Türk futbolu nereye gidiyor

Başka bir ülkede olsanız bu şahane yarışın keyfini çıkarırsınız ama Türkiye’de yaşıyoruz! Yarışın yarış olmaktan çıktığını, kan davasına dönüştüğünü görüyoruz. Bu ateşe, başkanlar, yöneticiler, yorumcular her gün benzin döküyor.

Haberin Devamı

Şahane bir lig yarışına tanık oluyoruz. Bir hafta Fenerbahçe öne geçiyor, diğer hafta Galatasaray. Başka bir ülkenin vatandaşı olsanız arkanıza yaslanır keyifle bu yarışı izler, şampiyonluk mücadelesi veren iki takıma da şapka çıkarırsınız. Ama Türkiye sınırları içindeyiz. Yarışın yarış olmaktan çıktığını, bir savaşa, kan davasına dönüştüğünü her hafta bu kan davasının giderek büyüdüğünü görüyoruz. Gittikçe büyüyen bu ateşe, başkanlar, yöneticiler, futbol yorumcuları ve hatta futbolcular her hafta hatta hemen her gün benzin döküyor.

8 MADDEDE LiGiN RÖNTGENi

NEDEN?

1- Hakem yönetimleri ve performansları kelimenin tam anlamıyla kötü. Hiçbir standartları yok. Bir maçta aynı pozisyonda verdikleri kararı bir diğer maçta görmezden geliyor.

BÜYÜK TAKIMLARIN BASKISI

Haberin Devamı

2- Büyük takım korkusu ve baskısı altındalar. Daha sahaya çıkmadan sosyal medya lincine uğruyorlar. Maç sonunda da bu linçten kurtulamıyorlar. Ve hatta kulüp başkanı tarafından dövülüyorlar.

HAKEMLERiN PERFORMANSI KÖTÜ

3- TFF (VAR kayıtlarının açıklanması da dahil) ne önlem alırsa alsın kötü hakem performansının önüne geçemiyor.

KULÜPLERiN TFF’YE GÜVENi YOK

4- Kulüpler TFF’ye güvenmiyor. Bunu her hafta her maç sonrası dile getiriyorlar.

‘RAKiBiMiZ KOLLANIYOR’ iDDiALARI

5- Fenerbahçe, Galatasaray’ın, Galatasaray ise Fenerbahçe’nin TFF ve hakemler tarafından kollandığını iddia ediyor.

ELEŞTiRi SINIRINI AŞAN iFADELER

6- Bu koroya futbol yorumcuları da katılıyor. Eleştiri sınırlarını aşan ifadelerle hakemler hakkında akla hayale gelmez yorumlar yapılıyor.

KAMUOYU OLUŞTURMA ÇABALARI

7- Kulüpler sosyal medya aracılığıyla hakemleri, yorumcuları, federasyonu kısaca futbolun tüm dinamiklerini etki altında alma ve kamuoyu oluşturma peşinde.

KOMPLO TEORiLERiNE iNANIYORLAR

8- Bütün bu algılarla birlikte ülkenin futbolseverleri ligin adil olduğuna, hak edenin kazandığına inanmıyor. Her maç, her hafta ligin organize edildiğine ve komplo teorilerinin gerçek olduğuna inanıyor.

 

SERDAR ALi ÇELiKLER OLAYI

Haberin Devamı

Bunun en çarpıcı örneği pazartesi akşamı yaşandı. İzlemekten ve dinlemekten keyif aldığım bir isim, Serdar Ali Çelikler, Galatasaray-Antalyaspor maçının hakemi Abdulkadir Bitigen için, “Senin anana avradına sövseler duymayacaksın, karına sövseler ‘Buyur abi akşam ben getireyim diyeceksin” yorumunu yaptı.

Çelikler’in yorumunu Fenerbahçeliler alkışlarken, Galatasaraylılar öfke kustu. Tersi bir durumda da Galatasaraylılar alkışlar, Fenerbahçeliler öfkelenirdi. Sonuç olarak taraf olan herkes, hakem yönetiminden adaletten çok menfaat devşirme derdinde. Serdar Çelikler, dün sabah özür dileyip yorumculuğa bir süre ara verdiğini açıkladı.

ÇANAKKALE SAVAŞI GiBi

Haberin Devamı

Sadece sosyal medyada değil, kulüplerin açıklamalarında da kantarın topuzu fena halde kaçtı. Sakinliği ile tanıdığımız Galatasaray Başkanı Sayın Dursun Özbek bile dün öyle bir açıklama yaptı ki, “Gerçekten söyledi mi” diye iki kere okumak zorunda kaldım:

“Galatasaray, birçok cephede savaşıyor. Bir koalisyona karşı savaşıyoruz, Aynı abilerimizin Çanakkale’de, Kafkaslar’da şehit düştükleri dönem gibi.”

Bir futbol maçının, bir şampiyonluk yarışının, bu ülkenin yüzbinlerce şehit verdiği Çanakkale savaşı ile ne gibi bir benzerliği olabilir?

O döneme hangi açılardan benzeyebilir?

NEFES ALDIRMAYIN BUNLARA!

Sadece Dursun Özbek mi? Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç da daha önce hepimizi şaşkına çeviren bir açıklama yapmıştı. Süper Lig hakemlerini işaret ederek, “Bu adamlara nefes aldırmayın. Nerede görürseniz tepki gösterin. AVM’de görseniz tepki gösterin, fotoğraflarını çekin. İzmir, Urla’da bir kahvaltı fotoğrafı çekildi. Bilin. Ensenizdeyiz. Fenerbahçeliler böyle davranın, nefes aldırmayın bu adamlara.”

Haberin Devamı

Ülkenin en büyük iki kulübünün başkanının ifadeleri bunlar.

Ben her iki başkanı da, yöneticileri de ve hatta yorumcuları da anlamakta zorluk çekiyorum. Bunun için düşüncelerini paylaşmak, bir çıkış yolu bulabilmek umuduyla Uğur Meleke’ye sığındım. Onun düşünceleri ile bu yazıyı noktalamak istedim...

UĞUR MELEKE: SPOR SAHALARI, SOKAKLARIN KÜÇÜK BİR DEMOSU

Lise kitapları tarihi çağları, ilk çağ, orta çağ, yeni çağ, yakın çağ diye sıralıyordu. Şimdi bence onlara bir de “sosyal medya çağı” eklendi. Çoğunlukla kuralsız, hukuksuz, bilgisiz, empatiden yoksun, vandal yepyeni bir çağ bu.
Bu çağın mensupları kendilerini en donanımlı, en teknolojik insan zannediyorlar. Ben bu görüşe ekseriyetle katılmıyorum. Yüz kişiden 90’ı sabahtan akşama bilgisayar oyunu oynayan, mikroblog sitelerinden birbirlerine şaka videoları gönderen primitif bir kitle bu.

Haberin Devamı

TWiTTER ÇAĞI YAŞIYORUZ

Üstelik bu asla bir bilgi çağı da değil. Twitter, yani bir bakıma tevatür (dedikodu) çağını yaşıyoruz. Teknolojik ama ampirik. Bilgiyi teyit ihtiyacı hissetmiyorlar, her türlü dezenformasyon kontrolsüz ve cahilce çığ gibi yayılıyor.

‘SOSYAL SÖZLEŞME’Yi ÖĞRETMELi

Çağın mensuplarına neden böyle olduklarını soruyorsun, neden ışıklarda durmuyorsun, neden kaldırımda sağdan yürümüyorsun, neden bir toplum içinde yaşadığının farkında değilsin diyorsun. Cevaben, “Dünyaya bir kere geldim” diyor. Sanki sen hariç diğerleri seksen kere geliyorlar dünyaya! Elimde olsa ilköğretim müfredatını tümüyle değiştirir, Rousseau’nun Sosyal Sözleşmesi’ni öğretirim her bir çocuğa. Birlikte yaşamayı, saygıyı, empatiyi. Sokaklar böyle olduğu sürece futbol sahalarının ve aleminin de çok farklı olmasını beklemek güç. Adalet olmayan yerde kaos çıkar. Hukuk olmayan yerde güç vandallara geçer. Şu an spor dünyasında yaşanan da maalesef bu.

Yazarın Tüm Yazıları