Koş Aslı Abla koş

TRT’nin yayınladığı ‘Beyaz Gölge’ dizisi 80’lerde basketbol sevgisini, ‘potasız yurdum’un dört bir yanına yaymıştır.

Haberin Devamı

Çemberlerimizi elektrik direklerine asar ve genelde de tek pota maçlara mecbur kalırdık...

Televizyon izleyen biri, dizi başladığında hemen pencereye veya balkona çıkıp, “Beyaz Gölge başladııııı” diye bağırıp, sokaktaki herkesi haberdar ederdi.

Ve o anda futbol oynayan biz çocuklar, saniyesinde maçı bırakıp eve koşardık.

Tüm sevdiğimiz diziler, kovboy ve çizgi filmler de böyle anons edilirdi, Ankara Mamak Dostlar Mahallesi’nde...

TRT’nin bir de ‘Altın Kız’ diye bir dizisi vardı.

Bir sezonluktu ama o da atletizme katkı sunmuştur.

Haberin Devamı

Bizim altın kızımız ise, Semra Aksu’ydu. Çocukluğumda o kadar meşhurdu ki ben onu Olimpiyat, Dünya veya Avrupa şampiyonu falan sanırdım.

Sonra öğrendim ki en büyük başarısı, Balkan ve Akdeniz Oyunları ikinciliği ile Avrupa Şampiyonası finalistliğiymiş!

2000’lerin ‘Yeni Türkiye’sinde Süreyya Ayhan, Elvan Abeylegesse, Nevin Yanıt ve Aslı Çakır Alptekin Avrupa, Dünya ve Olimpiyat pistlerinde tarihi başarılara koşunca, Semra Aksu’nun esamesi okunmaz oldu.

Ancak boyunlarına ‘binibiyerde’ altınlar takılan, adları salonlara verilen, reklam yıldızı olan rekortmen atletlerin nefeslerini dopingle açtıklarını öğrendik.

CÜNEYT’E VE GAMZE’YE NE DİYECEKSİN?

BİZİ boş verdim de, Aslı Çakır, onun Olimpiyat şampiyonluğunu ağlayarak anlatan TRT spikeri Cüneyt Kıran’a ne diyecek?

Kıran, şampiyonluk kadar konuşulan o videosunu çoluğuna çocuğuna gösterebilir mi?

Haberin Devamı

Bence kendisi de izlemez bundan gayrı...

Peki Aslı Çakır, o gün attığı son deparı şampiyonlukla taçlandırabilecek olan ancak taktik gereği ikinciliğe rıza gösteren ve her şeye rağmen “Koş Aslı abla koş” diyerek, kendisine güç veren Gamze Bulut’a ne diyecek?

Gamze’ye bugün Olimpiyat altını verilse ne olur ki...

Londra 2012 görüntülerinden Aslı’yı silip Gamze’yi en önde gösterseler ve seremoniyi de bu şekilde yeniden montajlasalar, Gamze mutlu olur mu?

Şampiyonluk, kağıt üzerinde verilince değil, yaşanılınca tarifi olanaksızlaşan bir duygudur.

Yalnızca birinciyi tarihe ve paraya tahvil eden endüstriyel spor, onca denetim mekanizmasına karşın doping batağından kurtulamıyor.

Haberin Devamı

Ödüller büyüdükçe ‘madalya hırsızlığı’ da çoğalıyor.

Kabahatin büyüğü sporculardan çok, simsarlara dönüşen hocalar ve hakikatleri sümenaltı eden federasyonlarındır.

Unutmayalım ki bizim federasyonumuz Aslı’yı suçsuz bulmuştu!

Süreyya’lar, Aslı’lar da belki kurban edildi lakin en azından itirafta bulunup bu hayasız koşulara son verebilirlerdi.

DUVARDAKİ ASLI POSTERİ

GERİYE dönüp baktığımızda elimizde kalan tek altın kız yine ‘Eski Türkiye’den Semra Aksu. Ama ne yazık ki artık Balkan ikinciliğiyle tatmin olamayız.

“Biz büyüdük ve kirlendi dünya”.

Doping, hepimizin damarlarında.

Bundan böyle her şampiyonumuza sevinmek için biyolojik pasaportunun 10 yıl sonra vereceği ‘Temizdir’ raporunu bekleyeceğiz!

Haberin Devamı

Bize, okullarda yeteneğimize bakılmaksızın, her sporu yaptırarak sevdirmeye çalıştılar.

Kasa üzerinden son duamızı ederek atlardık! Boynumuzu kırmadan nasıl kurtulduk, düşündükçe bugün bile şaşarım.

Eninde sonunda beden eğitimi dersinden potalı basket atarak geçerdik.

Ancak ben bir çok spor dalını tek kanallı TRT’den izleyerek sevdim. Elbet ‘artistik patinaj’ yapmak için Ankara sokaklarındaki kar yeterli olmuyordu (!)

Bugünkü çocukların ise, bir çok olanağı var fakat onların da sadece spor değil, yaşam etiğine sahip idolleri yok.

Şimdi ne yapacak duvarında Aslı’nın posteri asılı olan genç atletler?

Yazarın Tüm Yazıları