‘KUR’LU TURİZM İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?

Güncelleme Tarihi:

‘KUR’LU TURİZM İYİ Mİ KÖTÜ MÜ
Oluşturulma Tarihi: Kasım 08, 2021 09:47

Küresel ekonomide yaşanan finansal gelişmeler ve krizler, ülkemizi, özellikle de hizmet sektörünü derinden etkilemekte.

Haberin Devamı

Dünyadaki bu yapı, ülkemizde varlığını özellikle 80’li yıllardan itibaren daha yoğun hissettirdi ve hissettirmeye devam ediyor. Bu finansal yapının getirisi olan döviz kurlarındaki değişkenlik, girdi maliyetlerini de etkiliyor. Bu bakımdan turizmde fiyatlama ve rekabet gücü gibi birçok faktör sebebiyle değişimler yakından takip edilmeli.
***
Döviz kuru yükseldiğinde herkesin aklına haliyle turist sayısında gerçekleşecek artış geliyor. İngiltere’nin yayınladığı raporda Türkiye şu an en ucuz tatil yapılacaklar listesinin başında. Elbette turisti oldukça cezbedecek bu gidişat. Öyle ki yıllık turizm istatistiklerine baktığımızda da döviz kurunda artış gözlenen yıllarda turist sayısında da artış olduğu görülüyor. Çünkü turistler haklı olarak, kendi paralarının daha değerli olduğu ülkelerde daha az masrafla daha kaliteli seyahati tercih ediyor. Hepimiz şu an içimizden geçiriyoruzdur, Avrupalı olup Türkiye’de turist olma lüksünü… Ne yalan söyleyeyim, ben dahi geçiriyorum… Ancak işin bir de ülke için soğuk yüzüne bakalım. Nicelik evet önemli fakat ülke nitelikli turisti de çekebiliyor mu? Harcadığı döviz oranındaki artış/azalış turist sayısındaki gibi olabilir mi? Ne yazık ki değil… Sonuçlar turizm geliri açısından incelenip doğru okunursa ülkemiz için tatmin edici bir turizm geliri artışına sebep olmadığı, aksine turist sayısı artsa bile turizm gelirlerinin döviz bazlı azaldığı görülebilir. Özellikle 2014-2017 yılları arasındaki turizm geliri ve döviz kuru değişim oranlarını incelerseniz bu değişimin negatif etkisini hemen fark edeceksiniz.
***
ANTALYA REKOR KIRDI
Can sıkıcı rakamları bir kenara bırakıp (sıkılsak da sonuçlarından kaçamayacağız), biraz da güzel gelişmelere bakalım. Geçtiğimiz günlerde 2021 yılı turizm istatistiklerinin 3. çeyrek rakamları da açıklandı. Geçen yıla oranla yüzde 181 artışla beklediğimiz gibi bir rekor elde ettik. 2020 yılının enkazlarını ortadan kaldırabilmek adına büyük bir teselli oldu. Rakamlarda en dikkat çeken nokta ise kişi başı ortalama harcamanın artmış olması. Ancak rakamlar incelendiğinde gecelik harcamanın son çeyrekte diğer aylar ve 2020 yılı verilerine oranla daha yükselmiş olduğu dikkat çekici bir başka nokta. Veriler dikkatle okunmalı ve yorumlanmalı. Aksi halde stratejik hataların bu kadar kırılgan bir dönemde geri dönüşü olmaz.
***
Hatırlarsınız belki haziran ayının başında Antalya için “8 milyon hedef zor değil” demiştim. İlk 3 çeyrekte Antalya 7 milyon küsur turist sayısıyla tekrar kendi rekorunu kırarak beklentiyi karşıladı. Antalya bu süreci başarıyla tamamladı. Ekim-kasım-aralık ayı verilerinin aynı istikrarla mevcut hedefi aşacağını düşünüyorum. Geçen yıl çok kayıp verdik, çok yaprak döktük.
***
Şimdi 2022’de hedef; 2019 rekoruna ulaşmak. Tekrar söylüyorum, bu da bir hayal değil. 12 aya yayılan stratejilerle kişi başı ortalama/gecelik harcama rakamları arttırılarak hem nicelik olarak hem de niteliksel zirve hedeflenebilir. Daha iyi sonuç istiyorsak, daha iyisini yapalım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!