Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sırrı Süreyya Önder'den Davutoğlu'na yanıt: Suç duyurusunda bulunsun

    Okan KONURALP/ANKARA
    10 Aralık 2014 - 02:09Son Güncelleme : 09 Aralık 2014 - 21:12

    HDP’nin İmralı Heyeti’nde yer alan Sırrı Süreyya Önder, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile ilgili yaptıkları görüşmeyi “Biz ‘Hükümet seçimi atlatıp süreci yaymak istiyor’ izlenimi edindik.

    Buna ‘Patinaj’ diyelim. Artık nihai olarak adım atma zamanı. Hükümette ise bu adımı atma konusunda istek, özellikle son zamanlarda geliştirdiği tutuma bakılarak böyle bir siyasi irade ve kararlılık gördüğümüzü söylemek çok güçtür” sözleriyle özetledi.

    ÖNDER’DEN DAVUTOĞLU’NA YANIT

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Selahattin Demirtaş’ı uyarıyorum.. Sokaklara çağrıda bulunuyorsa, dökülecek her kandan Demirtaş sorumludur” şeklindeki açıklamalarına da yanıt veren Önder, “Davutoğlu’nun açıklaması sorumluluktan uzak bir yaklaşım ve başka bir şeyin telaşını gösteriyor. Bu türden linçlere izin vermeyeceğiz bilinmelidir. Bizim süreçle ilgili kriterimiz belli. Hükümet bunları yapmadıkça bizde oluşan algı bu işi zamana yaymaya çalıştıkları. Davutoğlu’nu ben de buradan uyarayım: Bu çözüm sürecini kurban etmek anlamını gelir. Bugün hemen şimdi, bunu yarına bırakacak hiçbir mazeretimiz yok” diye konuştu.

    HÜKÜMETİN YAKLAŞIMI SORUNLU

    HDP muhabirleriyle TBMM’de sohbet toplantısında bir araya gelen Önder, hükümet ile kendileri arasındaki görüş ayrılığını ise “Hükümetle görüştük. Altını çizerek söylüyoruz, ‘Tamamen mutabık kaldığımız bir metindir’ şeklinde bir yaklaşım yok. ‘Biz bu başlıklar altında müzakere edebiliriz’ tarzında bir yaklaşım var. Biz ise ‘Bu görüşmeleri artık yasal bir zeminde, tutanaklı ve imzalı yürütelim’ diyoruz. Bundan kaçış için bir gerekçe yok. ‘Siz önce kamu düzenini sağlayın’ deniliyor. Çok sorunlu bir yaklaşım” şeklinde özetledi. Önder’in sözleri özetle şöyle:

    KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    “Bir diğer başlık da geri çekilme. Geri dönüşün ve bunların demokratik siyaset yapmasının önünü açmazsanız kimin nereye çekilmesini istiyorsunuz? Gözünüzde bunlar hala kriminal varlıklar. Onun için hükümetin bunları yapmasında bir mani yok. Oy kaybı endişesi olabilir ama neden oy kaybettirsin. Heyet adına, bu işin başından beri içinde olan biri olarak uyarıda bulunmak istiyorum: Şu anda içinde bulunduğumuz şey çökmekte olan demokrasi köprüsünden önceki son çıkış. Hükümeti bu konuda mahalle dedikodusu yaklaşımından sıyrılıp ciddi tutarlı, cesur kararlı hamleleri hayata geçirmeye çağırıyoruz.

    Sırrı Süreyya Önderden Davutoğluna yanıt: Suç duyurusunda bulunsun DAVUTOĞLU: DEMİRTAŞ’I UYARIYORUM

    GENEL AFFIN DA İÇİNDE OLDUĞU

    Sürecin nihayetinde genel affın da içinde olabileceği bir dizi demokratikleşme hamlesi istiyoruz. Bir genel af da tek başına yetmez, bu meseleleri de çözmez. Şahsi olarak da böyle bir genel af olacaksa sadece siyasi davalarla sınırlı tutulacak bir şekle getirilmesi gibi düşüncem var. Öbür türlü bireye karşı işlenmiş suçlarda bir genel af daima toplum vicdanında yara oluşturur. Ama devlet siyaseten mahkum ettikleriyle bu şekilde bir helalleşme yoluna gitmeye mahkumdur.

    NE BİLİYORSUNUZ KAN AKACAĞINI

    Başbakan Davutoğlu bu kadar kesin hüküm veriyorsa; sorumlusu olarak HDP’yi ve başta sayın Demirtaş’ı görüyorsa, bu ceza hukukunu ilgilendiren bir şeydir. Bizim hakkımızda başta Yargıtay Başsavcılığı’nın suç duyurusunda bulunması gerekir. Bu özeleştiri ile savuşturulacak bir şey değil. Öbür türlü hem başbakanlık hem de yurttaşlık görevini ıskalamış olur. Sayın Demirtaş, insanları sokağa çağırmakla neyi kasttetiklerini defalarca dile getirdi. Anayasal haklarımızı kullanmamız dışında hiçbir vurgu yapılmamıştır, söz konusu değil. Sayın Başbakan’ın kullandığı dile bakalım; ‘Akacak kandan Demirtaş sorumludur’ diyor. Ne biliyorsunuz kan akacağını?

    AKREDİTASYON MEVKİSİ DEĞİL

    Başbakan, ‘Parelel yapı ile PKK görüşüyor, buna ilişkin elimizde belgeler var’ da demiş. Buradan çağrı yapıyorum. Eğer bir suç örgütüyse ve siz bunu kanunla hukukla tescil etmişseniz yine size düşen hemen suç duyurusunda bulunmaktır. Siyasi ve ahlaki tutarlılık bunu zorunlu kılar. Başbakan kusura bakmasın, bizim hangi yayınla konuşup konuşmayacağımıza karar veremez kendisi akreditasyon mevkisi değildir. Döner insana sorarlar, söz konusu basın-yayın organlarıyla bu ülkede manşet manipülasyonları yaptınız. Şimdi siz konjoktürel menfaatleriniz üzerinden kimseye nizamet veremezsiniz.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı