Merkel’e isyan sesleri

Güncelleme Tarihi:

Merkel’e isyan sesleri
Oluşturulma Tarihi: Şubat 19, 2020 09:59

1999 yılı kasım ayında Hıristiyan Demokrat Birlik Parti’nin (CDU) yıllarca aldığı bağışlardan önemli bir bölümünü ilgili birimlere bildirmediği ortaya çıktı. Bu tam bir ‘bağış skandalıydı’. 1973-1998 yılları arasında CDU Genel Başkanı, 1982-1998 yılları arasında da Almanya Başbakanı olarak görev yapan Helmut Kohl, “Kendilerine şeref sözü verdim” diyerek bağışta bulunanların isimlerini açıklamamakta direndi. Açıklamadı da.

Haberin Devamı

Merkel’e isyan sesleri
ALMANYA’daki muhafazakar günlük gazetelerden Frankfurter Allgemeine Zeitung’da (FAZ) 22 Kasım 1999’da CDU’nun o dönemdeki Genel Sekreteri Angela Merkel imzalı bir makale yayımlandı.
Merkel, “Parti yürümeyi öğrenmeli, kendisine güvenmeli ve gelecekte kendisini ‘savaş atı’ olarak niteleyen Helmut Kohl gibiler olmadan da politik rakiplerine karşı mücadeleyi üstlenmeli. Tıpkı reşit olan biri evden nasıl ayrılıyorsa, parti de kendi yolunu çizmeli” satırlarına yer verdi.
Bu, Almanların ‘kara dev’ olarak niteledikleri Helmut Kohl’e isyandı.
Merkel, o günlerde CDU’lu bazı politikacılar tarafından ‘baba katili’ suçlamalarına hedef oldu.
Çünkü Hamburg’da doğan, ama eski Doğu Almanya’da büyüyen ve yaşayan Angela Merkel’e iki Almanya’nın birleşmesinden sonra Helmut Kohl yoğun destek vermişti.
Başbakan Kohl, “Mein Maedchen” (kız çocuğum-kızım) dediği Angela Merkel’e kabinede önce Federal Aile ve Gençlik Bakanı (1991-1994) sonra da Federal Çevre, Doğa Korunması ve Reaktör Güvenliği Bakanı (1994-1998) olarak görev vermişti.
Ama Merkel, geri adım atmadı.
Kısa bir süre sonra CDU’nun o dönemde genel başkanı olan şu andaki Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schaeuble’nin de adı ‘parti bağışı skandalı’na karıştı.
Schaeuble, 2000 yılı şubat ayında istifa edince, Merkel’in yolu daha da açıldı ve aynı yıl nisan ayında CDU Genel Başkanı seçildi.
Bu, CDU’nun tarihinde bir ilkti.
İlk kadın genel başkan.
Ve Merkel 2005 yılında yapılan genel seçimlerden sonra Almanya Başbakanı oldu.
Bu da bir ilkti.
Almanya’nın ilk kadın başbakanı.
*
CDU’nun son yıllarda önemli ölçüde oy kaybetmeye başlaması üzerine, içten gelen tepki ve eleştiriler üzerine Angela Merkel, 2018 yılı sonlarına doğru CDU genel başkanlığını bıraktı.
Aynı günlerde 2021 yılında yapılacak genel seçimlerde başbakan adayı olmayacağını da ilan etti.
Yerine gelen CDU Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer de, kısa bir süre önce CDU Genel Başkanlığı’nı bırakacağını ve başbakan adayı olmayacağını açıklayınca, liderliğe soyunan olası adaylar Merkel’e ‘yüklenmeye’ başladılar.
Yani bir yerde Kohl’e yaptığı Merkel’in kendi başına da gelmeye başladı.
Olası adaylardan Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn, “Angela Merkel’in yıllarca şekillendirdiği CDU, artık yeniden yürümesini öğrenmeli” diyerek, adeta Merkel’in Kohl’e dönük söylemini üstlendi.
Olası adaylar arasında ismi geçen CDU’lu Kuzey Ren Vestfalya (KRV-NRW) Eyalet Başbakanı ve partinin Eyalet Teşkilatı Başkanı Armin Laschet de, Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un ‘güçlü Avrupa’ önerisine Almanya’nın gereken desteği vermediğine dikkati çekerek, isim vermeden Başbakan Angela Merkel’i eleştirdi.
Yani bir yerde, yıllardır hep yanında yer aldığı Başbakan Merkel’e isyan bayrağını açtı.
Muhtemel adaylardan Friedrich Merz de, “CDU’nun açılıma ihtiyacı var” diyerek Merkel’e verip veriştirmeye başladı.
2002 yılında oturmakta olduğu Federal Meclis CDU/CSU Grup Başkanı koltuğunu altından çeken Angela Merkel’e yıllardır diş bileyen Merz’e böylece öcünü alma fırsatı doğdu.
En son “Ben de varım” diyen CDU’lu Federal Çevre eski Bakanı Norbert Röttgen, şu anda suskun kalsa da yeni lider arayışıyla birlikte CDU’da Merkel’e isyan sesleri yükselmeye başladı.
Tabii “CDU’yu artık Merkel bile kurtaramaz” sesleri de.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!