GeriSeyahat Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...

Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...

Adını meşhur köprüsünden alan Mostar şehri, Doğu Avrupa’nın gizli kalmış güzelliklerinden biri. Osmanlı’dan günümüze mimari yapısı bozulmamış şehirde, kendimizi bir ortaçağ filminin setinde gibi hissediyoruz. Üstelik tüm bunları vizeye gerek duymadan deneyimlemek mümkün.

Bosna Hersek’in güneyinde Mostar şehrinde düzenlenen Red Bull Cliff Diving’i (uçurum atlayışı) izlemek üzere yola çıkıyoruz. Ortalama 1 saat 45 dakikalık uçuşla İstanbul’dan Saraybosna’ya vizeye gerek olmadan, sadece pasaportumuzla giriyoruz. Saraybosna Havaalanı’na ayak basıp Bosna Hersek’e ilk selamımızı verdikten sonra, 2.5 saatlik araba yolculuğuyla birbirinden görkemli dağların arasından Mostar’a varıyoruz. Ulaşım için tren ve otobüs seçenekleri de var. Bosna Hersek, birçok kişinin aklında 90’ların başlarında yaşanan iç savaş hatıralarıyla kalsa da gittiğinizde bir Balkan cennetiyle karşılaşıyorsunuz.

Mostar muhteşem doğası, Osmanlı’dan günümüze kalan bozulmamış mimarisi, gelenekleri ve bize çok aşina olan yemeklerinin yanı sıra Mostar Köprüsü atlayışlarıyla da ilgi çekiyor. 2009’dan bu yana gerçekleştirilen Red Bull Cliff Diving’de sporcular, 30 metre yükseklikteki platformdan Neretva Nehri’nin buz gibi sularına atlıyorlar. Uçurum atlayışı aslında Mostar’da 456 yıldır süregelen bir gelenek. Her yıl temmuzun son pazar günü gerçekleştirilen bu etkinliğin sebebi, şehrin erkeklerinin düğünden önce nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak istemeleri.

Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...

Uçurum atlayışı Mostar’da 456 yıldır süregelen bir gelenek.

Sinan’ın öğrencisi yaptı

Mostar Köprüsü’nün orijinali Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566’da inşa edilmiş. Uzun yıllar nehrin iki kıyısında yaşayan Hırvat ve Müslümanları birbirine bağlayan köprü, ilk olarak 1992’de Bosnalı Sırplar tarafından iç savaşta saldırıya uğramış. 1993’te Yugoslavya iç savaşı sırasında da Hırvatlar tarafından yıkılmış. 1997’de köprü UNESCO ve Dünya Bankası’nın desteğiyle eski haline uygun olarak yeniden inşa edilmiş. 2005’te de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenmiş. Nehirden çıkarılan taşların kullanıldığı köprüde yürürken Osmanlı mimarisinin izlerini hâlâ görebiliyorsunuz. Boşnakçada ‘most’ köprü, ‘stari’ ise bekçi demek. Evliya Çelebi ise Seyahatnâme’de Mostar’ın ‘köprülü şehir’ anlamına geldiğini belirtir. Mostar, dünyanın her yerinden hem sporcu hem turist çeken bir şehir. Mostar Köprüsü’nden atlamayı bekleyen sporcular önce ısınma hareketlerini yapıp ardından sırası geldiğinde nehre atlıyor. Havada taklalar atanlar, iki elinin üstünde havaya kalkıp kendini suya bırakanlar var. Akrobasi hareketi yaparak atlayan kadın-erkek tüm sporcuları izlerken nefesiniz kesiliyor.

Aşk gibi bir spor

Heyecan dolu mücadelenin sonunda, kadınlar klasmanında dördüncü birinciliğini kazanan Yeni Zelandalı Rhiannan Iffland’la sohbet etme şansı elde ettim. Kadınlarda zirvenin sahibine atlarken neler hissettiğini sordum: “Her şey sanki otomatik pilotta gerçekleşiyor. Atladıktan sonra vücudunuz sizi ele geçiriyor ve her şey çok hızla gelişiyor. Çoğu zaman suya düştüğümde ne olduğunu fark ediyorum. En sevdiğim kısım da suya daldığım andaki o sessizlik ve bir anlık huzur.” 30 yaşındaki Iffland ilk kez 21 yaşında atlayış konusunda bir kariyer yapmak istediğinin farkına varmış. Adrenalinin de etkisiyle bu spora âşık olduğunu söylüyor. Tarihi köprüyü ve şehrin kültürünü çok sevdiğini anlatan Iffland, “Mostar’a her geldiğimde kahve içmeyi, Bosna yemekleri yemeyi ve şehri gezmeyi ihmal etmiyorum” diyor. Hayatını uçurum atlayışı ve sponsorluklarla kazandığını belirten sporcunun hobileri arasında sörf, kayak gibi su sporları var.

Sokaklarında kaybolun

Bosnalılar sofralarında şerefe yerine ‘yaşayalım’ anlamına gelen ‘ziveli’ (jiveli) demeyi tercih ediyor. Yeme-içme kültürümüz de oldukça yakın. Hemen her yerde ‘Burek’ yazan tabelalar görebiliyorsunuz. Boşnak böreğinin porsiyonu 5 Bosna Hersek markı yani kısaca ‘5 KM’ (46 lira). Bizim bildiğimizden biraz daha az yağlı ve hamuru daha ince açılmış. Mostar’da Boşnak böreğini yiyebileceğiniz en iyi yerlerden biri Buregdzinica Musala. Geleneksel Bosna kıyafetleri giymiş garsonların çalıştığı Şadrvan Restoranı da tam bir turist durağı. Bosna’da bildiğimiz Türk kahvesine ‘Bosanska kahva’ deniyor. Ama yapılışı biraz farklı: Önce su kaynatılıyor, sonra kahve ekleniyor.
Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...

Bakırcılar Çağrısı

Fiyatı 1-1.5 euro. Siz de benim gibi fotoğraf tutkunuysanız, Mostar Köprüsü’nün en iyi açısını yakalamak ve leziz yemekler yemek için Urban Grill Restoran’a uğrayabilirsiniz. Burada, cevapi (Boşnak köftesi 8.00 KM-74 lira), begova çorbası (5.00 KM-46 lira) gibi rağbet gören lezzetlerin yanı sıra vegan ve vejetaryen seçenekler de bulabilirsiniz. Mostar’da yapılacak en güzel aktivitelerden biri kalabalıktan sıyrılıp şehrin sokaklarında kendinizi kaybetmek. Biz de Yunus Emre Enstitüsü’nden başlayıp Mostar Atlama Kulübü’ne doğru nehrin kıyısında keşfe çıkıyoruz. Osmanlı’dan miras Bakırcılar Çarşısı’nı, el sanatları tezgâhlarını, dizi dizi küçük hediye dükkânlarını gezerek şehrin film setini andıran otantik havasını soluyoruz. Bektaşi Tekkesi, Koski Mehmet Paşa Camisi ve Mostar Köprüsü’nün minyatür versiyonu Eğri Köprü şehrin önemli yapılarından. Bu tarihi şehri siz de görülmesi gerekenler listenize ekleyin.
Balkan güzeli Mostar’da tarihi köprüden serin sulara...


False