Dr. Sevda Sarıkaya: Unutan herkes alzheimer olduğunu sanıyor, öyle bir şey yok

Güncelleme Tarihi:

Dr. Sevda Sarıkaya: Unutan herkes alzheimer  olduğunu sanıyor,  öyle bir şey yok
Oluşturulma Tarihi: Mart 06, 2022 07:00

COVID-19 sonrası beyin sağlığımızla ilgili daha çok şeyi merak eder olduk. Çalışmalarına Washington’da devam eden nöroloji uzmanı Dr. Sevda Sarıkaya “Beynimize ne kadar çok bilgi girişi olursa, nöronlar arasındaki iletişim o kadar kuvvetlenir” diyor...

Haberin Devamı

Dr. Sevda Sarıkaya geçen günlerde paylaştığı bir tweet serisinde sürekli telefonu kontrol etmenin hafızayı bozduğundan bahsetti. Malum, COVID-19 hayatımıza girdiğinden beri beyin sağlığımızla ilgili konuları da daha çok merak eder olduk. Akıllı telefonların hafızamızda yarattığı etkilerden de yola çıkarak Dr. Sarıkaya’ya merak ettiklerimizi sorduk. Sosyal çevremizden beslenmemize kadar bize belleğimizi anlatan Sarıkaya
“Ne kadar farklı arkadaş gruplarıyla birlikteyseniz, beyin gelişiminiz o kadar hızlı oluyor” diyor ve ekliyor: “Beyin gelişimi her yaşta devam eder ve asla durmaz.”

* Hafıza kavramının günümüzde anlamı değişti mi?
Hayır, tabii ki kavram aynı fakat hafızalarımız eskisi gibi değil. Hafıza önce öğrenme süreci gerektirir. Kalıcı hafızaya kaydedebilmek için belli basamaklardan geçilir. Hafızanın farklı türleri var. Her veriyi kalıcı hafızaya atmayız. ‘Çalışma belleği’ diye bir hafıza türümüz var. Karalama kâğıdı gibi, o anda işimize yarayanı çok kısa süreliğine kaydediyoruz. Sonra onu buruşturup çöpe atıyoruz. ‘Prosedürel bellek’, yani becerilerimizin kaydedildiği hafızadaysa, örneğin bisiklete binmek, ayakkabınızı bağlamak, klavye kullanmak yer alıyor. En çok bilinen tür ‘epizodik hafıza’. Yani geçmiş olaylara dair hatırladıklarımız. ‘Semantik bellek’ var bir de.
O da kavramların, kesin gerçeklerin depolandığı hafıza türü, nesnelerin anlamı gibi ya da ‘suyun kaynama sıcaklığı 100 derecedir’ gibi.
Beyin gelişimi durmaz!

* Kısa ve uzun süreli hafıza konusunu biraz açar mısınız?
Anlık-kısa hafıza öğrenmenin ilk aşaması. Bilgi önce saniyeler bazında, kapasitesi normalde 7 veya artı-eksi 2 maddelik bilgi olan kısa süreli bellekte tutulur. Tekrarlandıkça pekişir ve uzun süreli hafızaya geçer. Yine anının şiddetine, beraberinde taşıdığı duygusal komponente, bilginin tekrarlanma sıklığına göre, birkaç yıl hatta ömür boyu kalabilir. Anlık bellek dikkat fonksiyonunun sağlamlığını gösterir. Dikkat bozuksa kısa süreli belleğe kaydedemezsiniz. Kısa süreli belleğe kaydedemediğinizi uzun süreli belleğe atamazsınız, yani öğrenemezsiniz. İşte günümüzdeki farklılık bu! Bunun nedeni, öğrenmenin ilk basamağı olan dikkat fonksiyonunun bozulmuş olması. Elimizden düşmeyen telefonların bunda rolü büyük. Günümüzde herkes unutkanlıktan şikâyetçi. Unutan
herkes de alzheimer olduğunu sanıyor. Öyle bir şey yok.

* Bir yandan da herkesin birden fazla iş yaptığı ve odağının bölündüğü bir çağdayız...
Aslında buna ‘herkesin birden fazla iş yapmak zorunda kaldığı fakat layıkıyla yapamadığı bir çağda’ demek daha uygun. Son günlerde bu durum aynı anda iki ya da daha fazla görevi aynı konsantrasyonda sürdürebilmek anlamındaki ‘multitasking’ ile karıştırılıyor. Aynı zaman dilimi içerisinde birden fazla işi ‘switch’ ederek dönüşümlü tamamlayabilmek başka bir yetenek. Kaliteli bir şekilde bu görevleri tamamlayabilmek her zaman mümkün olmaz. Örneğin, kadınlar üzerlerine yüklenen rol gereği aynı gün içinde hem işe gidip hem çocukları hem de evin düzenini takip etmek gibi birçok görevi aynı anda yapmaya çalışıyorlar. Bir süre sonra gelişen zihinsel yorgunluktan dolayı görevlerde aksama olduğu gibi, psikolojik bazı sorunlar da baş gösterebiliyor.

* Sosyalleşme, yeni anılar biriktirme hafızamıza nasıl etki ediyor?
Sosyalleşmek, beynimize her an bilgi girişi olması demek. Ne kadar fazla bilgi girişi olursa nöronlar arasındaki iletişim o kadar kuvvetlenir. Çünkü sürekli çalışır ve yeni bağlantılar oluştururlar. Yeni bir çalışmaya göre, pandemi döneminde alzheimer ve diğer tür demanslara bağlı ölümlerin oranı yüzde 16 arttı. Bunda sosyalleşemeyen hastaların durumlarının çok hızlı ilerlemesinin de etkisi var. Başka ilginç bir çalışma daha var. Nöroplastisite yani beynin kendini yenileme kapasitesi çocukluk çağında çok daha hızlıdır ama her yaşta devam eder. Sosyal çevreniz ne kadar genişse ve ne kadar farklı arkadaş gruplarıyla birlikteyseniz, beyin gelişiminiz o kadar hızlı oluyor. Evet, beyin gelişimi her yaşta devam eder ve asla durmaz.

Haberin Devamı

Dr. Sevda Sarıkaya: Unutan herkes alzheimer  olduğunu sanıyor,  öyle bir şey yok

Dr. Sevda Sarıkaya

Haberin Devamı

‘Hafıza sadece ezberlemek değildir’

* Hafızaya eskisi gibi ihtiyaç var mı? Her şeyi Google’a sorabiliyoruz.
Hafızaya hep ihtiyaç var. Sadece artık akılda tutmamız gereken bilgilerin türü değişti, seçici olmalıyız. Teknolojik bir gelişme olduğunda öğrenmek zorundayız. Sürekli yeni teknolojik cihazlar çıkıyor. Onları kullanmak da bir beceri, onun için de hafızaya ihtiyacımız var. Hafıza sadece ezberlemek değildir. Kavramları öğrendikten sonra prosedürel bellek işin içine girecektir. Ama hiçbir şey yapmadan oturursanız nöronlarınız da sizi birer birer terk eder.

* Teknoloji hafızamızı nasıl etkiliyor peki?
Bilgisayarda iş yapmak ayrı, bilgisayarda işinizi yaparken bir anda Twitter’a takılıp saatlerce yaptığınız işe dönememek, odağı kaybetmek ayrı. Kendimize sınırlar koymalıyız. Dozunu kaçırırsak odaklanma problemi bir süre sonra öğrenmeyi bozmaya, sonra unutkanlığa dönüşür. Hafızanızı kendi elinizle darma duman ediyorsunuz. Belirli aralıklarla sosyal medya detoksu yapmak gerek.

* Hafızamızı güçlü tutmak için neler yapabiliriz?
Temel prensibiniz günlük rutininizin dışında aktiviteler seçmek olabilir. Kitap okumayı seviyorsanız okuma gruplarına katılın, okuduklarınızı konuşun. Sadece kitap okumaktan çok daha faydalı. Çünkü başkalarının fikirlerine de maruz kalıyorsunuz. Yeni nöronal ağlar geliştiriyorsunuz. En güzeli yeni bir hobi edinmek, öğrenmeye açık olmak, merak
duygusunu hep aktif tutmak...

Haberin Devamı

Dr. Sevda Sarıkaya: Unutan herkes alzheimer  olduğunu sanıyor,  öyle bir şey yok

Vitamini besinlerden alın

* Alzheimer’dan korunmak için uzun süreli hafızayı mı geliştirmek gerekiyor?
The Lancet’in 2020’de yayımladığı makalede demansların henüz oluşmadan yüzde 40’ının önlenebileceğinden bahsediliyor. Kabaca dört başlık altında toplarsam alzheimer-beslenme ilişkisi kuvvetli olduğu için ilki beslenme biçimimiz. Yüksek karbonhidrat-yağ içerikli beslenme beyne toksik maddelerin geçişini engelleyen kan-beyin bariyerini bozuyor. Vücudumuzda böyle bir bariyere sahip tek organımız beynimiz ve bu bozulduğunda beyne toksik madde geçiyor. Toksik maddeler de ‘beta amiloid’ plakları
ve ‘tau’ yumaklarının oluşmasını kolaylaştıran inflamasyonu tetikliyor.

* Nasıl beslenmeliyiz peki?
Demanslardan koruyucu olan Akdeniz tipi beslenmede bol yeşil sebze, meyve, et olarak balık, yağ olarak zeytinyağı, kuru baklagiller, fındık, fıstık, ceviz gibi tohumlar var. Ayrıca antioksidan içerikten zengin beslenmek de önemli. Besinlerden vitamin almak önemli. Doktorunuz tavsiye etmedikçe ağızdan vitamin kullanmayın. Hareket ve egzersiz devamlılığı için haftada en az 3-4 defa düzenli yapılan yürüyüşler bile yeterli. Üçüncüsü de zihin egzersizleri.

* Nasıl egzersizler bunlar?
Yeni bir şeyler öğrenin... Ne olduğu önemli değil, sizin için yeni olsun. Bu yeni bir hobi, kurs, enstrüman, bir dil olabilir.
Lütfen yaşa takılmayın. Hatta yaş ilerledikçe öğrenme materyallerinizi arttırın. Dördüncüsü de sosyalleşme.

Haberle ilgili daha fazlası: