CDU ‘öncü kültür’de ısrarlı

Güncelleme Tarihi:

CDU ‘öncü kültür’de ısrarlı
Oluşturulma Tarihi: Aralık 12, 2023 13:02

CDU Genel Başkanı Friedrich Merz’in 2000 yılında gündeme getirdiği “Göçmenler ‘Alman öncü kültürü’ne saygı göstermek mecburiyetindedir” söylemi, partinin dün açıklanan ‘Temel İlkeler Programı’nda yerini aldı. Programda, Avrupa’ya sığınma başvurusunda bulunanların güvenli üçüncü ülkelere nakledilmesi ve işlemlerin orada yapılması da var.

Haberin Devamı

ALMANYA’da ‘Özgürlük’, ‘Dayanışma’ ve ‘Adalet’ temel değerlerini ilke edinen Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), önümüzdeki yıllara dönük ‘Temel İlkeler Programı’nı ilan etti. ‘Özgürlükte yaşamak-Almanya’yı güven içinde geleceğe taşımak’ başlıklı programı, Komisyon Başkan Yardımcıları Serap Güler ve Mario Voigt’le birlikte tanıtan CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann, iktidarı yeniden devralmaya hazır olduklarını söyledi. CDU’nun kurulduğu 1949 yılından beri hazırlan üçüncü programda, ‘Güçlü ve güvenli bir Almanya’, ‘Güçlü ve güvenli bir Avrupa’ ile ‘Dayanışma içinde güçlü bir toplum’ hedefine ağırlık verildiğinin altı çizildi. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz’in CDU/CSU Federal Meclis Başkanlığı 2000 yılında gündeme getirdiği ve tartışmalara yol açan ‘Alman öncü kültürü’, 2007 yılında olduğu gibi yeni programda da yer aldı. Programın ‘Almanya’nın ‘öncü kültür’ cesaretine ihtiyacı var’ bölümünde, şu ifadelere yer verildi:

‘ANAYASADAN DAHA GENİŞ KAPSAMLI’

“Bir toplum ne kadar çeşitli olursa, aynı ülkede yaşayan insanları bütünleştirici bir bağa ihtiyaç vardır. Bizim ‘öncü kültürümüze’ özellikle her bireyin onuruna saygı göstermek, özgürlükçü demokratik hukuk devletini kabullenmek, devlet ve kilisenin ayrılığı, kadın ve erkek eşitliği, saygı ve hoşgörü, azınlıkların korunması vardır. Bizim ‘öncü kültürümüz’, anayasadan daha geniş kapsamlıdır. O yasalarla zorlanamayan, ama birliktelik ve bütünlük için feragat edilemez vatan ve aidiyet bilincini de içermektedir. Alman öncü kültürü, geleneklerimizi ve alışkanlıklarımızı, Alman kültürünü, dilini ve tarihini benimsemeden anlaşılamaz. İsrail’in var oluş hakkını kabullenmek de bizim ‘öncü kültürümüze’ aittir. Bu ‘öncü kültürü’ yaşayan ve Alman vatandaşı olmak isteyenleri davet ediyoruz. Biz, onlardan bizim değerlerimizi, ilkelerimizi, yasal düzenlemelerimizi kabul etmelerini bekliyoruz.”
Almanya’da SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan koalisyon hükümeti isteyen herkese ‘çifte vatandaşlık’ içeren yasayı hayata geçirmek için çaba gösterirken, CDU’nun programında, “Biz nesilden nesile geçen bir çifte vatandaşlık uygulamasını reddediyoruz. Biz bu alanda nesiller arasında bir sınır konulmasını ve en geç torunlar neslinde çifte vatandaşlığın son bulmasını istiyoruz” görüşü de vurgulandı.

CDU ‘öncü kültür’de ısrarlı
DÜZENSİZ GÖÇ ENGELLENECEK
CDU’nun programında, Almanya’ya gelecek sığınmacı sayısının sınırlandırılması ve düzensiz göçün engellenmesine önemli bir yer verildi. Yaşlıların, zayıfların, fakirlerin ve hasta olanların gelememeleri nedeniyle Avrupa’nın iltica politikasının ‘insancıl olmadığına' dikkat çekilirken, düzensiz göçün engellenmesi için Avrupa’nın sınırlarının daha sıkı kontrol edilmesi istendi. Avrupa Birliği (AB) ülkelerine sığınmak isteyenlerin işlemlerinin ‘güvenli üçüncü ülkelerde’ yapılmasına imkân kılınması ve başvuruları kabul edilenlerin üye ülkelere adil bir biçimde dağıtılması da önerildi. Bu bağlamda Avrupa’ya sığınma başvurusunda bulunanların güvenli üçüncü ülkelere nakledilmesi ve orada işlem görmeleri için “Güvenli üçüncü ülkelerle kapsamlı bir sözleşme imzalanmalıdır” denildi.

‘SIĞINMACI SAYISI 200 BİNLE SINIRLANDIRILSIN’

Son dönemlerde Almanya’nın kabul edeceği sığınmacı sayısının yılda 200 binle sınırlandırılması talep edilen ‘Temel İlkeler Programı’nda, çocukların ve kadınların korunması, eğitim sisteminin dijitalleştirilerek geliştirilmesi, Alman Ordusu’nun güçlendirilmesi, meslek eğitimine ağırlık verilerek özellikle gençlerin işsiz kalmalarına meydan verilmemesi, iklim koruması ve yenilenebilir enerji üretimin hızlandırılması, emeklilik yaşının günümüz gelişmelerine göre yeniden belirlenmesi, otoriter ülkelere bağımlı olunmamasına özen gösterilmesi ve AB’nin güçlendirilmesi yer aldı.
CDU ‘öncü kültür’de ısrarlı

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!