Efe Sıvış

Aykut'un gözyaşları

Fenerbahçe’nin 11. haftada karşılaştığı, ligin sonuncusu Osmanlıspor maçı için taktik – teknik anlamda söylenecek çok fazla bir şey yok. Aykut’un maçın sonundaki yüz ifadesi ve sözleri aslında meseleyi çözmek için yeterli.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Efe Sıvış

Efe Sıvış

Fenerbahçe

Fenerbahçe böylece Galatasaray ve Kayserispor maçlarının ardından yaşadığı puan kayıplarına bir halka daha ekledi. Tıpkı Kayserispor’daki gibi maçın sonunda kalesinde gol gördü ve 1 puana razı oldu. Aykut maç sonunda sorumluluğu üzerine aldıysa da oyuncuların normal koşullarda 3-4 sene içinde yapmaları beklenebilecek vahim hataları 12-13 maçta yaptıklarını da not etti. Hoca çok da haksız değil. 

Fenerbahçe, futbolun matematiği açısından yanlış oynamıyor. Fakat yapılan bireysel hatalar korkunç. Bugün Şener’in maç sonunda yaptığı hatanın bu seviyede futbol oynanan bir platformda izahı mümkün değil. Keza 10. haftada Kayserispor’da Neto ve Neustadter’in yaptığı korkunç hatalara Fenerbahçe’nin 2 gol yemesine neden olmuştu. Bu durum, normal değil. Takımda ruhen bir bozukluğa işaret ediyor. Oyuncuların yeteri kadar motive olmadığı açık. Aykut, sezonun başında kendi açısından Fenerbahçe’yi çalıştırmanın Real Madrid’i ya da Barcelona’yı çalıştırmaktan daha muteber olduğunu açıklamıştı. Bu sahte bir önerme değil. Aykut gerçek bir Fenerbahçeli… 

Futbol takımının içine düştüğü durumdan ne kadar sıkıntı duyduğu mimiklerine yansımıştı. Yazının başlığında mübalağa ettim. Fakat Aykut’un vücut dili bana göre ağlamaktan beterdi.

Bir çiçekle yaz gelmez

Geçen hafta yine Hürriyet’te kaleme aldığım yazımın başlığı “Fransızın Gayreti Fenerbahçe’ye Yetmedi” idi. Bu maçta benzer bir yargıya varamadım. Çünkü Valbuena, maçın başında 9. dakikada sakatlanarak oyundan çıktı. Yerini Alper’e bıraktı. Fransız topçunun çıkışıyla Fenerbahçe’nin hücumdaki etkinliği tamamen çöktü. Yokluğu çok açık bir biçimde hissedildi. Fenerbahçe, 62. dakikada Alper’in şutu dışında hücumda neredeyse hiç bir varlık gösteremedi. Jansen’in, Guilano’nun yetersizliği ve gol yollarındaki kısırlığı daha da belirginleşti. Fenerbahçe seviyesinde şampiyonluğa oynayan bir takımın gol bulmak için tek bir oyuncuya gark olması doğru sinyaller vermiyor. Bir çiçekle yaz gelmeyeceği gibi tek futbolcuyla şampiyonluk gelmeyeceği görülüyor.

Osmanlı'nın hocası hem yalan hem doğru söylüyor

Osmanlıspor’un teknik direktörü İrfan Buz, maçın sonunda bir açıklama yaptı. 

"90 dakika isteyen basan bir Osmanlıspor vardı, pozisyonlar yakaladık. 1 puan aldığımız için seviniyoruz, 2 puan kaybettiğimiz için de üzüntülüyüz. İleride bastığımız için Fenerbahçe çok zorlandı. Bir puanı fazlasıyla hak ettik." 

Hoca doğruyu söylemiyor. Diğer bir deyişle yalan söylüyor. Daha hafif bir tabirle kısmen doğru söylüyor. Osmanlıspor’un maçın başında ileride basan bir tarafı yoktu, Fenerbahçe’nin karşısında kendi yarı sahasına kapanmıştı. İleride Osmanlı’dan sadece Umar bulunuyordu. Ne var ki ilk yarının ortalarına doğru Valbuena’nın da yokluğuyla Fenerbahçe’nin hücumdaki basiretsizliği ve maçı forse edemediği belirginleştikçe karşı takımın özgüveni yerine geldi. Böylece Osmanlı, 8 oyuncuyla önde oynadıkları bir oyun düzenine geçti.

85.dakikada köşe vuruşundan gelen topa Numan’ın vurduğu kafa direkten dönünce içimden şöyle geçirdim. Gol olsaydı, Aykut’un Fenerbahçe’deki kariyeri zora girerdi. Nitekim Şener’in 89’daki bireysel hatasının ardından Pinto’nun yaptığı ortanın sonucunda Amriou’ya sadece dokunmak kaldı. Osmanlı skoru eşitledi. Böylece Aykut’un kariyeri 4 dakika rötarla tehlikeye girdi.

“Saniyede” Gönderilir 

Fenerbahçe, 2017-2018 sezonunda 11 maçta 16 puan toplamış durumda. Liderle arasında 9 puan fark var. Neresinden bakarsan bu camia için üzüntü verici bir tablo. Mesele sadece skor da değil. Futbolcuların genel görüntüsü ileriye dönük bir umut vadetmiyor. Aykut da maç sonunda ciddi bir başarısızlık olduğunu ikrar etti. Kendi adına üzerine düşen faturayı ödeyeceğini söyledi.  Bu konu spor medyasına bomba gibi düştü. Spor yazarlarının kahir ekseriyeti bunun istifa anlamına geldiğini düşünüyor. Halbuki durum tam aksi yönde.

Aykut’un Aziz Yıldırım’la konuşup istifasını sunacağını düşünüyorum. Aziz Yıldırım’sa Aykut’u bu fikrinden caydırıp yoluna devam etmesini sağlayacaktır. Fenerbahçe için şu aşamada dereyi geçerken at değiştirmenin onu daha iyi bir yere taşıyacağını düşünmek için hiç bir neden yok. Dick Advocaat gibi Fenerbahçe’nin derdiyle dertlenmeyen, tek motivasyonu para olan teknik adamlarla takım 12. haftadan sonra hiç bir yere varamaz. Dün Aykut’un bedbaht haleti ruhiyesini, geçen sezon Dick Advocaat’ta hiç bir zaman göremedik. Bazen çıkış yolunu bulmak için bedbaht hale düşmeniz şarttır. Gamsızlık, bataklıktan çıkışı tetiklemez.

Advocaat, geçtiğmiz sezon, takımın en kötü günlerinde dahi, maç sonu racon keser, “benden daha iyisini bulacaklarını düşünüyorlarsa yarın beni göndersinler” diyerek alacağı paradan başka bir unsuru düşünmediğini defalarca kanıtladı. Diğer yandan yönetim yaptığı 13 Eylül 2017’de yaptığı açıklamada cehennem donana kadar Aykut’la yola devam edileceğini söylemişti. Bu açıklamanın da medyada sıklıkla ele alındığını görüyorum. Tabii bunu tartışanlar, Fenerbahçe’yi bilmeyenler, onu tanımayanlar…

Siz böyle jenerik sözlere fazla da aldırış etmeyin. Konjonktür öyle gerektirirse Aykut da tıpkı Alex gibi bu takımdan saniyede gönderilir. Aziz Yıldırım, “Doğru mu Samet” olarak bilinen meşhur konuşmasında Fenerbahçe’nin menfaatleri için gerekirse saniyede karar vereceğini, babasını bile tanımayacağını ifade etmişti. Eğer bir sözü dikkate almak istiyorsanız o sözü alın. Fenerbahçe’nin başkanı 19 yıldır o koltukta. Türkiye’de bu düzeyde manevralar yapmayı, radikal de olsa kendi doğrularına göre kararlar almayı Türkiye’de en iyi bilen iki kişiden biri. Fakat günün sonunda Aykut’la yola devam edileceğini düşünüyorum.

An itibariyle doğrusu da bu…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.