Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Bob Dylan olmak

    ÇAĞLAYAN ÇEVİK ccevik@hurriyet.com.tr
    01 Haziran 2017 - 11:12Son Güncelleme : 02 Haziran 2017 - 13:16

    2004’te ABD’de ilk yayımlandığında büyük ses getiren Bob Dylan otobiyografisi ‘Kayıtlar - Cilt I’ bir efsanenin kendi kaleminden hayat hikâyesini anlatıyor. Duluth’lu Robert Allen Zimmerman’dan tüm dünyayı sallayan Bob Dylan’a geçişin sıradışı hikâyesi.

    Yaşayan bir efsaneden bahsedeceği zaman söze nereden başlayacağını bilemiyor insan. Öyle ki, her satırını bizzat kendisi yazmış, ‘bir adam yaratmak’ meselesini hayatının her anında ilmek ilmek işlemiş bir efsane. Robert Allen Zimmerman’dan, yani meşhur Bob Dylan’dan söz ediyorum... Geçen sene Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı zaman dünyayı ikiye bölen isimden.
    Hafızası kuvvetli okurlar hatırlayacaktır, 2004 yılında ‘Chronicles: Volume I’ adını verdiği otobiyografisi yayımlandığında Türkiye’de daha farklı bir açıdan olay olmuştu. Zira, Dylan ‘köklerinden’ yani “yüzünde daima bir felakete uğraması an meselesiymiş gibi bir ifade olan” büyükannesinden söz ettiği bölümde büyükannesinin aslen Türkiyeli olduğunu söylemişti ilk defa. Söz konusu bölümde şöyle diyor Dylan: “Ailesi Türkiye’de Ermenistan sınırına yakın Kağızman’dan geliyordu ve soyadları Kırgız’dı. (...) Büyükannemin ataları Konstantinopolisliymiş. Daha yeniyetmeyken ben Ritchie Valens’in ‘In a Turkish Town’ (bir Türk şehrinde) şarkısını söylerdim ve bana başka herkesin nedense ezbere bildiği Ritchie şarkısı ‘La Bamba’dan daha çok hitap ederdi”...
    Bob Dylan’ın hayatına dair bu ve daha başka birçok bilinmesi gereken hikâyenin yer aldığı ‘Chronicles’, nihayet ‘Kayıtlar - Cilt I’ adıyla Kara Plak yayınları tarafından Türkçede yayımlandı. Kitabı okuduktan sonra görüyorsunuz ki, müzisyen, şarkı yazarı şair, ressam, heykeltıraş, ‘devrimci’ Robert Allen Zimmerman’ın en büyük eseri bizzat Bob Dylan’ın kendisi... Çünkü ‘Kayıtlar’da bütün detaylarıyla kaleme aldığı hayatında Dylan, ilk günden beri kendi efsanesini nasıl santim santim inşa ettiğini anlatıyor.
    Coen Kardeşler’in ‘Inside Llewyn Davis’ filmini izleyenler hatırlayacaktır; film, 1961’de, başta Bob Dylan olmak üzere, popüler müzik dünyasının en önemli devrimlerinden birinin ortaya çıkmak üzere olduğu bir anda, New York’taki bir sokakta, birbirine komşu birkaç kafede ortaya çıkmış bir mikrokozmosu anlatıyordu. Filmin sonunda ‘bahsini’ duyuyorduk Dylan’ın. Filmin afişinde yer alan Greenwich Village görüntüsü de Bob Dylan’ın 1963 tarihli albümü ‘The Freewheeling Bob Dylan’ın kapağına bir göndermeydi zaten. Dylan söze o yıllardan, henüz bir ‘çaylak’ olarak yollara düşüp, bir efsaneye dönüşmek yolundaki ilk adımlarını attığı günlerden başlıyor... Kuşağının müzisyenlerinin, idolü Woody Guthrie’nin, Amerikan edebiyatının, Joan Baez’in, ilk aşkı Suze Rotolo’nun, beş çocuğunun annesi Sara Dylan’ın, kendi uydurduğu biyografisinin ve Robert Zimmerman’dan Bob Dylan’a nasıl geçiş yaptığının hikâyesi. Filmden devam edelim, talihsiz Llewyn Davis’in yolculukları, çaldığı mekânlar, filmde çalınan şarkılar, hatta Davis’in evlerinde kaldığı arkadaşları (kanepe detaylarına kadar) Dylan’ın hikâyesinde de karşımıza çıkıyor. Buradan anlıyoruz ki, Coen Kardeşler, filmin o olağanüstü gerçekçi atmosferini oluştururken Dylan’ın kitabından fazlasıyla yararlanmış.
    İlk satırlar itibariyle görüyoruz Dylan’ın ‘bireysel kararlılığı’nı. Kendisini keşfeden yetenek avcısı John Hammond’dan söz ederken bile aslan payını dolaylı yoldan kendine biçiyor Dylan: “Okul çocukları için plak yapmazdı, ya da okul çocuklarına plak yaptırmazdı. Vizyon sahibi ve ileri görüşlüydü. Beni görmüş, dinlemişti. Düşüncelerimi sezmiş ve gelecekte benden iyi şarkılar çıkacağına inanmıştı.” Gerçekten de 1962’de yayımlanan, içinde sekiz şarkının yer aldığı ilk albümünde topu topu iki tane Dylan şarkısı vardır (Guthrie’ye ithaf ettiği ‘Song to Woody’ bunlardan biridir).
    Kanada sınırındaki Duluth’ta dünyaya gelen, 1962’de sahneye çıkar çıkmaz bir mit olan, Amerikalı gençlerin şiirini ve başkaldırışını temsil eden, 2016’da Nobel Edebiyat Ödülü alan Dylan’ın geçtiği bütün yollar var kitapta.
    Başkaldırı! Dylan’ın hayatı aslında bir başkaldırı. Hayatında en çok Rimbaud ve Woody Guthrie’den ilham alan Dylan, daha ilk günlerden itibaren kendi imajına ve hayranlarına rağmen başkaldırıyordu. Folk şarkıcısından protest bir kimliğe büründüğünde, oradan kişisel bir dünyaya geçiş yaptığında, elektrogitar döneminde, İncil’den esinli şarkılar yazdığında hep ihanetle suçlanmış, klasik Amerikan popüler albümleri yapınca artık esinini yitirdiği yargısına varılmış, Papa için şarkı söylediğinde ise yüzüne karşı gülmüşlerdi. Ama tüm ısrarlara rağmen kendine yapıştırılan imajlara başkaldıran Dylan aslında en başından beri modaların dışında ve sadece kendisine sadıktır! ‘Kayıtlar’ adlı otobiyografisi tam da bunu ortaya koyuyor.

    Bob Dylan olmak
    Bob Dylan
    Kayıtlar - Cilt I
    Çev.: Taciser Belge, Nergis Perçinel, İpek Ruhnaz Üstüner
    Kara Plak Yayınları
    270 s.
    25 TL.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı