GeriSeyahat Böyle olur Makedon düğünü!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Böyle olur Makedon düğünü!

Böyle olur Makedon düğünü!

Düğün var düğün! Hem de Makedonya’da, Tetova’da! ‘Yeşil Bursa’yı hatırlatan Osmanlı’nın Kalkandelen şehri, üç gün boyunca dünyanın merkezi oldu bizim için. Makedon Ivo ile İtalyan Federica’nın ‘davullu zurnalı’, baklava börekli unutulmaz düğünündeki çoğu şey bize öyle tanıdıktı ki... İşte Makedon düğünü

“Komşiya, boncorno!” diye açardı her sabah penceresini. İtalya’da yaşadığımız yıllar; ‘gurbetliğimin’ ilk seneleri, içimde bir sıla hasreti.. Adını Büyük İskender’den bildiğim, uzak bir diyardan gelen tanıdık bir gülüştü Ivo’nunki.. Ninesi, dedesi, annesi, babası evindeki herkes Türk dostuydu. Baklavadan tulumbaya, ‘haber kutusi’ radyoya, ‘surat tapusu’ kimliğe Ivo’nun Türk kültürü ve kendi coğrafyasındaki Türkçe’ye ilgisi şaşırtıcı derecede yoğundu. “Bak buraya!” derdi dedesi gibi, kızınca da “Puh yazık!” Gülerdik. Yıllar geçti. Okumaya geldiği İtalyan üniversitesinin tıp fakültesinden başarıyla mezun oldu, Roma’da cerrah çıktı. Ve geçenlerde telefon çaldı: “Evleniyorum! Makedonya’ya, düğünüme bekliyorum!” Kaçırır mıyız, Paris’ten bindiğimiz uçakla Üsküp’te aldık soluğu; tabii oradan da Ivo’nun şehrinde, Osmanlıların deyişiyle Kalkandelen’de.

Böyle olur Makedon düğünü

ARNAVUT, MAKEDON, KOSOVALI, TÜRK... BURADA HEP BİR ARADA YAŞIYORUZ

“Çok güzel bir camimiz var mesela. Bir de Bektaşi tekkesi.” diyor İvo. Anne babasının bir bayram yerine benzeyen, başta gelin hanımın ailesi İtalyan dostlarla çevrelenmiş masaya davet ediliyoruz hemen. Masada neler yok ki! Kuzu tandır, lahana sarması, biber dolması, fırında kurufasulye, tavuklu pilav, cacık, çoban salata, kabak tatlısı, ev baklavası.. Türkiye’de iktidarsızlığa iyi geldiği düşünülen ballı fındık bile düşünülmüş, espriyle açıklıyor Ivo’nun babası. Yemeğin sonundaysa mis gibi Türk kahvesi. Anne baba, memleketleri hakkında Ivo kadar heyecanlı, araya üç beş kelime Türkçe de katarak: “Gördüklerinizin hepsi Osmanlı.. Türklerle adetlerimiz, yeme içmemiz o kadar aynı!”

Böyle olur Makedon düğünü
 

Böyle olur Makedon düğünü

MAKEDON DÜĞÜNÜNDE GÖBEK HAVASI

Ve düğün sabahı! Saat 8:00. Beş katlı binayı inleten müzik ekibinin ilk adresi, Ivo’nun vaftiz babası. Geleneğe göre damat ve tarafı nikahtan önce müzisyenlerle vaftiz babasının evine gidip, dans ediyorlar. Ivo’nun ailesinin ve memleketlisi dostlarının yanı sıra İtalyan doktor arkadaşları da bizimle. Kızların bir türlü ortaya atılmadığını görünce fotoğraf makinemi bırakıp, müziğe uygun bir göbek havasına girişiyorum. Makedon arkadaşlardan biri Ivo’ya soruyor: “Bu kız bizden muhakak? İtalyan kızlar böyle oynamayı bilmez çünkü.” Müzisyenler aynı coşkuyla çalmaya devam ederek ve arkalarına tüm davetlileri katarak merdivenlerden inip sokağa çıkıyorlar. Ivo’nun ve kayınpederi Carlo’nun bahşiş verme zamanı..

Böyle olur Makedon düğünü

Şimdi Ivo’nun mahallesindeyiz. Bir Emir Custurica sahnesi: Nisan güneşiyle renk renk çiçeklenmiş ağaçlar altında, ölüyü dirilten müzikleriyle müzisyenler.. Anne Vera hiç olmadığı kadar duygusal.. Müzik eşliğinde eve giriyor, yine şölen misali bir masayla karşılaşıyoruz. Rakiya (sanırım ‘rakı’dan geliyor) dedikleri alkollü içki ile çeşit çeşit yemek elden ele.. Derken tekrar dışarıdayız, aile ve dostları halay çekiyorlar şimdi. Komşular camda, balkonda müziğin coşkusuyla oynamakta..

Ivo’nun abisi Bosko’nun tatlı karısı Katerina’ya soruyorum: “Gelin nerede Allah aşkına?” “Aslında biz de Türkler gibi erkek tarafı olarak evinden alırız gelini” diyor. “Ama biliyorsun İtalyanlar Katolik, adetleri farklı. O, babasının kolunda doğrudan kiliseye gelecek.” Dediği gibi de oluyor. Az önce minibüslerle götürüldüğümüz kiliseye kuzen Novica ile babasının kolunda geliyor Federica. Din adamlarının eşliğinde hep birlikte kiliseye giriyoruz.

Böyle olur Makedon düğünü

Nikah için özel olarak çağrılmış Paskalya Korosunun bembeyaz giyinmiş korist kızları etkileyici ilahilerle karşılıyorlar bizi. Tetova episkoposunun liderliğinde başlayan nikah, yüzüklerin takılması ve dakikalar süren dua ile devam ediyor. Papazlar, İtalyan misafirlere jest olarak duaların bir bölümünü İtalyanca okuyorlar. Gelinle damadın yüzük takılan sağ ellerinin birkaç kat kumaşla bağlanması ve başlarına taç konmasıyla tören sonlanıyor. İtalyanlar benim kadar yabancı her şeye, çünkü yapılan Ortodoks nikahı. Yüzüğün neden sola değil sağ ele takıldığı, gelinle damadın neden kral ve kraliçe misali taçlandırıldığı kafalarındaki soru işaretlerinin başlıcaları.

Böyle olur Makedon düğünü

MAKEDON ADETLERİ

Sabahki ‘deli’ müzisyen ekibi şimdi de kilise kapısında karşılıyor bizi. Capcanlı müzikleri, yemek yiyip eğleneceğimiz bir manastır lokantasına kadar eşlikçimiz. Günün devamı, Ivo’nun sempatik kayınpederi Carlo’nun, “Onlar için gelenek, biz yabancılar içinse renkli, folklorik etkinlik” dediği gibi, birbirinden renkli etkinliklerle geçiyor: Yerel dans ekibini, genç yaşlı herkesin gün boyunca bıkıp yorulmadan çektiği halaylar ile Makedonca, Sırpça ve Rusça pop şarkıları takip ediyor. İtalyanlara bir jest de müzisyenlerden geliyor: İtalyanca birkaç şarkı Ivo ile Federica’nın lezzetli düğün pastası ve parmaklarımızı yediğimiz tulumba tatlısına eşlik ediyor.

Böyle olur Makedon düğünü
Böyle olur Makedon düğünü

Bütün gün süren düğün yemeğinin sonunda oğlunu ve gelinini evinde, kapıda karşılıyor Vera. Önce gelininin kucağına küçük bir çocuk veriyor, üç kez! Tabii ki doğurganlığın simgesi. Ardından her ikisine de, nikahta  papazın elinden yedikleri ekmekten yediriyor; birer yudum da şarap içiriyor. Şarabı gelin hanımın arkasına dökmesi gerek şimdi, bereket işareti!

Ertesi gün mü? Erkenden uçağa bindiğimizden tanık olamadığımız bir bölge klasiği yaşanmış: Federica’ya, Boskoski ailesine gelin gelen tüm kadınlara giydirilen 19. yüzyıl klasik Osmanlı Makedon kadını elbisesi, şalvarı ve yeleğiyle, kayınvalidesi Vera tarafından giydirilmiş. Çünkü kızı kendi annesi giydirirse uğursuzluk getirirmiş. Ardından gelinin misafirlere tatlı ve su ikramına geçilmiş...

Bunca zahmet niye mi? Ne diyordu, Türk komşularından duyup öğrendiği sözcükleri dili döndüğünce benimle paylaşan Ivo’nun tatlı annesi: “Aslı bunların hepsi adeti, adeti!”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle