GeriSeyahat Çöpteki hazineler müzesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Çöpteki hazineler müzesi

Çöpteki hazineler müzesi

Bir prens ya da zengin bir hayırsever değil belediyede çalışan bir çöp toplama görevlisi. Molina, ‘Çöpteki Hazineler Müzesi’nin ise hem kurucusu hem koleksiyoneri hem küratörü hem mekân tasarımcısı hem de yöneticisi. İşte size Molina’nın tutkusunun ve emeğinin eseri olan o müze…

New York’un Doğu Harlem semtinde, belediyede çalışan çöp toplama görevlisi Nelson Molina’nın kurduğu bir müze var: “Çöpteki Hazineler Müzesi”.

Çöpteki hazineler müzesi

Son birkaç yıldır İl Sağlık Müdürlüğü’ne ait kullanılmayan bir garajda barınan ‘müze’, Molina’nın 1980’lerden beri çöplerden toplayarak sakladığı afişlerden röprodüksiyonlara, masklardan oyuncaklara, aile fotoğraflarından şehir haritalarına kadar binlerce nesneyi bir araya getiriyor.

Çöpteki hazineler müzesi

Nelson Molina 30 küsur yıl New York belediyesinde çöp toplama görevlisi olarak çalışmış. Çöplerden seçtiği birtakım nesneleri biriktirmeye 1980’lerde başlamış, ama çöpten kişisel kullanım için herhangi bir şey almak yasak olduğundan bunu uzun süre gizlemek zorunda kalmış. Topladıklarını önce belediye garajındaki soyunma odalarının dolaplarında biriktirip sergilemeye başlamış.

Çöpteki hazineler müzesi

Sonraları, binanın eskiliğinden ötürü çöp kamyonlarının garajdan çıkarılıp sokağa park edilmesine karar verilmesiyle açılan geniş alan, Molina’nın çöp ‘müze ’sine ev sahipliği yapmaya başlamış.

Çöpteki hazineler müzesi

Molina’nın koleksiyonu zamanla meslektaşlarına da ilham vermiş ve şehrin dört bir yanından işçiler çöplerden topladıkları nesneleri müzeye getirmeye başlamışlar.

Çöpteki hazineler müzesi

Boyutlarına, malzemelerine, işlevlerine veya temalarına göre sınıflandırılıp yerleştirilmiş binlerce nesneden oluşan Çöpteki Hazineler Müzesi, kimi yorumcular tarafından, barındırdığı nesnelerin ait olduğu kültürü canlandıran bir arkeoloji müzesine, veya insanların tüketim alışkanlıklarına ışık tutan bir antropoloji müzesine, ya da kentin 30 yıllık hafızasının kaydını tutan bir kent müzesine benzetiliyor.

Çöpteki hazineler müzesi

Belki, müzelere has bir uzmanlaşma içermemesi ve koleksiyoncusunun kişisel hayal âlemini yansıtması bakımından nadire kabinesine de benzetilebilir; zaten müze gibi kamuya açık değil, ancak özel ziyaretlerle görülebiliyor. Ama Çöpteki Hazineler Müzesi, ne tarihî ne de sanatsal değer atfedilen, ne de bildiğimiz anlamda nadirlik değeri taşıyan “çöpleri” bir araya getirdiği için, bu kavramların hepsini bir anlamda alt üst ediyor.

Çöpteki hazineler müzesi

Bu müze bir belediye işçisi olan kurucusu-koleksiyoneri-küratörü-mekân tasarımcısı-yöneticisinin tutkusunun ve emeğinin eseri.

Kaynak: Gazetekarinca

False