Ay’a bak Tesla’yı gör

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı’ndaki konuşmasında “Milli Uzay Programı’nı dünyaya açıklıyorum ve diyorum ki gökyüzüne bak Ay’ı gör” demesiyle sırrı çözülmüştü Göbeklitepe’de ortaya çıkan ve bir anda kaybolan gizemli monolitin.

Haberin Devamı

Üzerinde Göktürk alfabesiyle ‘Gökyüzüne bak, Ay’ı gör’ yazan monolit Milli Uzay Programı için yapılmış bir viral tanıtım kampanyasının ürünüymüş meğer.

Şimdi program dahilinde uzaya gönderilecek Türk vatandaşına ne ad verileceği ve kimin gideceği tartışma konumuz.

Programa böyle güncel sanat göndermeli bir tanıtım yapılınca, sanatçılarımızın uzayla ilişkisini düşündüm.

Yeşilçam’ın komedi-macera türündeki uzay filmleri dışında ilk sanatsal çalışma, bildiğim kadarıyla Kutluğ Ataman’ın 2009 yılında çektiği ‘Aya Seyahat’. Kendi gerçekliğini kurgulayan ‘fake’ (yalancı) belgesel olarak çekilen filmde Ataman, 1957 yılında Erzincan’ın bir köyünde Ay’a gitmek isteyen bir grup insanın hikâyesini anlatmıştı...

MÜLTECİ KOZMONOT

Son yıllarda bence en etkili ‘uzay işi’ Halil Altındere’nin ‘Uzay Mültecisi’ (Space Refugee) isimli video çalışması. Sanatçının ilk kez 2016 yılında Berlin’de sergilenen bu videosu, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok önemli bienal ve sanat merkezlerinde gösterildi. 1987’de uzayda yedi gün geçiren ve 2012’de sığınmacı olarak İstanbul’a yerleşen Suriyeli ilk kozmonot Muhammed Ahmed Faris’in hikâyesinden yola çıkan video-sergi, “Dünyada hiç kimse mültecileri istemiyorsa onları Mars’a mı yollayalım?” sorusundan yola çıkarak mültecilerin Mars’ta yaşayacakları bir geleceği anlatıyor.

Ay’a bak Tesla’yı gör

Haberin Devamı

Halil Altındere’nin en son Pera Müzesi’nde açılan ‘Minyatür 2.0’ adlı karma sergide yer alan eseri de yine uzay temalıydı. 16. yüzyılda Tophane sırtlarındaki Osmanlı Rasathanesi’nden dönemin bilim insanlarının 21. yüzyıla bir bakışını anlatıyordu ‘Tesla to the Moon’ eseri.

Sanatçılarımızın ‘uzay’ çalışmalarına bakışı ve katkısı bu şekilde.

Bakalım ‘Milli Uzay Programı’ çağdaş sanatta nasıl yankı bulacak?

KÜLTÜR-SANATA 35 MİLYON TL DESTEK

KÜLTÜR-sanat alanında faaliyet gösteren en önemli sivil toplum kuruluşu, İstanbul Kültür Sanat Vakfı. 2022’de 50’nci yılını kutlamaya hazırlanan vakıf, pek çok kurum gibi pandemiden etkilendi.

Ay’a bak Tesla’yı gör

Haberin Devamı

Çalışmalarını izleyici, üye, kamu, özel sektör ve diğer STK’ların katkılarıyla yürüten İKSV, salgın koşullarında etkinliklerini sınırlı bir program dahilinde, sınırlı sayıda izleyicinin katılımıyla gerçekleştirebildi.

2020’DE 10 MİLYON ZARAR

Pandeminin İKSV’nin gelir-gider dengesindeki olumsuz etkisi nedeniyle vakıf, 2020 yılını 10 milyon TL’ye yakın bir zararla tamamladı.

İKSV’nin kurucu sponsoru Eczacıbaşı topluluğu, bu gelişmeler doğrultusunda İKSV’nin içinde bulunduğu finansal sıkıntının giderilmesi yolunda önemli bir adım atarak vakfa, önümüzdeki 3 yıla yayılacak ek bir maddi destek verme kararı aldı. Eczacıbaşı topluluğu, İKSV’ye toplam 35 milyon TL tutarında ek kaynak aktararak İKSV’nin mali yapısını güçlendirecek ve önümüzdeki yıllarda vakfın kültür-sanata katkılarını sürdürebilmesine olanak sağlayacak.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ALAN İLK KEDİ

SOKAĞA çıkma kısıtlamalarının insanlar kadar kedileri de etkilediği, bunalıma soktuğu haberleriyle karşılaşmışsınızdır. Sürekli bir evin içinde dip dibe olmaktan onlara da fenalık gelmiş. Bunun geçici bir durum olduğunu, birlikte yaşadıkları insan dostlarının salgın sonrasında kendilerini sokaklara atıp kolay kolay evlerine girmeyeceklerini, hayatın yakında normale döneceğini söyleyip Lewis’in hikâyesini anlatayım.

Haberin Devamı

Lewis, Connecticut’ta yaşayan, uzun siyah tüylü erkek bir kedi.

Ay’a bak Tesla’yı gör

Lewis’in yasalarla sürtüşmesi, Sunset Circle adı verilen sessiz sakin bir çıkmazda yaşayanlara durduk yere saldırmasıyla başlamış. Aniden ortaya çıkıp sokağa girenlere birden arkadan saldıran Lewis, pek çok kez şikâyet edilmiş, sahibi Cisero hâkim karşısına çıkmış. Hatta kurbanlardan biri Cisero’ya 5 bin dolarlık tazminat davası bile açmış. Bütün bunlar Lewis’i asla durdurmamış tabii. En son Avon satıcısı bir kadını arabasına kadar kovaladığı haberleri ulusal basında da çıkınca iyice şöhret olmuş. ‘Lewis’e Özgürlük’ yazılı tişörtler bir anda piyasayı kaplasa da bu şöhret ne yazık ki sahibine ve ona pek fayda sağlamamış. Mahkeme sahibi Cisero’nun serbest kalmasını Lewis’in uyutulması şartına bağlamış, ‘ağırlaştırılmış göz hapsi’ni tek şartla kabul etmişti. “Lewis bir daha asla sokağa çıkmayacak.” Evet, Lewis bir daha sokağa çıkamadan evin içinde hayatını geçirmeye mahkûm edildi.

Haberin Devamı

Sam Stall’in Mundi Kitap tarafından yayımlanan ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi’ kitabından aldım Lewis’in hikâyesini. Uzaydaki ilk kedi Felix’ten Stalingrad’da çarpışan Mourka’ya, sanat uğruna ölen Selime’ye kadar 100 ilginç kedinin hikâyesi var kitapta. Kedilerle sıkılmadan zaman geçirmenizi sağlayacak bir derleme.

Yazarın Tüm Yazıları