GeriMehmet Uygun GAZİANTEPSPOR, GAZİŞEHİR, İKİ KARDEŞ VE SORULAR.
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

GAZİANTEPSPOR, GAZİŞEHİR, İKİ KARDEŞ VE SORULAR.

Dertler liginin açık ara lideri Gaziantepspor, bu defa kardeşi Gazişehir karşısında.

Gaziantepspor, yüreklerimizde ve anılarımızda var; ama sahada yok. Bu yüzden sahada olana bitene dair bir şeyler yazabilmek giderek imkansız hale geliyor. Bu maça dair yazmaya değer tek şey, taraftar belki de.

Sağlanan olanaklar ve güç açısından Gazişehir lehine nasıl ezici bir üstünlük varsa; taraftar açısından da “hala ve her şeye rağmen” Gaziantepspor büyük bir üstünlüğe sahip. Gaziantepspor taraftarının tepkisiyle ve kararlılığıyla verdiği güçlü bir mesaj var; “taraftarın”, “memleketin”, “halkın” ve “anılarımızın” asli takımı Gaziantepspor. Ne tabelada yazan 0-4 ne de puan cetvelindeki sonunculuk değiştirebilir bunu.

Evet bu defa, doğduğum şehrin iki takımı oynuyor. Bu iki takım arasında İstanbul'da, İzmir'de, Adana'da olduğu gibi düşmanlık düzeyinde bir karşıtlık ve hatta görünür bir sportif rekabet bile yok. Bu iki takım aslında bir bütünün parçaları, tek bir bedenin ayrı uzuvları. Kimi zaman biri alt yapı diğeri üst yapı; kimi zaman biri abi diğeri kardeş olmuş.

Gazişehir, yenilenen tesisleri, zamanında ödemeleri, transfer olanakları, arkasındaki şehir protokolü ve varlıklılar listesiyle; Gaziantep'in tekrar süper lige çıkabilmek umudu.
Gaziantepspor ise kimlerin elinde ne hale getirilirse getirilsin, dolu dolu yaşanmış bir geçmiş, kazanarak ve kaybederek oluşturulmuş bir hafıza. Gaziantepspor, ne durumda olursa olsun dedelerimizin, babalarımızın emaneti, ilk sevdamız, gözümüzü açtığımız yuva. Gaziantepspor, baklava gibi, fıstık gibi, Karayılan gibi, 6317 şehit gibi, Çingene Kızının gözleri gibi, Boyacı Camiinin minaresi gibi, Mehmet'e Mamet deyişimiz gibi biz olan, bizden doğan, bizi biz yapan.

Gazişehir’in anılardan ve taraftardan başka her şeyi var. Gaziantepspor’un ise anılarından ve taraftarından başka hiçbir şeyi kalmamış.
Gazişehir özenli paketlerde şişe suyu; Gaziantepspor geçmişten süzülen, yıllarla biriken saf yer altı kaynak suyu.
Gazişehir lüks bir lokantada şık bir yemek; Gaziantepspor tadı çocukluktan aşina, özlemi baki nohut dürümü.
Gazişehir fiyakalı, pahalı bir otomobil; Gaziantepspor borç harç, bir ömürlük alın teriyle alınmış ilk araba.
Gazişehir pahalı bir parfüm; Gaziantepspor has memleket kokusu.
Gazişehir yeni inşa edilmiş lüks bir site; Gaziantepspor geleneği olan, tarihe dayanan bir mahalle.
Gazişehir dillere dolanacak yeni bir şarkı; Gaziantepspor derin, içten, nesilden nesile akan bir halk türküsü, bir ağıt belki.
Gazişehir ilgiye, özene muhtaç taze bir fidan; Gaziantepspor yıllara dayanmış köklü bir orman.

Sözün özü şudur ki, farklılıkları olsa da bu iki takım kardeştir ve iki kardeşin anası da babası da Gaziantep şehridir. Öyleyse, birkaç küçük soru sormalı cevaplarını vicdanlara bırakarak;
1) Kardeşler arasında ayrım yapmak günah değil midir?
2) Bir çocuğunuz varlık içindeyken, diğer çocuğunuzu perişan, yoksul, yaralı ölüme terk edip, onu bu hale sokanlara hesap sormamak insaflı bir davranış mıdır?
3) Baklavacıya kızdığınızda baklavaya küsmediğinize göre, yöneticilerine kızdığınızda Gaziantepspor’a küsmek akıllıca mıdır?
4) Gazişehir şampiyon olup Gaziantepspor yok oluşa sürüklendiğinde; abinin cenaze evinde kardeşe düğün mü yapacağız?

Bir Cemal Süreya şiiri dolanıyor dilime; “Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz.”
Oysa kardeşlik vakti gelmedi mi? Ne diyor Hz. Mevlana; “Sen bensin, ben de senim işte. Öyleyse nedir bu senlik benlik?”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle