GeriUğur MELEKE Futbolcu değil, top depar atmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    8
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Futbolcu değil, top depar atmalı

Uğur Meleke yazdı.

Türkiye’de futbolun berbat ezberlerinden biri de, futbolcuların tempolarının ya da sprint sayılarının gereğinden fazla önemsenmesi. Oysa esas tempo, futbolcunun koşusuyla değil aklıyla yapılır. Deparı futbolcu değil top attığında değerlidir. Dün futbol topunun hiç sprint atmadığı, hep jogging temposunda olduğu bir akşamdı Antalya’da... Süper Lig’de ilk yarı tamamlandı, tam 7 takım sadece 9 puanlık marja sıkıştılar. Lig yedincisi ile liderinin sadece 3 galibiyetlik bir farkla ikinci yarıya girdiği son derece rekabetçi bir bahar bekliyor bizi. Ancak bu zirve yedilisinin orada olma sebepleri farklı farklı: Mesela Trabzonspor ve Kasımpaşa, göze hoş gelen futbollarıyla tepeyi kesinlikle hak ettiler. Galatasaray ve Beşiktaş da özellikle iç sahada olumlu oynamaya çalıştılar. Başakşehir ve Malatyaspor çok iyi savunma takımları. Antalyaspor’un oradaki varlık nedeniyse olağanüstü disiplini. Adeta Antalyalı futbolcular sezon başında camileri teker teker dolaşıp yemin etmişler bölgelerini hiç terk etmeyeceklerine dair! Dün bir drone kamera ile Antalyaspor’un 4+5 şeklinde dizilen 9’lu defans bloğunu izleseniz, herhalde bir kuş sürüsünü seyrediyor hissiyatına kapılırdınız. Korkmaz’ın ekibi öyle mükemmel bir ezberle durdu dün kendi sahasında. Elbette Süper Lig’de ilk devrenin şemasına en sadık, organizasyonuna en tutkun takımı Antalyaspor’un 27 puanı büyük başarı. Ancak onlara karşı oynamak da bir o kadar zor. Dün zaten maç adeta ikinci devrede başladı. İlk yarıda hiçbir şey yok, pozisyon yok, futbol yok. İki takım da topu o kadar yavaş dolaştırdılar ki, bir ara kumandada “hızlandırma” tuşu aradı gözlerim! İkinci devrenin ilk yarısında Mehmet Ekici’nin isyanıyla oyun biraz hareketlendi ama Ekici’ye ayak uydurma niyeti olan, topu hızlı koşturan tek bir futbolcu yoktu sahada. Dün akşam Antalya’da oynanan maçı Ümit Öztürk bitirdi mi bilmiyorum; ama bitirmediyse de, müsabaka 15 saattir filan devam ediyorsa da merak etmeyin, eminim skor hâlâ 0-0’dır!

Elle oynama kuralına dair

IFAB resmi olarak açıkladı, elle oynama kuralında bu sezon sonunda birtakım değişiklikler olacak. Bence yapılması gereken değişikliklerden biri de, oyuncunun kendi vücudundan veya takım arkadaşından ele gelen toplar. Dün 44’te Benzia ortalıyor, Doğukan kafayla topu direkt takım arkadaşı Harun’un koluna vuruyor. Harun kolunu kaçıramıyor bile. Hiçbir kötü niyeti yok. Ama arkadaşının beceriksizliği var. Şu anki kurala göre elbette doğru karar, “devam”... Ancak ben bu kuralın değişmesi ve takım arkadaşından ele gelen topun cezalandırılması gerektiği kanısındayım.

Türkiye Kupası önemli

Bu sütunda sıkça dile getiririm, kadro ligde değil, kupada genişletilir. Hamzaoğlu Galatasaray’ı şampiyon yaparken sürpriz katkıyı kupada kendini gösteren Emre Çolak ve Yasin’den almıştı. Fenerbahçe de Soldado’yu Giresun maçıyla yeniden kazandı. Dün şaşkındı ama Yanal ona biraz kredi tanımalı.

Maçın detayı
Hakem Ümit Öztürk, müsabakanın ilk devresine 3 dakika ilave etti. Ama top havada Boffin’le buluştuğunda 47:55’te bitiş düdüğünü çaldı. Aslında kitap “en az 3 dakikayı oynatmak zorundasın” diyor ama öyle berbat bir ilk yarıydı ki hakem dahil hiç kimsenin o 5 saniyeyi beklemeye tahammülü yoktu.

Maçın uyarısı
Fenerbahçe’de koşucular, yürekliler, mücadeleciler var ama yetenekli çok az. M.Ekici de bu az sayıdaki yetenekliden biri. Ama bazen yeteneğini göstermeye değil, savaşmaya odaklanıyor sanki. İlk devrede tek başına Antalya takımı kadar faul yaptı (3). Bir de kart gördü. Bence Ekici’nin ana işi bu değil.

Maçın hareketi
Dün Fenerbahçe’nin maçın büyük bölümünde pozisyon üretmekte güçlük çekmesinde beklerin de her zamankinden çok daha az hücumda gözükmelerinin etkisi var. Hasan’ı bir kez etkili alanda gördüm ben. 70’te savunma hattının etrafını dolaşıp Benzia’dan harika bir pas aldı. Maçın da hareketiydi bu zaten.

Maçın rakamı
Dün neredeyse akılda kalan hiçbir pozisyon izletemeyen, haftanın en sıkıcı maçının bir miktar kıvılcımlar üreten tek bölümü 45’le 70’inci dakikalar arasıydı. O bölümde Mehmet Ekici tek başına değiştirmek istedi ritmi. O 25 dakikada Fenerbahçe 7 şut atarken, Antalyaspor’un şut sayısı sıfırdı.

Maçın adamı: Bülent Korkmaz


Yorumları Göster
Yorumları Gizle