GeriSeyahat Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…

Bu kadim şehri ilk gördüğümüz andan itibaren içimizde hissettiğimiz enerji inanılmaz, yüreğimiz kadifeden bir kese, tüm benliğimiz sokaklarında hiç olup kayboluyor. Kudüs o kadar gerçek, o kadar hakiki ki onun saflığı aklınızı başınızdan alıyor. Kudüs adeta bir rüya gibi, zaman durmuş mekân boyut değiştirmiş. Yüzyıllardır süren farklı inançların en yüce hatıraları da, hasretleri de aynı topraklarda ölümsüz yaşamaya devam ediyor. Öyle bir şehir hayal edin ki bu dünyada değil gibi, kutsal ve bu dünyanın tam merkezindeymiş gibi çetin. Kimliği tek tanrılı din inancıyla şekillenen bu isyankâr şehir, üç evrensel semavî dinin yeryüzünde buluştuğu, inanç ile iman sarkacının barış ile savaş arasında sürekli sınandığı ortak yaşam alanını temsil ediyor.

Biz ‘Fotoğraf Gezginleri’, Kudüs’ün başkent kabul edilmesinden bir hafta önce oradaydık. 3 gün boyunca şehrin her köşesini adım adım keşfettik, 27 Kasım’da da ‘Kudüs FotoMaraton’u gerçekleştirdik. 20 fotoğrafçı gün doğumundan gece yarısına kadar Kudüs’ün sıradan günlük yaşamını fotoğrafladık. Amacımız bu fotoğraflarla bir kitap çıkarmak ve kendi gözümüzden tarihe bir not düşmek. Açıkçası gitmeden önce çoğumuzda bir endişe hâkimdi. Fakat Kudüs’e adım atar atmaz endişelerimizin ne kadar yersiz olduğunu anladık. Kudüs bizde güvenli bir şehir imajı bıraktı. Farklı dinlere mensup insanların birbirlerinin mahallelerinde rahatça dolaştıklarını gözlemledik.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Zeynep Banu Ergin

Sokaklarında hiç tereddütsüz, insanlarla iç içe yürüyerek, askerle şakalaşarak güler yüzle dolaştık tıpkı kendi halkı gibi. Birbirleri arasında ne bir soğukluk, ne bir anlaşmazlık ne de saygısızlık gördük. Farklı dini inançlara sahip olsalar da insanlığın en önemli kuralı olan hoşgörüyü gördük. Aynı anda ezan okunurken namaza giden Müslümanları, kilisede ayinde olan Hristiyanları, Ağlama Duvarı’nda elinde Tevrat okuyan Musevileri gördük. İşte bu sahneleri gördükçe de o kutsal toprakların hoşgörü ve saygı çerçevesi kapsamında yönetilmesi gerektiğini anladık. Sanılanın aksine fotoğraf çekerken de sorun yaşamadık. Fotoğrafını çektiğimiz insanlarla bol bol sohbet ettik. Her üç dine mensup insanlar, İstanbul’dan geldiğimizi öğrenince çok daha ilgili ve sıcak davrandılar. Biz döndükten sonra ise Trump’ın açıklamaları maalesef bir anda huzurun bozulmasına yol açtı.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Güneş Demir


Büyülü bir dünya

Dünya üzerinde bazı yerlerin eşi ve benzeri yoktur, oraları ancak görerek, yaşayarak anlayabiliriz. İşte o yerlerden belki de en kutsalı, en görülmesi gerekeni Kudüs...Başka hangi topraklarda aynı anda üç dinin melodilerini duyabilir ki insan? Sanki büyülü bir dünya içine giriyorsunuz Kudüs sokaklarına karıştığınızda...

Bir yandan Hz. İsa’nın çilesi, diğer yandan Hz. Musa’nın o topraklara ulaşamamasının acısı, bir yandan da Hz. Muhammed’in arşa yükselişi... Öyle bir duvar ki paylaşılan; bir tarafında Museviler ağlıyor diğer tarafında Burak bağlanıyor... Hz. Ömer Camii yanında Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yer olan Kutsal Kabir Kilisesi... Şimdi gel de bu dinleri birbirinden ayır.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Alp Figen

Öyle bir dünya ki yaşanan, sorgusuz sualsiz birinden bir diğerine geçiyorsunuz. Ayrı ama bir arada bir âlem... Kim giderse gitsin Kudüs’e oradaki büyük enerjinin farkına varır mutlaka. Eski Kudüs’ün labirent gibi dar sokaklarında dolaşırken kendinizi masal dünyasına girmiş zannediyorsunuz. Sanki bir yerlerden Alaaddin’in sihirli lambasını elinize tutuşturacaklar gibi geliyor.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Atilla Erçel

Gezegenin en kıymetli duvarı

Kudüs’te en ilgi çeken yerlerinden biri Yahudilerce kutsal sayılan Hz. Süleyman’ın yaptırdığı Beyt-ül-Makdis’in batısındaki ‘Ağlama Duvarı’. Günümüzde bu duvara ‘Batı Duvarı’ deniyor. Duvarın ardında Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın yer alması Kudüs’ün zengin kültürel çeşitliliğine en güzel örnek. Batı Duvarı ibadet için herkese açık olsa da en dikkat çekici müdavimleri kuşkusuz kıyafet ve saç biçimlerinden kolayca ayırt edilen Ortodoks (Hasidik) Yahudiler.

Ağlama Duvarı’nda ‘Şabat’

Kudüs’te ilk günümüz. Yahudilerin dinlenme ve iş bırakma günü olan Cuma günü, yani Şabat. Gün batımı ile başlayan özel 24 saat. Yahudiler akın akın Ağlama Duvarı’na geliyor. Tam girişte iki çeşme var. Yeni gelenler içeri girmeden önce, Yahudilerce kutsal sayılan objelerden biri olan taslarla ellerini yıkıyor.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…

 Kadim Aksa’nın hafızası

Mescid-i Aksa’nın altında ‘Kadim Aksa’ yer alıyor. Kadim Aksa’nın güneyinde ise bir kütüphane bulunuyor. Bu kütüphanede hadis ve tefsir dersleri okutuluyor.

 Etiyopya Ortodoks Kilisesi’nde zaman

Kudüs her köşesinde sürprizler barındıran bir şehir. Tüm dinlerin en kutsal mekânları burada iç içe. Bir Afrika ülkesinin kilisesini bile orada bulmak mümkün. Herkesle birlikte kilisenin avlusunda dolaşırken mağara girişi gibi bir geçit gözüme çarptı. Fotoğrafçı meraklılığı ile ürkekçe içeri girdim. Tam karşımda, sanki beni bekliyormuşçasına bir rahip oturmuş bana bakıyordu. Çok çarpıcı bir andı.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Atilla Erçel

Duvara karşı haremlik selamlık

Ağlama Duvarı’na yani şimdiki adıyla “Batı Duvarı’nda haremlik-selamlık uygulaması bulunuyor. Açık bir alan ama iki bölüme ayrılmış ve askerler tarafından kontrol altında bulunan Kudüs’ün en önemli alanlarından biri burası.

Gündüz ağlama duvarı akşam şölen yeri

Cuma akşamları Ağlama duvarında gün batımı ile birlikte bir şölen yerine dönüşüyor. Önce duvarda ağlayan insanlar daha sonra şölen alanına dönen meydanda şarkılar söyleyip danslar ediliyor. Güvenliği sağlayan kadın askerler de halkın arasına karışıp dans edip şarkı söylüyor.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Güneş Demir

Paylaşılamayan şehirde paylaşılan yaşam

Eski şehrin sokaklarında dolaşırken tarihin katmanları arasında dolaşıyorsunuz adeta. Üç kutsal dinin paylaşamadığı günümüzde hala paylaşılamayan bir şehir ama gittiğinizde eski şehrin içinde üç dinin bir arada yaşayabildiğini görebiliyorsunuz…

 Kutsal kentin çocukları

Siyasetin günlük hayata sirayet etmediği günler son derece güvenli olan Kudüs’te 3-5 yaşında çocuklar tek başlarına sırt çantaları ile yanlarında anne baba olmaksızın okullarına gidiyor; insanlar satıcılar, birbirlerine ve turistlere saygılı ve yardımsever davranıyor. Fotoğrafın çekildiği yer Rooftop Jewish Court old City. Kudüs’ü geniş bir açıdan gören burada manzara büyüleyici. Fotoğraftaki üç küçük çocuk ise oyun oynuyor.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…
Fotoğraf: Tulû Erzene

Çocukluktan ergenliğe geçiş töreni

Bar Mitsva töreni öncesi ağlama duvarı önünde çektirilen hatıra fotoğrafları geleneksel. Erkekler 13 yaşına geldiğinde dini görevlerini üstlenebilecek kadar büyüdüklerini göstermek için yapılan tören kız çocukları için 12 yaşına geldiklerinde yapılıyor.

Okul öncesi futbol oynayan musevi çoçuklar

“Yahudi mahallesinde futbol oynayan çocukları gördüğümde önce fotoğraf çekmeden uzun süre izledim. Futbol topunun peşinden nasıl çoşku ve enerji ile koşup durduklarını, gol attıklarında gözlerindeki mutluluk kıvılcımlarını gördüm” diyor deklanşöre basan Zeynep Banu Ergin.

Üç kitaplı kent ve ilk görüşte ‘Aşk’…

Fotoğraf: Zeynep Banu Ergin


Yorumları Göster
Yorumları Gizle