Vaatleri not ediyoruz…

Güncelleme Tarihi:

Vaatleri not ediyoruz…
Oluşturulma Tarihi: Şubat 07, 2024 00:20

HÜRRİYET Editör Masası’nda yılın ilk konuğu Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Ali Bahar oldu. Bahar, ATSO ve OSB bünyesinde yürütülen çalışmaları, kent sorunlarının çözümü için atılması gereken adımları ve proje önerilerini anlattı. Bahar, yerel seçim sürecini de yakından izlediklerini belirterek başkan adayları tarafından verilen vaatleri tek tek not ettiklerinin altını çizdi.

Haberin Devamı

İşte, ATSO, OSB Başkanı Bahar’ın Hürriyet’e verdiği özel röportajın detayları:

MEHMET ŞİMŞEK’E GÜVEN DUYULUYOR

-Merkez Bankası’nda yaşanan değişimle başlayalım. Sizce piyasalar bu değişimi nasıl karşıladı?

Piyasalar biraz şaşırdı fakat görev değişikliğinin nedeni çok net anlatılınca süreç hızla toparlandı. Merkez Başkanı Fatih Karahan’ın son derece liyakatli bir isim olmasının da elbette büyük etkisi var. Bu tercih mevcut politikanın devam edeceğini de gösterdi. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e duyulan güvenin de bu süreçte etkili olduğunu özellikle vurgulamamız gerekiyor.

‘PARAYI NEREDEN BULACAKSINIZ’ DEDİLER

-Görev süreniz içinde attığınız en etkili adımlardan biri de Korkuteli OSB projesi oldu. Bu proje ne aşamada?

Bu konuyu göreve gelir gelmez ele aldık. Zaten süreci çok iyi biliyor, takip ediyordum. Buranın kanunları gerçekten çok farklı. Burası mermer organize sanayi bölgesi olarak planlanmıştı. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken şunu gördüm; ihtisas OSB’ler çok iyi çalışmıyor. Ve 1 milyon 200 bin metrekare olan bu alanın karma OSB olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verdik. Aslında göreve gelmeden önce de bu konuda uyarılarda bulunmuştum ama dikkate alınmadım. Seçimi kazandıktan hemen sonra profesyonel bir ekiple bu alanı gündemimize aldık ve çalışmaya başladık. Devletimizin ilgili tüm kurumları bize yetkileri dahilindeki tüm desteği verdi. El birliği ile gücümüzü ortaya koyduk. 1 milyon 200 bin metrekarenin yarısı Hazine’den alınmıştı. Diğer yarısını da tarla sahiplerinden helallik alarak ve haklarını sonuna kadar teslim ederek satın aldık. Bize, ‘Parayı nereden bulacaksınız’ dediler ama biz yılmadık ve tapuları teslim aldık.

Haberin Devamı

-Tahsis aşaması tamamlandı mı?

Korkuteli’nde kuracağımız OSB o havzadaki tüm ilçelere dokunacak, kalkındıracak. Ve biz turizm ve tarım dışındaki kaslarımızı da geliştireceğiz.  Ayrıca burası çevre dostu, yeşil enerji üreten, karbon ayak izi hesaplanabilen yeni nesil bir organize sanayi bölgesi olacak. Antalya vizyonuna da zaten bu yakışır. Evet, tahsis aşaması bitti. İhaleler yapılmaya başlanacak. Alt yapısı hazırlanacak. Parselasyon çalışması da bitti. 2025 itibariyle fabrikalarımızın temellerini atacağız.

Haberin Devamı

Vaatleri not ediyoruz…

ANTALYA BAŞKENT OLMALI

-ATSO’nun sağlık turizmini öncelikli gündemine aldığını görüyoruz. Bu yaklaşım şehre ne katacak?

Bu konuda çok vizyoner bir dokunuş yapıyoruz. Antalya sağlık turizmiyle öne çıkmalı. Neden? Sağlık nedeni ile ülkemize gelen turist sayısı 1.4 milyon. Bu misafirlerin toplam harcama tutarı ise 2.3 milyar dolar. Yani kişi başı bin 600 dolar harcama yapılıyor. Deniz, kum, güneş sattığımızda bizi tercih eden misafirin kişi başı harcaması 950 dolar. Sağlık turizminin katma değeri çok net ortada. İşte biz de bu bakış açısıyla Almanya, Rusya, Fransa, Slovakya ve İsveç’ten müşteri sağlayıcı şirketleri getiriyoruz. Çok teknik bir çalışma bu. Ve bu ilk defa yapılıyor. Bu buluşmaya ilgili bakanlıklarımızı da davet ettik. Bu buluşmaları rutin olarak devam ettirmek istiyoruz. Amacımız Antalya’yı sağlık turizminde başkent haline getirmek.

Haberin Devamı

-Türkiye için turizm çok önemli bir başlık. Sizce 2024 turizm sezonu nasıl geçecek?

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Antalya’da 16 milyon turist ağırladık. 2024 yılında geçen yıldan çok daha iyi geçmesini bekliyoruz. Elbette ortaya çıkan bazı sorunlar hedefleri etkiliyor. Mesela günübirlik ev konusu. Sorunun çözümü için yasa çalışması yapıldı. Bu gelişme memnuniyet verici. Kanun gerektiği gibi uygulanabilirse sorun çözülür. Kayıt dışı ile mücadele her zaman gündemimiz içinde olmalı.

ASIL SORUN PLANSIZ BÜYÜME

-Antalya’da her sektörü rahatsız eden bir sorun var; ruhsatsız işletmeler. Sorunun çözümü için atılan adımlar neden yetersiz kalıyor?

Bu sorun yeni değil ki. 20-30 yıldır kar topu gibi büyüyen bir sorundan bahsediyoruz. Bu sorunu sadece denetim yaparak çözemeyiz. Ancak doğru projelerle sorunun temeline inip çözüm bulabiliriz. Bakın, ben meslek komitelerimizin tamamıyla istişare halindeyim. Tüm sektörlerde kayıt dışı var. Sorunun temelinde ise hızlı ve plansız büyüme var. Bunun çözümü de yerel yönetimlerde. 1 Nisan’dan sonra bu konuyu daha detaylı biçimde ele alacağız.

Haberin Devamı

PARK ALTINA OTOPARK YAPALIM

-Antalya’da 7’den 70’e herkesin gündeminde olan trafik sorunu için ne diyeceksiniz?

Bu kentte trafik sorunu içinden çıkılmaz bir hale geldi. Antalya OSB’de 25 bin kişi çalışıyor. Trafik sorunundan dolayı sürekli kadın istihdamını kaybediyoruz. Yollarımız araba ismini koyduğumuz tenekelerle dolu. Artık otoparkların yerin altına alınması şart. Bu konuda yasal düzenlemeler gerekiyor. Parkların altını kazıp otoparklar yapmalıyız. Vizyoner Antalya diyorsak bunları konuşmalıyız.

MAHALLELER DÖNÜŞMELİ

-Kentsel dönüşüm de bu işin diğer bir ayağı sanırım.

Elbette. Kentsel dönüşüm konusu çok önemli. Gidin Varlık Mahallesi’ne bakın. Bir binanın yenilenmesine kentsel dönüşüm diyorsak bu kente dünya şehri falan demeyelim. Kentsel dönüşüm ada bazında yapılmalı deniyor. Hayır. Kentsel dönüşüm mahalle bazında yapılmalı. Biz 1 Nisan’da bunları konuşacağız. Elimizde projeler var. Şehir boşaltılmalı, yapılaşma yayılmalı. Altıntaş gibi bir facia bir daha bu şehrin gündemine girmemeli. Kırcami’ye de böyle yaklaşılırsa şehrin altına dinamit koymuş oluruz.

Haberin Devamı

AYNI HATALARI YAPIYORUZ

-Kentsel dönüşüm sürecinde iş yerlerinin durumu nasıl planlanmalı?

Antalya gibi bir kentte toplu iş yerlerinin olmamasını kabullenemiyorum. Konutların altında dükkânların olmasının depremde bize ne tür zararlar verdiğini acı biçimde deneyimledik. 100’üncü Yıl’a, Güllük’e bakın. Hadi bu alanlar eski yerleşim yerleri. Biz Altıntaş’ta da aynı hatayı yapıyoruz. Konutun yeri başka, işyerinin yeri başka olmalı. Biz bunu yapmazsak kentin geleceğini ipotek altına alırız.

-Dile getirdiğiniz bu sorunları ve çözüm önerilerini sizi ziyaret eden başkan adaylarına anlatıyor musunuz?

Bizim kapımız herkese açık. Sorunları söylüyor, çözüm önerilerini paylaşıyoruz. Hatta bu seçimde başka bir şey daha yaptık. Özel bir birim kurduk, başkan adaylarının tüm projelerini takip ediyoruz. Kim ne proje açıkladıysa o projenin takipçisi olacağız. Kim ne söylüyorsa yapacak, yapmıyorsa biz onu takip edeceğiz. Adaylara mesajımız şu; vaat ettiğiniz şeylere dikkat edin çünkü biz o vaatleri seçimden hemen sonra önünüze getireceğiz.

-ATSO’nun böyle bir görevi var mı?

Niye olmasın. ATSO’yu tüm kurumların birleştiricisi olarak görüyoruz. Onlara proje üreten, asist yapan olarak görüyoruz. ATSO bu kentin her şeyi hakkında konuşur, fikir üretir. Her şeyini sorgular, takip eder.

EVRENSEL ŞEHİR BÖYLE Mİ OLUR?

-Kent estetiği konusunda da kaygılarınız var mı?

Çıkın sokakları gezin. Tabela, şemsiye kirliliğini, kaldırım işgallerini göreceksiniz. Bu konular göreve gelen başkanların gündeminde olmalı. Vizyoner, evrensel şehir böyle mi olur Allah aşkına? Bu kaygıları duyacağız, çözüm üreteceğiz. Bunu yaparken elbette esnafımıza zarar verilmemeli. Örnek caddeler oluşturulmalı. Cadde o kadar güzel olmalı ki dönüşümü esnafın kendisi talep etmeli. Antalya böyle bir anlayışı hak ediyor.

-Kentin farklı noktalarında gözlemler yapıyor musunuz?

Elbette. En son Karaalioğlu Parkı’na gittim, çok üzüldüm. Her yer beton, ciddi çöp sorunu var. Bir de sözde yöresel ürün fuarları dikkatimi çekiyor. Bu fuarlarda satılan ürünlerin ne olduğu belli değil. Hijyen sorunu da cabası. Siz Antalya esnafının satacağı ürünü şehir dışından oraya getirip sattırırsanız esnafın damarlarını tıkarsınız. Afişler yerlerde, çiviler yerlere saçılmış adam dolma satıyor. Bu anlayışa tüm ilçelerde son verilmeli.

YETKİLİLERLE BİZZAT GÖRÜŞTÜM

-Ulaşım denince akla hemen ‘hızlı tren’ ve liman konusu geliyor. Siz de bu konuyu çok önemsiyorsunuz sanırım.

Kesinlikle öyle. Antalya havayolu ile en kolay ulaşılabilen şehir. Fakat deniz yolu çok kötü. Liman konusunda da büyük şikâyetlerimiz var. Sanayicimiz İzmir ve Mersin Limanı’na gitmek zorunda kalıyor. Bu konuyu hem Cumhurbaşkanı Yardımcımıza hem de Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’a ilettim. Aynı şekilde hızlı tren konusunu da görüştük.

-Sonuç alabildiniz mi?

Hızlı treninin tüm planlamaları hazır. Buna rağmen planlama 2028 yılı için yapılmış. Biz bu sürecin 2026’ya alınmasını istiyoruz. Seçimden hemen sonra bu konuda etkili bir kamuoyu oluşturacağız. Antalya’da artık raylı sistem, metro, çevre yolları, otoyollar ve kıyı yolları konusunda kalıcı çalışmalar yapılmalı.

EXPO’YA ÇADIR KURARIM

-EXPO alanının nasıl değerlendirileceği konusunu da sık sık gündeme taşıyorsunuz. Bu alanla ilgili net bir sonuç ortaya çıktı mı?

EXPO hakkında ciddi ciddi konuşma zamanı geldi. Gerekirse EXPO’ya gidelim 2 gün içinden çıkmayalım. Ben orada çadır kurup yatmaya bile razıyım. Çünkü doğru, uygulanabilir fikirler üretmeliyiz. Bakın orada raylı sistem var. Orayı değerlendirmek zorundayız. Bugüne kadar yeterince demlendi. Artık çayı içme zamanı geldi. Geç kalırsak çayın acısı çıkacak.

-İş dünyasının ara elaman sorunu nasıl çözülecek?

Türkiye’nin en çok övündüğü şey genç nesil. Çünkü en önemli kaslarımızdan biri bu. Bunu bildiğimiz için ‘OSB Teknik Koleji’ni Türkiye’ye kazandırdık. Biz bunu yaptığımızda birileri çıkıp, ‘Kendilerini gösteriyorlar’ dedi. Çünkü bakış açısı sığ ve maksatlıydı. Oysa biz talep edilenin niteliğini artırdık. Gidin esnafı gezin tornacı, kaportacı nitelikli elaman bulamıyor. Firmalar nitelikli eleman olmadığı için yarı kapasite çalışıyor. Sorunun çözümü OSB Teknik Koleji gibi okulların sayısını artırmaktan geçiyor.

-Sanırım bölgede kreş hizmeti de veriyorsunuz.

Evet. 95 kişilik kreş yaptık ama o kadar yoğun bir ilgi var ki kapasitemizi 130 öğrenciye çıkarıyoruz. Ayrıca ekolojik kreş yapacağız. Bu kreşimiz seraların içinde olacak, çocuklarımız toprakla buluşacak. Yine yakın zamanda meslek edindirme merkezi açmayı planlıyoruz. Bu merkezle 35-40 yaşındaki insanlarımızı da iş dünyasına kazandıracağız.

SORUNUN GÖZÜNE İNDİK

-İlçelere yönelik ziyaretleriniz devam ediyor mu?

Hem de tam gaz. Göreve geldiğimizde ‘ATSO para almaktan başka ne iş yapar’ ön yargısı ile karşı karşıya kaldık. Biz de ‘İlçelerden başlayıp 35 bin kişiye dokunacağız’ dedik. Korkuteli’nde toplantılarımızı yaptık. Elmalı’da da temaslarda bulunduk hatta oraya eğitim ve sağlık birimi yapıyoruz. Akseki, İbradı, Gündoğmuş’a gittik, sorunları dinledik. İnanın ilçelerin sorunları Antalya’da hiç konuşulmuyor. Biz sorunun gözüne iniyor ve bu sorunları şehre anlatıyoruz.

-Kırkgöz Sanayi Sitesi hakkında çokça paylaşım yaptınız. Oradaki sorunlar çok mu büyük?

Bakın burada 4-5 bin kişi çalışıyor. Gidin bir gezin orayı. Altyapısı yok, üstyapısı yok. Kaldırım, çöp problemi almış başını gitmiş. Yol bile yok, her yer çukur. Elektriği veremli değil. Biz istiyoruz ki sanayi sitelerimizin tamamını OSB gibi 5 yıldızlı hale getirelim. Bunu da yapacağız. 

Vaatleri not ediyoruz…

İLKLERİ BAŞARIYORUZ

-Sürdürülebilirlik konusunda da hassasiyetiniz var.

Bu konuda tüm kurumlar hassas olmalı. Biz hem ATSO hem de OSB’de bu konuya öncelik veriyoruz. OSB’de Türkiye’de bir ilki başardık ve su yönetimi konusunda belgemizi aldık. OSB’de atık suyu yönettiğimiz gibi yağmur suyunu da yönetmeye başlayacağız. Çünkü biz ilklerin OSB’siyiz.

AĞAÇLAR KESİLMİYOR

-Güneş enerjisinin verimli kullanımını da önemsiyorsunuz. Çatılara özgürlük projesi ne aşamada?

Antalya OSB’deki fabrika çatılarına kurulan GES’lerin sayısı 70’e, ürettikleri elektrik ise 59 milyon kilovatsaate yükseldi. ATSO olarak, haziran ayında tamamlanan GES Projesi ile 6 ayda 124 ton karbondioksit salınımını engelledik, 398 adet ağacın kesilmesinin önüne geçtik. Böylece elektrik tüketimi kaynaklı oluşan sera gazı emisyonumuzu yüzde 40 azaltmış olduk. Türkiye’de kurulu elektrik gücünün yüzde 9,3’ü GES’lerden geliyor. Antalya olarak 262,2 megavat kurulu güç ile ülkemizde 9’uncu sıradayız. Yapacağımız çalışmalar ile önümüzdeki yıllarda ilk beşe gireceğimize inancımız sonsuz.

SEÇİM SONRASI KÖPRÜ OLACAĞIZ

-Yerel seçimlere çok az bir süre kaldı. Bu konuda kent adına bir mesajınız var mı?

Antalya’nın birçok sorunu kartopu gibi büyüyor. Eğer önlem alınmazsa bu sorunlar büyür ve tümör haline dönüşebilir. 1 Nisan’da başkanlar göreve başlar başlamaz ‘Küslük yok, birlik zamanı’ diyeceğiz. Antalya’nın en büyük lobi ve sivil toplum kuruluşu olarak tüm kurumlarımız arasında barış elçisi, proje köprüsü olacağız. Seçimler sonrasında Antalya’nın tüm sorunlarının çözüleceği bir dönemin başlamasını umut ediyorum.

BAKMADAN GEÇME!