GeriSeyahat Pub’ları, gece hayatı enfes, viski fabrikaları mutlaka görülmeli
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Pub’ları, gece hayatı enfes, viski fabrikaları mutlaka görülmeli

Pub’ları, gece hayatı enfes, viski fabrikaları mutlaka görülmeli

Tolga Germiyanoğlu (35), şov barmeni. Bu alanda Avrupa ve dünya şampiyonlukları var. Şovlar ve yarışmalar için yurtiçi ve yurtdışında sürekli seyahat ediyor. Yeni kokteyller üretmek, şov yapmak kadar yeni şehirler, farklı kişiler tanımayı da seviyor. İskoçya’nın Highlands bölgesindeki Inverness’e üç kez giden Germiyanoğlu “300 kez daha gidebilirim” diyor.

? Ne sıklıkla seyahat ediyorsunuz?
- Seyahat etmek benim için hem zevk hem de iş. Şov yapmam için yurtiçinde ve yurtdışında sık sık organizasyonlara davet ediliyorum. Bazen haftada 2-3 kere yurtiçi, yılda 10’dan fazla yurtdışı seyahatine çıkıyorum.
? Daha önce nerelere seyahat ettiniz?
- Yurtiçinde hemen her şehre, yurtdışında İngiltere’den Japonya’ya pek çok ülkeye gittim. Bazılarına defalarca yolum düştü.
? Sizi en çok etkileyen yer neresi oldu?
- İngiltere’nin İskoçya bölgesi... Yeşili bol, viski kokan bir ülke burası. Neredeyse tüm şehirlerini gezdim: Başkent Edinburgh, Glasgow, Aberdeen, Dundee ve Inverness. Gezilecek yerler o kadar çok ki... Ülkenin hemen hemen her yerinde bulunan viski fabrikaları, Edinburgh’ta yer alan şatolar, özellikle dünyaca ünlü Edinburgh Kalesi ve pek çok tarihi yer... Enfes otelleri ve alışveriş merkezleri, içinde tiyatro bile bulunan stadyumu ile dünyanın önemli futbol takımlarından birine sahip Glasgow şehri... Ve tüm dünyanın belki de Loch Ness Gölü canavarı efsanesi ile tanıdığı Inverness şehri. İskoçya’nın Highlands bölgesinin başkenti Inverness beni büyüledi. Şehre 3 kez gittim. 300 kere daha gitmek istiyorum. Her gidişimde en az bir hafta kaldım, son ziyaretimde İskoçya’da bir ay kaldım ve ülkenin pek çok barında şovlar yaptım.

GECE HAYATI GÖRÜLMEYE DEĞER

? Inverness’in nerelerini beğendiniz?
- Çocukluğumda Loch Ness gölü canavarı ile ilgili hikâyeleri dinlemiştim. Loch Ness gölü’nde turlarken, içki ve yemek servisi yapılan ufak tekne ile gezerken, sanki canavar ile karşılaşıcakmışsınız gibi heyecanlanıyorsunuz. Ayrıca kıyılardan kale ve şatoları izlemek büyük bir keyif. Hatta teknede su altını gösteren radar var. Söylentiye göre Loch Ness Gölü’nde var olduğuna inanılan bu canavarın görüntüsünü çekene eskiden 250 bin pound ödül konulmuş. Biz de elde fotoğraf makinesi bekledik.
Canavarı pek çok kişiye sordum. Sorduklarımın yarısı Loch Ness Gölü canavarının var olduğuna inanıyor, hatta anlatırken gerçekten heyecanlanıyordu. Diğer yarısı bunun tamamen ticari amaçla uydurulmuş bir efsane olduğunu dile getiriyordu. Bu arada her yerde bu canavar ile ilgili pek çok figür satılıyor.
? Inverness’ın gece hayatı nasıl?
- Gece hayatı enfes. Her yerde pub’lar var. İnsanları çok neşeli. Pub’larda sık sık kahkaha sesleri duyuyor, siz de keyifleniyorsunuz. Saat 23.00’ten sonra sokaklar boş. Fakat Inverness diğer şehirlere göre ufak bir yer olmasına rağmen, ilk girdiğim gece kulübünde iki bin civarında kişi gördüm. Sokakta bir gülümseme ile dahi insanlarla tanışabiliyorsunuz. Oradaki gece kulübünde şov yaptıktan sonra çok sayıda kişiyle tanıştım. İçki ısmarlayanlar, samimi sohbetler, sanki oranın insanıymışım gibi hissettirdi bana.
? Oraya gidenler başka ne tür etkinlikler yapabilir?
- Tarihi turistik yerler, şatolar, kaleler ve müzeler gezilebilir. Viski fabrikalarına mutlaka uğranmalı. Ciple, ATV motorlarıyla çevrede tur atılabilir, at üzerinde gezilebilen çiftliklere uğranabilir. Su parkları, sanat galerileri, vahşi doğa parkları ve meşhur savaş alanları gezilebilecek diğer yerler. Gidenlere St. Andrews Katedrali’ni, Culloden savaş alanını, Aigas Field vahşi yaşam alanını, Fort George Kalesi’ni, Plodda Falls Şelalesi’ni görmelerini öneririm.

KİLT GİYİNCE GÜLMEKTEN BAYILACAKTIK

? Konaklama seçenekleri nasıl? Siz nerede kaldınız?
- Son gittiğimde bir içki firmasının özel konukevi haline getirilen şatosunda kaldım. Şatodaki her odanın bir ismi vardı, ben “game”de kaldım. Otellerde konakladığım da oldu tabii. Bizimkilerin aksine, odaları yüksek tavanlı. 3-4 yıldızlı oteller konaklamak için uygun. Tercih, zevk ve bütçenize göre, yaklaşık 110-450 TL arasında kalabileceğiniz pek çok otel var.
? Unutamadığınız bir anı oldu mu?
- Evet, Türkiye’nin önemli firmalarının temsilcileri ile davetli olarak Inverness’e götürülmüştük. Bir akşam bize özel bir baloya götürüleceğimiz söylendi. Bizlerden “kilt” giymemizi istediler. Kilt, İskoç erkeklerinin özel günlerde giydiği aile/klan ilişkilerinin sembolü olan, üst kısmı ceket, yelek, gömlek, kravat, alt kısmı ise dize kadar çorap ve etekten oluşan geleneksel kıyafet. Kiltin ne olduğunu öğrenen yaşça bizden büyük yöneticiler, önce bu teklifi kabul etmeseler de en genç ben ve üç arkadaşım, herkesi ikna ettik. Önce biz giyindik ve aşağı indik, merdivenlerin yanında elimizde fotoğraf makineleriyle bekledik. Her inenin fotoğrafı çekmeye çalıştık, gülmekten neredeyse bayılacaktık. Manzara inanılmazdı. Herkesin suratında hafif kızarma, garip bir ifade vardı. Türkiye’de üst düzey yöneticilik yapan pek çok kişinin bu halleri gerçekten görülmeye değerdi.
? Inverness’e gideceklere ne tavsiye ediyorsunuz?
- Viski fabrikalarını mutlaka ziyaret etsinler. Viski içme kültürleri köklü bir değişime uğrayabilir. Loch Ness Gölü’nde belki de meşhur Loch Ness canavarı ile karşılaşabilirsiniz. Mel Gibson’ın ünlü Braveheart filminin çekildiği bu yerleri mümkünse o meşhur filmin müziklerini dinleyerek gezsinler.

 

 

 

False