GeriHürriyet Pazar Bir engellinin evini su basarsa...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir engellinin evini su basarsa...

Bir engellinin evini su basarsa...
Abone Olgoogle-news

Selde mahsur kalanları duyunca aklıma geldi. Bahçe katındayız. Pencerelerde parmaklık var. Ne içeriden ne de dışarıdan açılıyor. (Harun Sarıkaya yazdı)

Nasrettin Hoca’nın herkes tarafından bilinen bir lafıdır. Ama bindiğimiz dalı öyle bir kesmiş ve düşmüşüz ki haberimiz bile yok hiçbir şeyden.
Son günlerde artan yağışlar sebebiyle oluşan su baskınlarında mahsur kalan insan haberleriyle dolu haber programları. Meteoroloji dikkatli olmamız konusunda ha bire uyarı yapıyor da ne yapacağız bilen yok.
Evdekilere sordum, “Ne yaparız, bir fikri olan var mı?” diye. Baktık ki oturduğumuz evde kendimizi ölüme mahkûm etmişiz.
Bedensel engel varsa...
Bitişik binalarda oturuyoruz. Ben çocukken bitişik binaların çatılarından birbirlerine geçilirdi. Fakat hırsızlık korkusuyla her yeri demir parmaklık ya da benzer engellerle
kapatmışız.
Oturduğumuz dairenin bahçe katı olması nedeniyle pencerelerde parmaklık var. Ne içeriden ne de dışarıdan açılıyor. Dairenin hiçbir şekilde ikinci bir çıkışı yok.
Mahalleyi gözümün önüne getirdim, bizimki gibi çok ev var. İstanbul’un çoğu yerinde de böyledir, sadece balkon kapılarını açabilirsiniz acil bir durumda.
Diyelim ki bir afet yaşadık, atlattık ve hayattayız. Benim gibi sadece gözünüz görmüyorsa bir sese doğru gitme, sürünme ya da elinizden tutulursa tırmanma ihtimaliniz az da olsa var. Ama bedensel engeliniz varsa veya işitmiyorsanız durum daha zor. Zihinsel bir engelden bahsetmiyorum bile. Kurtulmanız ancak mahsur kaldığınızı bilen birileri
varsa mümkün.
Bütün çıkışlar kilitli!
İstediğiniz kadar temiz su, doğal gıda, bol oksijenle sportif bir hayat sürmeye gayret edin. Yaşadığımız barınak bir acil durumda çıkabilecek bir yer değilse hepsi boşa. Mesela bizim yan binada yangın merdiveni var. Ama hırsız korkusuyla bütün çıkışlar kilitlenmiş. “Herkese anahtarını verdik” diyorlar. Güldüm. “Peki şu an nerede?” diye sordum komşuma, yatak odasındaki çekmecede duruyormuş. Haklı. Hangimiz böyle bir anahtarı boynumuza takıp yaşarız ki?

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle