GeriEğitim Çocuğum ‘üstün yetenekli’ olabilir mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuğum ‘üstün yetenekli’ olabilir mi

Çocuğunuzun üstün yetenekli olduğunu nasıl anlarsınız? Eğitimleri nasıl olmalı? İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Özel Yetenekliler Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Serap Emir, bu soruları yanıtladı. Doç. Dr. Emir, “Üstün yetenekli çocuklar toplumun yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturan özel bir grup ve özel gereksinimleri var. Bir çocuğun üstün yetenekli kabul edilmesi için tarama şart” diyor.

Çocuğum ‘üstün yetenekli’ olabilir mi

Kendi akranlarından ziyade daha büyük yaşta olanlarla vakit geçiriyor, okumayı kendi kendine erken yaşta söküyor, dili erken öğreniyorsa, çocuğunuz üstün yetenekli olabilir. Tabii bunlar sadece bir işaret niteliğinde. Bir çocuğun üstün yetenekli olarak ilan edilmesi için tarama ve tanıma çalışmaları şart. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Peki, üstün yetenekli çocuk ne demek? Çocuğunuzun üstün yetenekli olduğunu nasıl anlarsınız? Eğitimleri nasıl olmalı? İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Özel Yetenekliler Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Serap Emir, bu soruları yanıtladı:

DİLİ ERKEN ÖĞRENME
“Üstün yetenekli çocuk, belirli bir alanda yaşıtlarının ötesinde performans gösteren ve standart testlerle, uzmanlar tarafından tanı konulabilen çocuk demek. Bu; zekâ, yaratıcılık, eleştirel düşünme gibi bilişsel alanlarda gözlemlenebildiği gibi bedensel veya sanatsal yetenek alanlarında da görülebilir. Bu çocuklar yüksek akademik başarı, keşfetme, yaratıcılık, liderlik yeteneği, bireysel ve bireylerarası ilişkilerde başarı, görsel ve performansa dayalı sanat dallarındaki yetenek olmak üzere birçok alanda başarı gösteriyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çocukların üstün yetenekli olma durumlarını haber veren işaretler bulunabilir.  Fiziksel ve duygusal duyarlılık katsayılarının yüksekliği, uyku düzenleri, dili erken öğrenme, okumayı kendi kendine küçük yaşta sökme, akıl yürütme ve muhakeme yeteneklerinin yüksek olması, akranlarından ziyade daha büyük olanlarla vakit geçirmek istemesi gibi sebepler çocukların üstün yetenekli olma potansiyeline işaret edebilir ama bunlar sadece bir işaret niteliğinde, daha yakından tarama ve tanıma çalışmaları yapılmalı.

Çocuğum ‘üstün yetenekli’ olabilir mi

OKULDA SIKILIYORLAR
Bilişsel gelişim açısından hızlı oldukları için normal gelişen öğrencilere hazırlanan eğitim programları, üstün yeteneklilerin öğrenme ihtiyacını karşılamıyor. Hızlı öğrendikleri için okulda sıkılıyorlar, ilgilerini kaybediyorlar. Yetenekli bireyler daha hızlı öğrenme, sorgulama, ve belirli bir konuya daha uzun süre konsantre olma gibi özellikleriyle akranlarına göre üstünlük gösteriyor. Bu nedenle uygulanacak öğretim programı onların özelliklerine göre ve eğitim gereksinmelerini karşılayacak şekilde olmalı. Farklılaştırılmış veya bireyselleştirilmiş eğitim çocuğun zihinsel, kültürel ve çevresel faktörlerinin göz önüne alınarak kendisini gerçekleştirebilmesi için optimal eğitim-öğretim ortamının sağlanmasıdır. Normal eğitim ortamı kronolojik yaşa uygun olan gelişimsel özellikler hedef alınarak hazırlanıyor. Üstün yeteneklilerin potansiyellerini bu tip eğitim ortamlarında gerçekleştirmeleri oldukça zor. Bu nedenle ilgilerini canlı tutacak, gelişimlerini destekleyecek ve kendi hızlarında ilerlemelerine fırsat sağlayacak bir eğitim ortamı sağlanması gerekiyor.”

NEREDEN EĞİTİM ALABİLİRLER
- Üstün yetenekliler için konuştuğumuz konular çocuğun kendi okul ortamında üzerinde durulması gerekenler. Bu açıdan baktığımızda devlet okulu olarak fen liseleri ile yeni uygulamaya konulan Araştırma Geliştirme Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde örgün eğitim yapılıyor. Özel okul bünyesinde birçok yerde de çalışma var. BİLSEM’lerde, ilk ve ortaöğretime devam eden, üstün yetenekli olduğu uzmanlar tarafından onaylananlara, okullarını aksatmayacak şekilde yeteneklerinin bilincinde olmaları ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmaları için destek eğitimi veriliyor.

‘SINIFTA DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI GELİŞTİREBİLİRLER’
- Üstün yetenekli öğrencilerimizin ihtiyaçları karşılanmadığı zaman oldukça büyük işlere imza atabilecek zihinleri kaybedecek olmanın yanı sıra yaşayacakları sosyal ve duygusal problemleri de göz ardı edemeyiz. Bu problemler, okula ve eğitime karşı olumsuz tutum, akademik seviyenin potansiyellerinin altında kalması sebebiyle oluşan sıkılma haliyle sınıfta davranış bozuklukları geliştirme, ciddi arkadaşlık problemleri ve kendini ifade edememe olabilir.

TANI KONULABİLMELİ
- MEB’in 1974’te yaptığı tanımda; bir zekâ testinde yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında IQ’sü 130 üzeri olan üstün zekâlı, 120’den fazla olan ise üstün yetenekli olarak kabul edildi. Bu, üstün zekâyı tek boyutlu bir yapı olarak kapsıyor ve bireyi tamamen test sonucuna göre tanımlıyor. Dünya, üstün zekâ tanımlarında tek boyutluluktan çok boyutluluğa geçti. Bu geçiş MEB’in üstün zekâ yerine özel yeteneği tercih etmesine etki etti.

AİLELERE: EĞİTMEN ROLÜNE BÜRÜNMEYİN
- Üstün yetenekli çocuklar toplumun yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturan özel bir grup ve doğal olarak özel gereksinimleri var. Ailelere, öncelikle çocuklarının gelişen ve geliştirilmesi gereken yeteneklerini bir uzmandan duymasını ve bu doğrultuda evde de desteklemelerini öneririm. Ancak buradaki önemli husus şu, anne-babalar rollerini unutmamalı ve tamamen bir öğretmen rolüne bürünmemeli. Ailede verilecek en iyi eğitim, iyi bir iletişimden geçer. Birlikte geçirilen vakit, ailece yapılan sohbet ve tartışmalar çocukları besler. Ancak şöyle bir gerçek de var, anne-babalar çocuklarının duygusal tepkilerini ve ihtiyaçlarını takip etmeli. Verdikleri sözlü ve sözsüz mesajları iyi analiz edebilmeli ve gerekirse bir uzmanla mutlaka görüşmeli.

ÖĞRETMENLERE: İHTİYAÇ ANALİZİ YAPIN
- Her çocuk farklıdır ve ayrı gereksinimlere sahiptir. Bu anlamda öğretmen, kendi öğrencileri içerisinde dikkatli bir gözlem ve diğer alan uzmanlarının desteğiyle var olan farklılıkları ve ihtiyaçları gözlemleyerek bir ihtiyaç analizi yapmalı. Elbette bunun için öğretmenin kendini alanla ilgili geliştirmesi, yeni yayınları takip etmesi ve uygun hizmetiçi eğitimlere katılması çok önemli.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle