Ruhum Güney Fransa’da kaldı!

Hem davet eden firmayı çok sevdiğim hem de gezinin yapılacağı yer beni çok cezbettiği için topuklarım kıçıma değe değe çıktım yola.

Haberin Devamı

10-13 Nisan tarihleri arasında bir basın davetine katıldım. Normalde pek sık yapmadığım bir şeydir ama bu sefer hem davet eden firmayı çok sevdiğim için hem de gezinin yapılacağı yer beni çok cezbettiği için topuklarım kıçıma değe değe çıktım yola.

10 NİSAN PAZARTESİ: KIRMIZI HALIDA YÜRÜMEDEN GELMEM

Havaalanında bizi karşılayan firma yetkililerini görür görmez aldığım enerjiden çok güzel bir gezi olacağını anlamıştım zaten ama bu kadarını tahmin edememiştim doğrusu…

Benimle birlikte diğer basın mensupları, bloggerlar ve Bioderma’dan dünya tatlısı 3 arkadaşla  birlikte toplam 13 kişiydik. Nice Havaalanı’na vardığımızda bizi bekleyen özel arabalara binerek Cannes’taki otelimize doğru yola koyulduk. Bu otel festival sarayının hemen dibinde olduğu ve festival zamanı ünlülere ev sahipliği yaptığı için kırmızı halının başladığı otelmiş. 

Haberin Devamı

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

En fiyakalı odalardan birini bana vermişler. Yanlış mı geldim acaba diye birkaç kez adımın yazdığı ekranı kontrol ettim ama gerçekten benimmiş :) Sonra Bioderma ürünleri ile dolu makyaj çantası ilişti gözüme. Zaten alerjik bir cildim olduğu için bazıları kullandığım ürünlerdi ama içlerinde hiç denemediklerim de vardı. Hepinizle tek tek ilgileneceğim diyerek muhteşem deniz manzaralı odama veda edip akşam yemeğine çıktık.

Birbirimizi hiç tanımamamıza rağmen hemen kaynaşıverdik. Çok keyifli bir akşam yemeğinin ardından yarın için enerji toplamak üzere odalarımıza döndük.

11 NİSAN SALI: CANNES’DAN MONAKO’YA HELİKOPTERLE UÇUYORUUUUZ!

Hayatımda ilk defa helikoptere bineceğim için biraz tırsıyordum ama korka korka da olsa binecektim o dönerkanata. Herkes biner ben alttan el sallarsam orta yerimden çatlayıverirdim maazallah. Zaten herkes ilk defa binecekti ve çoğumuz korkuyorduk.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Helikopter alanında tüm grup bir hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra bismillah çekerek ilk 4 kişi bindik ilk helikoptere. 

Haberin Devamı

  Ruhum Güney Fransa’da kaldı  

Evet o emin adımlarla helikopteri kullanacakmışım gibi yürüyen benim :) O esnada epey korkuyordum ama korkularımın üstüne gitmeyi öğrendim artık.

Bu gezide tanıştığım en tatlı arkadaşlarımla; Makeup Ayşe, Sebibebi ve Pembenar Duygu (telefona aynen böyle kaydettim :) ) aynı helikoptere bindik.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

İlk kalkışta şöyle ılık ılık içiniz akıyor korkudan ama altınızda küçülen binaları gördükçe, masmavi denize baktıkça içiniz açılıyor ve korkudan eser kalmıyor. 15-20 dakika sağa mı baksam, sola mı baksam, her saniyenin tadını çıkarayım derken Ayşegül’ün “Abi yavaş git nooolur”, Ayyyyy iniyoruz naraları eşliğinde usulca ayak basdık Monako’ya.

Haberin Devamı

PASAPORT KONTROLÜNDEN SONRA ŞİMDİ VER ELİNİ MONAKO SARAYI

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Vallahi bizim sarayların yanında çok odalı bir ev kategorisinde kalan sarayda en dikkatimiz çeken şey mermer ve taşlara verilen müthiş önem ve yatakların küçüklüğüydü. Bu yataklara iki kişi nasıl sığdıklarını düşündük durduk ve epey bir muhabbet döndürdük aramızda, o kısımlara hiç girmiyorum :)

Saray maceralarımızın videosunu izlemek isterseniz sevgili Makeupayşe’nin hesabından ulaşabilirsiniz. Kendisi aşırı tatlı ve çok komik bir insan. Profiline bir göz gezdirin derim naçizane….

SARAYDAN ÇIKIP KÖYE DOĞRU YOLA KOYULUYORUZ

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Hep adını duyup gelmek istediğim ama bir türlü başaramadığım Eze köyüne eski Fransız arabaları ile gideceğimizi duyunca iyice mest olduk hepimiz. 

 Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Peşpeşe sıralanmış o bonbon şekeri gibi arabaları görünce çocukluğumdaki sünnet konvoyları geldi gözümün önüne. Biz otobüsle gezeceğimiz bir basın gezisi yapacağımızı düşünürken özel şoförler, helikopterler, eski Fransız arabaları ile transferimiz sağlanınca ben dönerken helikopterden başka bir şeye binemem diye tutturdum da zor yatıştırdılar beni :)

Haberin Devamı

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Eze, konumundan dolayı ‘kartal yuvası’ olarak da  adlandırılan çok şirin bir ortaçağ köyü. Köyün en tepesine çıkarken için yol boyunca sıralanmış minik minik dükkanları, sanat galerileri ve restoranları ile insanı mest ediyor.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Ve işte zirvedeyiz... Bu muhteşem manzara eşilğinde Chateau d'Eza adlı restoranda enfes bir öğle yemeği yedik.

Tepeden inerken yemek öncesi atladığımız her dükkana girip hediyelik eşya alışverişimizi tamamladık. 

Dönüş için grup özel araçlarla otele döndüler ama ben arıza çıkardığım için bir tek beni helikopterle gönderdiler :) (Helikopter turuna doyamadığım için beynimi kandırmaya çalışıyorum gerçekten öyle oldu diye, siz bana aldırmayın :)

Haberin Devamı

Akşam yemeğinde yine çok şirin bir restoranda deniz böcekleri ve balık yedik. Hepsinden denemiştim de bir salyangoz yememiştim, o da Cannes'a kısmetmiş.

Müthiş keyifli bu akşam yemeğinin ardından daha küçük bir grup olarak bir iki kadeh bir şeyler içmeye gittik. Hafta içi İstanbul gece hayatı kadar hareketli değil buralar ama her biri ayrı telden çalan bizim masanın enerjisi ile renk kattık Cannes sokaklarına. Ee masada basın olunca dedikodu olmazsa olmaz değil mi ama. Gıybetin dibine vurduk geç saatlere kadar. 

12 NİSAN ÇARŞAMBA: BİODERMA'NIN FABRİKASINI GEZECEĞİZ

Bioderma'nın Aix-en- Provence'te bulunan tesislerini gezeceğimiz için çok heyecanlıydım. Fabrika gezmeyi oldum olası çok severim. Küçükken salyangoz ve midye fabrikalarını gezmiştim. Böyle koca koca çizmeler giyip önüme önlük takıyordum ve istediğim her şeye dokunabiliyordum.

Bizim kirpi (Bizim aracı kullanan dik şaçlı arkadaşı çok sevdiğim için bu ismi taktım kendisine) bekliyordu bizi otelin önünde. Araçlara doluşup fabrikanın yolunu tutuyoruz.

 Ruhum Güney Fransa’da kaldı 

AR-GE bölümünü ve fabrikayı gezmeden önce Bioderma ürünleri hakkında mini bir sunum dinledik.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Sonra AR-GE departmanını gezmeye başladık. Bu departmanında çalışanların çoğu kadın. Hatta ben sadece bir tane erkek görebildim.

Arı gibi çalışıyorlar, camekanın arkasından onları izleyen meraklı gözlere aldırmadan.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Burada hiç bir şeye dokunmanın imkanı yoktu tabii ki çünkü hijyene inanılmaz önem veriyorlar. 

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Hevesimi bir umut fabrikaya sakladım ama avucumu yaladım tabii. Aynı titizlik ve özen fabrikada da olacaktı elbette.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Hepsini camekanlar arkasından izledik ama ürünlerin üretim aşamasından paketlenme aşamasına kadar nasıl yoldan geçtiğini gözlemledik.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Bioderma ürünlerinin nasıl ve hangi koşullarda üretildiğini görmek bu markaya olan güvenimi daha da güçlendirdi açıkçası.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Fabrika gezisinden sonra Aix-en- Provence'yi rehber eşliğinde tavaf ettik. Bu şehre de bayıldık ve her köşesini hayran hayran seyrettik.

Ruhum Güney Fransa’da kaldı

Geri dönüş zamanı gezi sona erdiği için çok hepimiz biraz buruktuk ama havalanına kadar aşırı dozda eğlenmeyi ihmal etmedik. Hatta kirpi bile katıldı bu sefer eğlencemize :)

NOT : Kalbim Güney Fransa'da kaldı diye bouşuna demiyorum. 3 gün dolu dolu bir programla inanılmaz keyifli bir gezi gerçekleştirdik.

Bioderma'ya tekrar tekrar teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Yazarın Tüm Yazıları