çalışmanın gücüne çok inanarak öğretmen ve öğrencilerime bu sözü hatırlatıyorum.

TEK HAYALİM BİLFEN’İN BİR DÜNYA MARKASI OLDUĞUNU GÖRMEK
Bilfen’in kendine özgü başarılı bir modeli var. Bu başarının dünyaya açılması lazım. En büyük hayalim yurt dışında bir okul açıp Bilfen’i dünya markası olarak görmek. Umarım buna fırsatımız olur.

İŞ HAYATIMDA VAZGEÇEMEDİKLERİM
- Huzurlu ve neşeli bir çalışma ortamı olmazsa olmazımdır.
- Okullarımızın akademik ve sosyal alandaki başarılarını daha yukarı çıkarmak için yapılan tüm çalışmalara bizzat katılırım.
- Bir de müzik, odamda sürekli klasik müzik çalar. Aslında tüm lobilerimizde klasik müzik çalar. Güzel bir müzik, çocuk sesleri ile buluşunca harika bir harmoni oluşur.

KİMDİR?
Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu, 30 yıldır Bilfen Eğitim Kurumlarında çalışıyor. Öğretmen olarak başladığı meslek hayatında birinci yıl müdür yardımcısı, ikinci yıl okul müdürü olduktan sonra bugün ise görevine Bilfen Okulları İlköğretimler Koordinatörü olarak devam ediyor. 30 yıl önce 250 öğrenci ve 1 ilkokul ile devraldığı Bilfen İlköğretim Okullarını bugün güçlü ekibiyle birlikte 19 ilkokul, 18 ortaokul ve 14.500 öğrencilik bir marka hâline getirdi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle