GeriSeyahat Terapi gibi zeytin hasadı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Terapi gibi  zeytin hasadı

Terapi gibi zeytin hasadı

Kazdağları ve Madra Dağı ile çevrili Balıkesir Gömeç’te geçen hafta zeytin hasadına katıldım. Şehirden kopup, doğayla iç içe sağlıklı iki gün geçirdim. Horoz sesiyle uyandım. Şalvarı giydim. Başladım zeytin toplamaya... Hemen söyleyeyim, sanıldığı kadar kolay değil. Hâlâ kollarım ağrıyor. Güzel yanıysa artık sağlıklı yaşam konusunda kendi kendime söz verdim...

Ayvalık-Burhaniye arasında zeytin bahçeleri ile dolu Gömeç’te ÖzEm Zeytinyağları’nın hazırlandığı fabrikanın hemen yanında hasada katılanlar için özel olarak yapılan Akkızhan Otel’de konakladım. Hasat sabahı uyandıktan sonra kahvaltıda önüme konan zeytinyağını önce yüzümü buruşturarak ama sonrasında keyifle içtim. Çiftlikte hazırlanan peynir, zeytin, yumurta ile kahvaltıyı yaptıktan sonra deniz kenarında seçilen zeytinliklerde hasat yapmak için yola koyuldum. Şalvarlı köylü kadınları görünce elime tutuşturdukları şalvarı pantolonun üstüne çekip, başıma da başörtüsünü takarak ortama ayak uydurduktan sonra işe koyuldum. Bu arada söylemekte yarar var, şalvar dünyanın en rahat giysisi.

Terapi gibi  zeytin hasadı


İşi bilenler makine ile hasat yaparken, benim gibi amatörler de tırmıkla zeytin topladı. Sepetini dolduranlarla zeytin ağacının altında dinlenmeye koyuldum. Herkes işini bitirdikten sonra kısa bir mola verildi. Zeytinler soğuk sıkım için fabrikaya doğru yola çıkarken biz de yorgunluğumuzu halkoyunlarını izleyip, keşkek yiyerek geçirdik. Çevre sakinleri, uzmanlar zeytinin yararları üzerine konuşma yaptı. İki gün boyunca Mehmet Özgü Manisalı’nın hasat şenliğine katılanlara verdiği zeytinyağı tadım eğitimini aldık. Doğal sirkenin nasıl yapıldığını öğrendikten sonra kendime sağlıklı yaşam için söz verip, bazı kararlar aldım. Topladığımız zeytinlerden yapılan zeytinyağları ile biraz buruk, İstanbul’a doğru yola çıktım. Zeytinlerin tadı damağımda... Aralık sonuna kadar sürecek bu hasat şenliğine bu kez kalabalık grupla gitme kararı alırken kendimi teselli ettim. Soğuk demeyin, tam da zamanı, gidin. Şehirden kopun, doğayla iç içe sağlıklı bir-iki gün geçirin. Şimdiden söyleyeyim zeytin hasadı göründüğü kadar kolay değil, hâlâ kollarım ağırıyor...

Terapi gibi  zeytin hasadı



56 uluslararası ödül kazandı

Mehmet Özgü Manisalı, Uzakdoğu pazarında Çin, Güney Kore ve Japonya’ya, Avrupa pazarında da Hollanda, İngiltere, İsviçre ve Almanya’ya Türk zeytinyağını ulaştırıp, sevdiren yeni nesil bir zeytinyağı üreticisi. 2010’da Türkiye’nin ilk zeytinyağı konsept oteli Akkızhan Oteli ve ilk soğuk sıkım zeytinyağı fabrikası olan Özem’i hayata geçirdi. 56 uluslararası saygın ödülle Türkiye’den en çok ödül alan marka olmayı başardı.

Terapi gibi  zeytin hasadı

Terapi gibi  zeytin hasadı



Zeytin hasadı döneminde Kıvırcık, Aşiyel, Gülümbe, Manzanilla, Marantelli, Emiralem, Uslu, Çakır, Memecik, Çelebi, Erkence, Kalamata adı verilen zeytin çeşitlerinin isimleri olan odalarda konuklarını ağırlayan Manisalı, çiftliğinin kuruluş hikâyesini ise şöyle anlatıyor: “Akdeniz ülkelerinde üretilen zeytinyağının değeri tüm dünyada en üst düzeydeyken aynı coğrafyada yer almamıza rağmen Türk zeytinyağının değeri oldukça düşük durumdaydı. İtalya’nın Toskana bölgesinde butik üretim yapan tesislerin ürünleri 80-90 Euro iken Türk zeytinyağı ancak 3-5 Euro’ya satılabiliyordu. İtalya’da zeytin hasadına katılmak için 500-600 Euro kişi başı ödemeniz gerekiyor. “Türkiye’de aynı sistem neden olmasın?” dedim ve projemi hayata geçirdim.”

False