GeriSeyahat Darüsselam’a bir günlüğüne uğradım, bakın neler yaşadım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Darüsselam’a bir günlüğüne uğradım, bakın neler yaşadım

Darüsselam’a bir günlüğüne uğradım, bakın neler yaşadım

Tanzanya’nın ekonomik merkezi Darüsselam, Türk gezginler için Zanzibar yolculuklarının transit geçiş noktası. İlk bakışta sıradan görünmesine karşın, korkmayıp arka sokaklarına girdiğinizde, tanışıklıklar kurduğunuzda, çevresinde keşfe çıktığınızda size pek çok sürpriz sunuyor.

Kim derdi ki Allah’ın Afrika’sında bir beyefendiyle tanışacağım, bütün tatilimin seyrini değiştirecek, bizi oralarda Beyonce gibi ağırlayacak diye. Vallahi 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. İşte iki kız seyahat etmenin avantajı başka oluyormuş. Hayatımın en spontane seyahatlerinden birinde, uçağa bineceğim günün sabahında Darüsselam’da Mediterraneo Otel’e rezervasyon yaptım. Yaptığım araştırmalara göre Darüsselam’da yapacak çok fazla şey yoktu. Bir gece kalıp Zanzibar’a geçmeyi planlıyorduk ki, hazır gitmişken Safari’yi de Darüsselam’a nispeten yakın olan Mikumi Milli Parkı’nda yapalım dedik. Şehirde iki gece kalmaya karar verdik.

600 DOLARLIK SAFARİYE 50 DOLAR ÖDEDİK

İstanbul’dan safari turumuzu telefonla rezervasyon yaptırırken, kişi başı 300 dolarlık fatura içimizi acıtsa da, bunca yol tepip aslan, kaplan, efendime söyleyeyim bir zürafa görmeden dönemezdik. Bu yüklü parayı gözden çıkardık. Darüsselam’a gecenin üçünde vardık. Kapıda bir saat ‘fotoğraflı’ vize için bekledik...
İlk gün güneşli havayı değerlendirerek güzel otelimizde güneşlenirken havuzda tam 6 saat geçiren Amerikalı komedyen Joey’le tanışmamızla seyahat bambaşka bir boyut kazandı. Joey; 4 aydır Tanzanya’da yaşıyormuş. Evi otelin bitişiğinde. Otel sahibi arkadaşı ve gününü havuzda geçiriyor haliyle. Joey bizi Samantar’la tanıştırırken Amerikan aksanıyla “Arkadaşım Samantha” dediği için de biz adama iki gün boyunca böyle hitap ettik. Bu Afrika beyefendisi bir kere bile bizi düzeltmedi. İtalyan annesiyle, Somalili babası onun doğumunun ardından Darüsselam’a taşınmış. Üniversiteye İtalya’da gitmiş, sonunda şehrine dönmüş. Beş dil biliyor. 5 ve 7 yaşında iki çocuk sahibi. İki yıl önce boşanmış. 40 yıl düşünsem, dünyanın bir ucunda bu kadar kibar, bilgili, görgülü, kültürlü ve iyi niyetli biriyle karşılaşacağım aklıma gelmezdi! Muhteşem ev sahipliği ve jestleriyle tatilimiz 5 yıldızlı oluveriyor bir anda...
Ertesi sabah şafak sökerken safariye gideceğimizi Samantar’a söylediğimizde “Hemen turu iptal edin ve benim şoförümle gidin” diyor. “Şoföre sadece 50 dolar verin o sizi getirip götürür, akşam da beraber yemek yeriz” diye ekleyince arkadaşım Ceylan’la sevinçten halay çekecek hale geliyoruz. 600 dolarlık safari 50 dolara mal oluyor.
Mikumi Milli Parkı’na gidiş- geliş yolu 8 saat. Bir kez bile safariye gitmeyen Joey de fırsattan istifade bizimle geliyor. Hayatımızın en spontane, en saçma sapan yolculuğunu gerçekleştiriyoruz. Tabii gönül isterdi ki ünlü Serengeti Milli Parkı’nda safari yapalım ama hem yol çok uzundu hem de bizim o kadar günümüz yoktu. Yine de Mikumi nefisti.

BALIK PAZARINDA

Safariden döndüğümüzde Samantar bizden bir gün daha kalmamızı rica ediyor. Bize adasını göstermek, mangal yapmak istiyormuş. “Seni kıracağımıza kafamızı kırarız” diyerek teklifi kabul ettik...
Sabah saat 9.00’da Samantar, Joey, Ceylan ve ‘korumalarımız’la balık pazarına gittik. Jumbo karidesler, canlı yengeçler, ıstakozlar alıp Samantar’ın yazlığına gidecek, oradan da adaya geçecektik. Pazarının dayanılmaz kokusu, cıvıl cıvıl atmosferinde görüntü alırken korumaların kimseyi bize yaklaştırmamasına çok şaşırdım. Çünkü daha önce de yine Samantar’ın şoförüyle dışarı çıkmıştık ama kimse bizi rahatsız etmemişti. Gece vakti yollarda iki kız rahatça dolaşmıştık. Ama Samantar’ın bir bildiği vardı ve bizim herkesle çok fazla sohbet etmememiz gerektiğini, insanları kendimize çok yaklaştırmamamızı söylüyordu. Zaten kendisinin ve korumalarının yanında diğer insanlarla iletişime geçmek epeyce zor oluyordu. Balık pazarındaki alışveriş sonrası 10 dakikalık feribot yolculuğuyla Kigamboni’deki yazlığa ulaştık. Dar’ın denizi oldukça sıcak ve çamurlu olduğundan pek girilecek gibi değil, fakat 10 dakika uzaklıktaki Kigamboni’nin denizi inanılmaz güzeldi. Yazlık evden buzluğumuzu doldurup, mangalımızı da aldıktan sonra korumalarımızla birlikte yola çıktık.

Denizde mahsur kaldık balıkçı kurtardı

Büyük patron Samantar’ın adasına gitmek normalde yarım saat sürecekken, bizim Afrika takamızın benzini bitince tam 3 saat Hint Okyanusu’nun ortasında birilerinin bizi kurtarmaya gelmesini bekledik. Bir yandan takamız su aldığı için fazla suyu minik kovalarla dışarı atıyor, bir yandan madem mahsur kaldık bari güneşlenelim dedik. Joey’yi deniz tuttu, fenalaştı. O sırada Ceylan paslı mangala bacağını çarptı. Tetanos korkusu sardı içimizi. Tam anlamıyla “Pi’nin Yaşamı” filminin içindeydik. 5 Afrikalı, 1 Amerikalı ve 2 Türk kız. Tek eksiğimiz filmdeki kaplandı! O da olsaydı garip olmazdı yani, öyle saçma bir ortam! 3 saatin sonunda bir balıkçı bizi kurtarmaya geldi. Ve patronun adasına gittik. İyi ki de gitmişiz. Bembeyaz kum, turkuaz su, suyun altında rengârenk denizyıldızlarıyla Maldivler’den farksızdı. Güneşi adada batırıp, mangalımızı yaktıktan sonra yazlık eve dönmemiz geceyi buldu. Kayığımız yazlık evin yakınında durduğunda bir 15 dakika denizin içinde yürüme mesafemiz vardı ki korumalar ayağımıza denizkestanesi batmasın diye bizi kucağına almaya yeltenince artık utandık ve “Baba ne yapıyorsun ya, biz yürürdük” diyerek terliklerimizi giyip ay ışında parlayan denizde eşyalarımız sırtımızda yürüyerek günü sonlandırdık.

Halk muhafazakar fakat iletişime açık

Darüsselam’ın arka sokakları gece dolaşmak için pek tekin değil. Taksiyle her yere gidilebilir, inince de şoförden eşlik etmesi istenebilir. Böylelikle tedirgin olmadan gece de etrafta gezilebiliyor. Sokakta yapılan meyve suları ve yiyecekler çok temiz olmasa da ölümcül değil. Çok fazla hanım evladı olmadan, biraz halka karışmak her zaman iyidir. Hint ve İtalyan mutfağı ağırlıklı olduğundan yemek konusunda pek sıkıntı çekilecek bir yer değil. Taze balık ve sushi bol. Halk bir yandan fazla muhafazâkar bir yandan da fazla sıcakkanlı ve sürekli konuşmak istiyor. Konuşmak isteyen herkesle uzun uzun sohbet etmiş biri olarak bir sıkıntı doğacağını sanmıyorum ama Afrika’dır en nihayetinde biraz dikkatli olmakta fayda var! Tanzanya Konsolosluğu’ndan aldığım bilgiye göre gitmeden önce hiçbir aşı gerekmiyor. Ben de olmadım. Ama sinek kovar sprey mutlaka bulunmalı!.. Ceylan’a tetanos aşısı yaptırmak için gittiğimiz devlet hastanesi iyi ve temizdi. Hastane, dünyanın her yerinde hastanedir. Her yerde yolum hastaneye düştü, kötü bir deneyimim olmadı. Tanzanya doktorlarına kendimizi rahatlıkla emanet edebiliriz. Kesin bilgi.

False