Tolga Tanış

Zarrab’ı kim TC vatandaşı yaptı

4 Haziran 2016
EĞER 22 Mart sabahı türlü uğraşlarla Reza Zarrab’ın hapishane fotoğrafını aldığım gün, biri bana bugün yaşananların olacağını söylese, ‘Yok artık’ derdim. Halbuki perşembe günü Zarrab’ın New York’taki kefalet duruşmasını takip ederken ben şunu gördüm.

“Bu davada dile getirilen konuların çözüme kavuşturulmasının bildiğim en iyi yolu, hızlı ve kamuoyu önünde jürili bir yargılama yapılması” diyen... Ve savcılığın Zarrab’ı anlaşmaya ikna etme koşulları oluşturmasına yardım etmeyeceği belli olan, davayla ilgili kamburu bulunan bir yargıç.

 

Zarrab’ın kefaletle salıverilmesine güçlü bir şekilde itiraz ederken, “ABD ulusal güvenliğine risk” saydığı Zarrab’ı müttefik ülkenin lideriyle ilişkilendirmekten dahi kaçınmayan... Ancak bu kadar ciddi bir iddiadan sonra 2.5 saat süren duruşmanın hiçbir bölümüne katılma zahmetine katlanmayan bir başsavcı.

 

Tıpkı mahkemeye akredite gazetecilere ayrılan yerdeki kalabalık Amerikalı muhabirlerin stresini yaşayan yargıç gibi “Bitse de gitsek” gibi davranan, bezgin bir başsavcı yardımcısı.

 

Ve mahkeme salonunda Zarrab’ın kulağına eğilip simültane çeviri yapan tercümanı bile yorgun düşürecek kadar çok konuşan bir avukat.

 

Yazının Devamını Oku

Türk-ABD ilişkilerinde Zarrab gölgesi

28 Mayıs 2016
BAZI şeyler artık netleşti.

Bir defa Reza Zarrab’ın 19 Mart’ta Miami’de yakalanmasıyla başlayan süreçte işin göbeğinde Türkiye olduğu anlaşıldı. Ancak en önemlisi... Zarrab’ın avukatı Benjamin Brafman’ın 18 Mayıs’ta mahkemeye sunduğu Zarrab için kefalet başvurusuna New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara’nın tam bir hafta sonra 25 Mayıs’ta verdiği yazılı cevap, başka bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Bharara, dilekçesinde doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da adını geçirdi.

 

*

 

BU konunun nereye uzanacağını şimdilik bilmiyoruz. Ancak ABD’li bir savcının, Amerika’nın ulusal güvenliğini tehdit ettiğini öne sürdüğü bir zanlıyı Amerika’nın müttefiki bir ülkenin lideri ile bir şekilde ilişkilendiren bir iddia ortaya atması, Türk-Amerikan ilişkilerinde tarihte örneği yaşanmış bir durum değil.

 

Bharara, dilekçesinin 18’inci sayfasında Zarrab için diyor ki: “NIOC (Ulusal İran Petrol Şirketi) gibi İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu’nun (İDMO) kontrolündeki şirketlere nakliye ve petrol ticareti hizmeti vererek İDMO’nun silah geliştirme ve terörizmi destekleme faaliyetlerine finansman sağlaması için milyonlarca dolar kazanmasına yardım etti. Zarrab’ın eylemleri, ABD’nin huzur ve güvenliğini gerçek anlamda riske attı.”

 

Yazının Devamını Oku

Zarrab davasının yargıcı Berman

21 Mayıs 2016
GEÇEN hafta Zarrab davasına bakan Yargıç Richard Berman’ın 2014’te İstanbul’da katıldığı bir sempozyumdan bahsetmiştim.

Ve bu toplantı ekseninde, New York’taki ilk duruşmada yargıç ile Zarrab’ın avukatı Benjamin Brafman arasında geçen konuşmaları aktarmıştım. Devam ediyoruz.

 

*

 

BU sempozyumun davanın üzerine bir gölge düşürmemesi için konudan ilk bahseden Berman olmuştu. Ve “Sempozyum, Birleşmiş Milletler Global Compact ile Amerikan hukuk bürosu DLA Piper’ın eskiden ortağı, İstanbul’un önde gelen bir hukuk bürosu tarafından sponsor edildi” demişti.

 

Birleşmiş Milletler sponsorluk iddiasını reddetti. Ve Birleşmiş Milletler Global Compact Sözcüsü Margaret Fenwick, etkinliğe sponsor olmadıklarını belirtip yazılı açıklamayla şöyle dedi:

 

Yazının Devamını Oku

Zarrab davası ve Gülenciler

14 Mayıs 2016
ÖNCE bir anlam verememiştim.

Çünkü Reza Zarrab’ın New York’ta mahkeme karşısına çıkarıldığı 27 Nisan’daki duruşmada Yargıç Richard Berman başta uzun bir açıklama yapma gereği duymuş... Ve bir kere İstanbul’da bulunduğundan bahsetmişti. Ancak mahkeme tarafından duruşmanın dökümü yayınlanınca durum anlaşıldı. İşin içinden yine bir Fethullah Gülen hikâyesi çıktı. Nasıl mı?

 

*

 

YARGIÇ Berman’ın İstanbul seyahatinin sebebi, 8-9 Mayıs 2014 tarihlerinde düzenlenen “Adalet ve Hukuk Devleti” başlıklı bir sempozyum. Berman sempozyumda “Bağımsız ve Etkin Yargı” konulu bir panelin moderatörü. Programına, katılımcılarına baktığınızda, hem ABD’den hem Avrupa’dan önemli hukukçuların olduğu, Four Seasons Bosphorus’ta düzenlenen üst düzey bir toplantı bu.

 

 

Berman, duruşmada bundan bahsedip “İstanbul’u harika bir şehir olarak buldum” diye giriyor söze. Sonra ABD’den Vermont Başsavcısı’nın da dahil olduğu 20 konuşmacının yer aldığı bu uluslararası sempozyumda moderatör olarak katıldığı panelin diğer konuşmacılarını sıralıyor. “Benim bu panele katılımım, Sayın Zarrab’ın âdil ve tarafsız bir yargılamaya tabi olacağının garantisi olarak, benim bu davaya âdil ve tarafsız bir biçimde başkanlık etmemi etkilemez” diyerek de meseleyi bağlıyor.

Yazının Devamını Oku

Yeni Başbakan İngilizce konuşmayacak

7 Mayıs 2016
İŞİN içerideki boyutu ön plandaydı elbette.

Başkanlık sistemi başta olmak üzere yönetim tarzı dahil pekçok görüş ayrılığı...

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la bu konularda yaşadıkları farklılıklar nedeniyle gitti.

 

Ancak asıl önemlisi...

 

Ayrılığın kökenine gelecek olursak...

 

Yazının Devamını Oku

Bir fiyasko olarak mülteci anlaşması

1 Mayıs 2016
GEÇEN ay Avrupa Birliği ve Türkiye arasında varılan mülteci anlaşmasından bahsediyorum.

Fiyasko tanımı da, ABD’nin en önemli göç uzmanlarından Elizabeth Ferris’e ait.

 

Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Ferris, Brookings Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kemal Kirişci ile ortak bir kitap yazdı: Kaosun sonuçları. Suriye’deki iç savaşın yarattığı insani kriz ve mülteci sorununu ele alan çok kapsamlı bir çalışma. Kitabın Brookings’teki tanıtımının ardından Ferris ve Kirişci ile oturduk, Türkiye bağlamında Suriyeli mültecileri konuştuk. 10 maddede hikâyeyi aktarmaya çalışacağım.

 

1- AB’yle mülteci anlaşmasını hukuken nasıl tanımlamalı?

Ferris: Bir fiyasko. Çünkü uluslararası mülteci hukukuna göre mültecilere karşı sorumluluklarınız var, bu insanları geri gönderemezsiniz. Evet, bu politik bir mesele. Almanya’nın mülteci sayısını azaltması gerek, Türkiye’nin de ihtiyacı olan bazı şeyler var. Ama yasal perspektiften çok kötü. Hukuk ihlal ediliyor.

 

2- İhlalin sonuçları var mı?

Yazının Devamını Oku

Zarrab takas havuzuna girecek

23 Nisan 2016
DOLAŞTIRIYORLAR.

Uçakla götürmüyorlar.

 

Onun yerine Miami’den New York’a nakletmek için otobüslerle, yol üstündeki, hatta bazen yolun dışındaki Amerikan federal hapishanelerini teker teker gezdirip epey bir hırpalıyorlar.

 

Geçen ay tutuklanan Reza Zarrab’ın üzerinde müthiş bir psikolojik baskı bu.

 

New York’taki Metropolitan federal hapishanesine geldiğinde pestili çıkmış olacak.

 

Yazının Devamını Oku

Talabani, CHP ve TÜSİAD

16 Nisan 2016
BU hafta Washington’a gelen üç heyet...

Üçünün de ajandası farklıydı.

 

Üçünde de farklı profiller vardı.

 

Ama üçünün kentte yaptıkları görüşmeleri bir araya getirdiğinizde, çıkan tablo yabancıların Washington’dan ne beklediğini üç aşağı beş yukarı özetliyordu:

 

1) Irak Kürdistanı’ndan Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani geldi. Ekonomik yardım istedi. Para.

 

Yazının Devamını Oku