Erdinç Çelikkan

Üstü hızlı altı yavaş

11 Kasım 2010
ANKARA’nın batıya açılan yüzü olan Eskişehir Yolu’nda son yıllarda birbiri ardına devlet dairelerinin binaları yükselmeye başladı. Binaların tamamlanması insan yoğunluğunu, insan yoğunluğu da trafik sorununu beraberinde getirdi. Başkent’in yeni Bakanlıklar’ı olma yolunda hızla ilerleyen namı diğer Dumlupınar Bulvarı’nda bazı dairelerinin bina inşaatları ise hala devam ediyor.
Bürokratlar taşınıyor
Hal böyle olunca bugüne kadar Bakanlıklar’da görev yapan memur ve bürokratlar da önümüzdeki yıllarda Eskişehir Yolu’na akacak gibi görünüyor. Şimdi gelelim hızlı gelişen yolun üstünden, yolun altındaki bizim hiç görmediğimiz dünyaya. Eskişehir Yolu üzerindeki inşaatlarda hummalı çalışmalar sürüyor ancak, derinlerde yılan hikayesine dönen metro inşaatı hala tamamlanmayı bekliyor.
Keşke inşaat hızlansa
Yol üzerindeki bina, insan ve araç yoğunluğu gün geçtikçe artarken, herkes trafik sorununa çözüm olması beklenen Kızılay-Çayyolu metrosunun ne zaman tamamlanacağını merak ediyor. Keşke Eskişehir Yolu’nda araçlar yerine metro inşaatı biraz daha hızlı gitse...

90 yıla vefa

MECLİS, 90 yıllık tarihine “vefa” niteliğinde bir albüm hazırladı. Sanal ortama da taşınan ve okuyanı cumhuriyet tarihinin derinliklerine götüren albüm, dört cilt halinde yayınlandı. Türk siyasi hayatına damgasını vuran politikacıların hepsi TBMM Albümü’nde hak ettiği yerini aldı. 23 Nisan 1920’den günümüze kadar uzanan albümde kimler yok ki...
Geçmişin tanıkları
Albümde Birinci Meclis’ten başlayarak, günümüze kadar uzanan 90 yıllık tarihe tanıklık eden ve çoğu hafızamızdan silinen 11 bin 752 politikacının kısa özgeçmişi yer alıyor.
Türkiye’ye yön verenlerin kitaplaştığı “vefa” albümünün sayfalarını çevirdikçe siyasette iz bırakan isimleri buluyorsunuz. Sayfalarda adeta tarihin tanıklarıyla tek tek yüzleşiyorsunuz.
Tarihe saygı albümü
90 yılı bin 956 sayfaya sığdıran albümü hazırlayan Meclis’in bu çalışması tarihe gösterilen saygıyı da özetliyor. Ne demişler, “Geçmişini bilmeyen, geleceğini de kuramazmış.”

“Halkın Sesi” duyulmuyor

SAADET Partisi’nden sancılı bir süreç sonunda ayrılarak Halkın Sesi (HAS) Partisi’ni kuran Numan Kurtulmuş, internette halkın sesine kulak veremedi. Kendi adına açtığı Facebook ve Twitter hesabından parti çalışmalarını duyuran Numan Kurtulmuş’un yeni partisinin internet sayfası henüz oluşturulamadı.
Bu yüzden de Kurtulmuş, partisiyle ilgili programları, konuşmaları ve açıklamaları şimdilik Facebook ve Twitter üzerinden kamuoyuna duyuruyor. Günümüzde sanal dünyanın hızla geliştiğini düşünürsek HAS Parti’nin bu nedenle sınıfta kaldığını söyleyebiliriz. Bence, partileşme çalışmalarını hızla tamamlayan Kurtulmuş ve ekibinin HAS Parti’nin internetteki yüzünü de çok önceden açması gerekirdi.
Yazının Devamını Oku

Seçimden önce aydan dönecek

4 Kasım 2010
DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin ticaret hacmini arttırmak için Evliya Çelebi gibi dünyayı dolaşıyor.

Çağlayan, geçtiğimiz hafta da Türkiye-Azerbaycan-Nahçıvan İş Forumu için yola çıktı. Nahçıvan’da temaslarda bulunan Çağlayan, dönüş yolunda Hürriyet Muhabiri Zeynep Şafak’ın da bulunduğu bazı gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Aydan bile dönmüş olurum

Çağlayan, gökyüzündeki bu keyifli yolculuk sırasında eskiden uçak yolculuğundan kaçtığını esprili bir dille anlattı. Görev yaptığı süre boyunca yaptığı kilometrelerle aya gidip gelmesine az kaldığını söyleyen Çağlayan, şunları aktardı:

750 bin kilometre yaparım

Yazının Devamını Oku

“Kara tren” imajı geride kaldı

28 Ekim 2010
SON yıllarda hızlı tren projeleriyle atılıma geçen TCDD, sosyal anlamda da kabuk değiştiriyor. TCDD, kısa zaman önce kurduğu renkli halk oyunları ekibiyle “kara tren” imajını hafızalardan silmek için güzel bir adım attı. TCDD çalışanlarından oluşan halk oyunları grubu, ilk gösterisini TCDD’nin kuruluş yıldönümü nedeniyle geçtiğimiz günlerde Rixos Otel’de düzenlenen programda yaptı.
Rengârenk giysiler
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da bulunduğu etkinlikte görücüye çıkan halk oyunları ekibi, izleyenlerin takdirini kazandı. Böylece TCDD çalışanları da folklor ekibiyle sosyal başarılarına bir yenisi ekledi. Rengârenk yöresel giysileriyle boy gösteren halk oyunları grubu, TCDD’nin 2023 hedefinin önemli simgelerinden biri haline gelecek gibi görünüyor.

Twitter müdavimi

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, partisinde Twitter müdavimi vekillerin başını çekiyor.
Twitter’dan uzak kalamayan Ünüvar, bilgisayar başında olamadığı zamanlarda ise Blackberry’sinden tweet’liyor. Öyle ki Kenya’da temaslarda bulunan Ünüvar, oradan izlenimlerini de Twitter’dan paylaştı.
Kafeterya hızlı değil
Twitter üzerinden Meclis kafeteryasında yapılan patatesli gözlemeyi öven, teknoloji takipçisi vekil, garsonların hızını ise eleştirdi. Ünüvar’ın gündeme getirdiği Meclis kafeteryasındaki hizmet, internet kadar hızlı olsa ne güzel olurdu değil mi?

KORKU TÜNELİ
/images/100/0x0/55eb222ff018fbb8f8ad5e53
KIZILAY ile Çayyolu arasındaki tamamlanamayan metro hattında bulunan MTA istasyonu kaç zamandır yalnızca “alt geçit” olarak hizmet veriyor.
Trafik yoğunluğu nedeniyle “şehir içi otoban” görünümünde olan Eskişehir Yolu’nda karşıdan karşıya geçmek isteyen vatandaşlar, yoldaki alt ve üst geçitleri kullanıyor. Ancak, yarım kalan metro inşaatı gibi MTA istasyonundaki “korku tüneli” de yarım gün hizmet veriyor.
Önce cesaretini topla
Işıkları yanmayan ve bakımsızlıktan dökülen alt geçit, yalnızca gündüz saatlerinde kullanılabiliyor. Çünkü, geceleri karanlık nedeniyle “korku tüneline” dönüşen alt geçide girmek büyük cesaret gerektiriyor. Akşamları cesaret edip alt geçidi kullanmak isteyenler de cep telefonlarının ışığından faydalanıyor. Bazıları ise bundan dolayı tehlikeye aldırmadan araçların arasından karşıdan karşıya geçmek zorunda kalıyor. Sanırım alt geçide ışığı çok görenler için, ya trafik akşam saatlerinde duruyor, ya da kimse hava karardıktan sonra alt geçidi kullanmıyor.
“Aydınlatıcı” girişim
MTA alt geçidinin yanmayan aydınlatmalarına metro inşaatlarını üstlenen Ulaştırma Bakanlığı’nın el atması mı bekleniyor? Konuyla ilgili bürokratlar, “aydınlatıcı” bir girişimde bulunacak mı, bunu zamanla göreceğiz.
Yazının Devamını Oku

Kızılcahamam’da özlenen diyalog

21 Ekim 2010
AK Parti’nin Kızılcahamam Kampı’nda siyasi anlamda son derece olumlu gelişmeler yaşandı. Ankara’da iyice tırmanan AK Parti ile MHP arasındaki gerilimin aksine, Kızılcahamam’da “siyasi nezaketin” örneği verildi. MHP’li Kızılcahamam Belediye Başkanı Coşkun Ünal’ın AK Parti’ye yaptığı jestler kampa damgasını vurdu. Biliyorsunuz Ünal, kampın yapıldığı otele giden yol üzerine “İlçemize hoşgeldiniz Sayın Başbakanım” yazılı afişler astırmış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bu ince davranışa, belediyeyi ziyaret ederek karşılık vermişti.
Siyasetin güzel tarafı
Kızılcahamam’ın soğuğunda siyasette yaşanan bu sıcak hava, bana benzer bir olayı hatırlattı. MHP’li Mansur Yavaş da Beypazarı Belediye Başkanlığı döneminde ilçeye gelen Erdoğan’ı çiçeklerle karşılamıştı. Yavaş’ın jesti günlerce konuşulmuştu.
Siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakan Yavaş ve Ünal’ın bu davranışı diğer politikacılara da örnek olmalı.
İkisini kutlamak gerek
İki başkanı, bu özlenen sahneler nedeniyle kutlamak gerekiyor. Özetlersem bana göre iki olaydan şu sonuç çıkıyor: “Politik çekişmelere rağmen Ankara siyasetinde nezaket ve samimiyet önemlidir.”

Vekiller “nefes alacak”

MİLLETVEKİLLERİ, yıllardır şikayet konusu olan Meclis’teki küçük odalardan nihayet kurtuluyor. Meclis Başkanlığı, her vekilin hayalini süsleyen yeni bina projesi için çalışmalara hız verdi.
Konu geçtiğimiz günlerde yapılan Meclis Başkanlık Divanı toplantısında konuşuldu. Bu konuda hummalı bir çalışma sürdüren Meclis bürokratları, vekillerin çilesini bitirecek projeyle ilgili Başkanlık Divanı’na kap samlı bilgi verdi.
Sıkıntı yerine sevinç
Şimdiki dokuz metrekarelik dar odalarda konuklarını ağırlamakta zorlanan 521 milletvekili yeni yerlerinde rahat bir “nefes alacak.” 2013 yılında tamamlanması planlanan projeyle birlikte vekil odalarının büyüklüğü 39 metrekareye çıkacak.

Bürokratlar bütçe yorgunu

MECLİS’te 1 Kasım’da başlayacak 2011 bütçe maratonuyla ilgili çalışmalar en çok ekonomi bürokratlarını yordu. 18 Ekim’de Meclis’e sunulan 2011 bütçe tasarısı üzerinde uzun süre çalışan Maliye Bakanlığı, Hazine ve DPT bürokratları, 2011 bütçesi nedeniyle yorucu günler geçirdi.
Rakamlarla boğuştular
Ramazan’da sahura kadar bütçe üzerinde mesai harcayan bürokratlar, bütçedeki son rötuşları da geçtiğimiz hafta yaptı. Şimdi gözler ekonomi kurmaylarının rakamlarla boğuşarak ve bir o kadar yorularak hazırlığı 2011 bütçesinin görüşmelerine çevrildi.
Dengeler gözetilmeli
Acaba görüşmeler yine geçtiğimiz yıllardaki gibi hareketli geçecek mi? Ya da şöyle mi sormalıyım:
“Bürokratların ‘ekonomik dengeleri gözeterek’ hazırladığı bütçenin görüşmelerinde milletvekilleri ‘sinirsel dengeleri’ gözetecek mi?
Yazının Devamını Oku

TBMM’deki park krizine personel servisi çözümü

14 Ekim 2010
YAKLAŞIK 5 bin personelin görev yaptığı Meclis’te son zamanlarda araç yoğunluğu nedeniyle park sorunu yaşanmaya başladı. CHP’li İdare Amiri Ahmet Küçük de bu sorunu Meclis Başkanlık Divanı toplantısında gündeme getirdi. Küçük’e göre birkaç yıl önce servislerin “hatalı” şekilde kaldırılmasından sonra personel, Meclis’e özel araçlarıyla gelmeye başladı. Bu da zaman içinde Meclis kampüsünde araç koyacak yer sıkıntısı yarattı. Meclis kampüsünde yeni bina inşaatının başlaması park sorununun daha da artmasına yol açtı.
Alternatif çözüm
CHP Çanakkale Milletvekili Küçük ise şikayet nedeni olan bu probleme alternatif olarak, kaldırılan servislerin yeniden hayata geçirilmesini istedi. Soruna bu yolla çözüm bulmayı hedefleyen Küçük’ün önerisine TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin de destek verdi.
Araştırma başladı
Konuyu öğrendikten sonra Meclis bürokratlarına servisler için talimat veren Şahin, soruna en kısa zamanda “el atılmasını” istedi. Kulislerden gelen bilgiye göre bürokratlar, Şahin’in isteğiyle anında harekete geçti. Bürokratlar, hangi yöntemin daha ekonomik ve pratik olacağını ve Meclis’te kaç servisin çalışması gerektiğini şimdiden araştırmaya başladı.
“Servis mesaisi”
Şahin’in Başkanlık Divanı toplantısından sonra servis sorunuyla yakından ilgilendiğini öğrendim. Bürokratların “servis” mesaisi bittiğinde konu yeniden Başkanlık Divanı gündemine gelecek. Başkanlık Divanı’nın vereceği kararın ardından, servislerin yeniden çalışıp çalışmayacağını zaman gösterecek.
Çalışan sevinecek
Konuyla ilgili bilgi aldığım Küçük, “Servisler çalışmaya başlayınca personelin yarısı aracını getirmeyecek. Böylece sorun çözülmüş olacak” dedi.
Bu gelişmenin olumlu şekilde sonuçlanması sanırım en çok son yıllarda Meclis’e toplu taşıma araçlarıyla gelen “servis mağduru” çalışanları sevindirecek.

Kırılan yumurta değil Merkez Bankası oldu

“ANKARA’nın en neşeli siyasetçisi kim?” diye sorsam sanırım birçoğumuzun aklına ilk olarak Devlet Bakanı Zafer Çağlayan gelir. Çağlayan; şık giyimi, esprileri ve çalışmalarıyla gazetecilerin her zaman ilgi odağıdır.
“Kırdı” geçirdi
Geçtiğimiz hafta yağmur altında gerçekleşen dünyanın en büyük omleti rekor denemesine katılan Çağlayan, esprileriyle hem soğuyan havayı ısıttı hem de herkesi gülmekten “kırdı” geçirdi. Küçük bir tavada omlet yapan Çağlayan, bu sırada gençlik günlerini hatırlayınca, tarihin yapraklarında saklı anılarını birbiri ardına sıraladı.
Her gün yumurta
Zor bir gençlik dönemi yaşayan Çağlayan, bekârlığında “kolay yapıldığı için” neredeyse her gün yumurta yermiş. Ancak, ASO Başkanlığı’ndan tutun da siyasi hayatına kadar hep başarılarıyla konuşulan Çağlayan, omlette oğlu ve eşi kadar “usta” değilmiş.
Merkez’e tepki
Rekor denemesinde tavaya kırdığı iki yumurtayla omletteki hünerini gösteren Çağlayan, konu ekonomiye gelince sertleşti. Çağlayan’ın kurla ilgili sözleri en çok Merkez Bankası’nı kırdı. Dolarda yaşanan düşüş nedeniyle Merkez Bankası’na “testiyi kırdı” diye tepki gösteren Çağlayan, “Yumurta kırmak, Merkez Bankası’nın zamanında önlem almadığı için testi kırmasına benzemez” dedi.
Yumurtaya verdiği önemle üreticileri sevindiren Çağlayan’ın yaptığı benzetmeyle asıl kırılan Merkez Bankası oldu.
Yazının Devamını Oku

Sanal girişimci

7 Ekim 2010
SON zamanlarda siyaset ve bürokrasi dünyasının sık sık kullandığı sosyal paylaşım sitesi Facebook ve Twitter’a iş dünyası da ilgi duymaya başladı. Bunun en son örneğini de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu verdi. Her zaman kamuoyunun önünde olan TOBB Başkanı, geçtiğimiz günlerde sanal dünyadaki yerini aldı.
Danışmanları üstleniyor
İş dünyasının başarılı ismi Hisarcıklıoğlu, “sanal girişimi” ile artık mesajlarını Facebook ve Twitter üzerinden vermeye başladı. Malum, Hisarcıklıoğlu, yoğun iş temposu nedeniyle hergün oradan oraya koşturup duruyor. Hisarcıklıoğlu, işten arta kalan zamanlarda ise bilgisayar başına geçiyor. Fırsat buldukça sanal dünyaya yorum ekleyen TOBB Başkanı’nın “twit”lerini bazı zamanlar danışmanları yazıyor.
En önemli mesajı verdi
Hisarcıklıoğlu’nun Twitter’dan verdiği en önemli mesaj ise “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözü oldu. TOBB Başkanı, sıkı bir Fenerbahçe taraftarı olmasına rağmen, centilmenliğini göstererek, geçtiğimiz günlerde oynanan Rapid Wien maçından sonra Beşiktaş’ı kutladı.

Beştepe’de sessiz düzenleme

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya attığı “Alparslan Türkeş’in mezar yerini değiştirmek istiyorlar” iddiasıyla herkes bir anda Türkeş’in Beştepe’deki mezar yerine odaklandı. Tartışmalar sürerken, mezar yerinin “ancak ülkücülerin rızasıyla” değiştirilebileceği dillendirildi.
Tel örgüler çekildi
Tüm bu yaşananlar arasında Beştepe’deki mezarın bulunduğu alanda sessiz sedasız bazı düzenlemelerin yapıldığı ortaya çıktı. Ülkücülerin rızası alındı mı, bilinmez ama çalışmaların MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ricasıyla gerçekleştirildiğini öğrendim. Çalışmalarda mezarın olduğu alanın etrafı tel örgülerle çevrildi. Çevre düzenlemesi yapılırken, Türkeş’in mezarına giden yol yeniden asfaltlandı.
Girişe kaide konuldu
Mezarın girişine “Başbuğ Alparslan Türkeş kabri” yazılı üç hilalli bir kaide konulurken, çevreye tahta çiçeklikler yerleştirildi. Ayrıca mezarın olduğu alan yeşil ışıklarla aydınlatıldı. Kulislerden aldığım bilgilere göre çalışmalar bu tartışmalardan iki ay önce Genel Merkez’in girişimiyle başlatıldı. MHP, böylece “Mezara dokundurmayız” mesajını vermiş oldu.
Korumak için yapıldı
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı’ya göre ise tel örgüler “çevrede yaşanan uygunsuz şeyler” nedeniyle yapıldı. Paçacı, “Arkadaşlar tel örgüleri en azından kötü alışkanlığı olanlardan korumak için yaptılar” bilgisini verdi.

Bakanlıkta yaprak dökümü

ÇEVRE ve Orman Bakanlığı’nda son günlerde yaprak dökümü yaşanıyor. Türkiye’nin her tarafında imzası bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya, 7.5 yıllık görevine geçtiğimiz günlerde veda etti. Emekliliği gelen Sarıkaya’nın ardından, Müsteşar Yardımcısı Musa Demirbaş da Yüksek Denetleme Kurulu üyeliğine atandığı için bakanlıktan ayrıldı.
Duygulu anlar yaşandı
Özverili çalışmalarıyla tanınan Sarıkaya ve Demirbaş’ın ayrılması bakanlıkta duygulu anlar yaşanmasına neden oldu. Sarıkaya’nın ayrılması belki de en çok Eroğlu’nu üzdü. Eroğlu, yıllardır omuz omuza görev yaptığı Sarıkaya’ya özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Eroğlu, “müstesna şahsiyet” olarak tanımladığı Sarıkaya ile çok güzel anıları olduğunu anlattı.
Hoş bir seda bıraktı
Sarıkaya’nın bürokratları kaynaştırarak, bakanlığı bir “aile” haline getirdiğini söyleyen Eroğlu, gece gündüz demeden çalışan 7.5 yıllık sağ koluna teşekkür etti. Eroğlu’nun şu sözü ise bakanlıkta en uzun süre görev yapan bürokrat olarak tarihe geçen Sarıkaya’yı en güzel anlatan cümle oldu: “Baki kalan şu kubbede çok hoş sedalar bıraktı.”
Yazının Devamını Oku

Kültür 'hazinesi'

30 Eylül 2010
EKONOMİK kalkınmanın sağlanmasında öncü rol oynayan Hazine Müsteşarlığı’nda çalışan bürokratlar son zamanlarda daha çok okuyor. 2009 yılında dergilerin elektronik versiyonlarını içeren Econlit veri tabanı aboneliğine geçen Hazine Müsteşarlığı, bu uygulamayla kurum kütüphanesini zenginleştirdi.

Kitap sayısı arttı

2008’de 8 bin 951 olan Müsteşarlık kütüphanesindeki kitap sayısı, 2009 yılında 9 bin 222’ye yükseldi. Hazine Müsteşarlığı’ndaki bu kültür açılımı da en çok kurumda çalışanlara yaradı. Özellikle ekonomi ve finans konularındaki kitaplarla kütüphanesini zenginleştiren Hazine’de bürokratlar artık daha çok kitap okuyor.

Örnek olması gerek

Müsteşarlığın çalışanlarına sunduğu ve gün geçtikçe zenginleşen bu hizmet, Bürokrasi Koridorları’nda “Hazine Müsteşarlığı personeli kültür ‘hazine’sinden faydalanmayı ihmal etmiyor” fısıltılarına neden oldu. Daha çok kültürlenen Hazine’nin bu uygulaması diğer kurumlara da örnek olur umarım.

Gönül dünyasının korosu

SİZE bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türk Tasavvuf Musikisi Korosu’ndan bahsetmek istiyorum.
İnsanları din konusunda bilgilendiren Diyanet, bundan birkaç yıl önce dini duyguları musiki kanalıyla insanların gönül dünyasına yansıtmak için Türk Tasavvuf Musikisi Korosu’nu kurdu.

Şan dersleri aldılar

Birçoğumuzun bilmediği kadın ve erkek korosu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görevli din görevlilerinin katılımıyla çalışmalarını sürdürüyor. Şan, solfej, ritim ve cami musikisi branşında profesyonel hocalardan eğitim alan koro, en çok dini gün ve gecelerde düzenlenen programlarda görev alıyor.

Bardakoğlu desteği

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun da büyük destek verdiği koro, Ankara’da ve yurtdışında konserler veriyor. Bilmem farkında mısınız ama son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Tasavvuf Musikisi Korosu’nun insanın içine işleyen nağmeleri yankılanıyor.

Kulisler renklenecek

MECLİS, 69 günlük tatilin ardından, yarın yeni yasama dönemine “merhaba” diyecek. Meclis Başkanlığı da tatille birlikte “fırsat bu fırsattır” diyerek kampüsteki bazı kaldırım ve giriş kapılarını yeniledi.
23 Temmuz’dan sonra hummalı bir çalışmanın başladığı Meclis’te kampüse giriş kapılarına “daha güvenli” raysız kayar kapılar yerleştirildi. Artık, aracınız Meclis’e ziyarete gittiğinizde “araç altını tanıma programlarıyla” kontrol edilecek.
Genel Kurul temizlendi
Yasama döneminde “gergin”, tatilde ise “sakin” bir 69 gün geçiren Genel Kurul Salonu titizlikle temizlendi. Tabi çalışmalar sırasında Meclis’in en ünlü bölgesi olan kulisler de unutulmadı. İktidar ve muhalefet kulisinde bulunan emektar kırmızı koltukların yerini İtalya’dan ithal edilen üç değişik renkteki deri koltuklar aldı.
Mikrop ürettiği tespit edilen kırmızı halıların yerine de toz tutmayan silikonlu halılar serildi. Bakalım renklenen koltuklarla birlikte siyasi kulisler de renklenecek mi? Mekândaki bu değişimin siyasi kulislerde ne gibi etkisi olacağını yeni yasama döneminde hep birlikte göreceğiz.

Canlı seslendirme farklı düzenleme

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in yarın akşam vereceği açılış töreni resepsiyonu için Tören Salonu’nda farklı bir düzenleme yapıldı.
Ağır misafirlere ev sahipliği yapan resepsiyon salonunu, bu yıl ilk kez Olgunlaşma Enstitüsü öğrencileri düzenledi. Özel oturumda, Tören Salonu’nda ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü karşılama töreninde ise İstiklal Marşı ile tüm müzikleri orkestra canlı seslendirecek.
Yazının Devamını Oku

Çengelhan’da tarihe yolculuk yaptı

23 Eylül 2010
BÜROKRASİ hayatındaki özverili çalışmalarıyla konuşulan Muammer Güler, yedi yıl sürdürdüğü İstanbul Valiliği sırasında halk tarafından çok sevildi.

Herkesin takdir ettiği Güler’in başarısı, dört ay önce Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı görevine getirilmesiyle taçlandı. Bir taraftan yeni görevinin heyecanını yaşayan Güler, diğer taraftan da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğu 1972 yılından tam 38 yıl sonra Ankara’ya geri döndü.
Sergiyi çok beğendi
Güler ile geçtiğimiz hafta “Çok güzel olmuş” dediği Çengelhan Rahmi Koç Müzesi’ndeki Zeugma Köprü Sergisi’nde konuşma fırsatı buldum. Zeugma’dan çıkarılan mozaikleri resmeden sanatçı Jale Kudatgobilik’in eserlerinden oluşan serginin açılışını yapan Güler’in heyecanı gözlerinden okunuyordu.
Zamanda seyahat gibi
Belli ki Gaziantep Valiliği sırasında Zeugma mozaiklerinin kurtarılması için yoğun çaba harcayan Güler’i antik kentten çıkarılan eserlerin tuvale yansıyan hali çok mutlu etmişti.
Resim sergisi davetlilere zamanda yolculuğu yaşatırken, Güler’i ise Gaziantep günlerine alıp götürdü.
Zeugma da boğulurdu

Yazının Devamını Oku