İK/Yeni Ekonomi Haberleri

İK YENİ EKONOMİ

    Özgüveni arttırmanın yolları

    Burcu ÖZÇELİK SÖZER - bozcelik@hurriyet.com.tr
    23.10.2015 - 18:52 | Son Güncelleme:

    İşyerinde kendinizi özgüvensiz hissetmenizin pek çok sebebi olabilir. Belki kendinizi o iş için yetersiz buluyorsunuz, belki iş arkadaşlarınız veya yöneticiniz tarafından yargılanmaktan korkuyorsunuz ya da belki özgüveninizi kıran şirketiniz ya da yöneticinizdir.

    Özgüven eksikliği, değersizlik ve yetersizlik duygusu tarafından beslenir. Eleştirel aile ortamı, çocukluk döneminden itibaren özgüven eksikliğine zemin hazırladığı gibi kaygıya eğilimli kişilik yapısı, okul ve iş hayatında tekrarlayan başarısızlıklar ve stres yaratan yaşam deneyimleri özgüven eksikliğinin sebepleri arasında yer alır.

    İş hayatında ise insanın kendini yetersiz görmesi veya patronuyla sorunlarından kaynaklı özgüven eksikliği yaşaması performansını, verimliliğini ve motivasyonunu etkiliyor.

    Günümüzde artan rekabet ve aşırı iş yükü de çalışanların özgüven eksikliği yaşamasına sebep oluyor. Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, “İş hayatı kişinin kendini üretken hissetmesi, hedeflerine ulaşması, bir ekibin parçası olması gibi faktörlerden dolayı özgüveni arttırıcı bir rol oynasa da, günümüz iş yaşamı koşullarında özgüven sarsılmasına sebep olabiliyor. İş yükünün fazla olması, beklentilerin yüksek tutulması, uzun çalışma saatleri ve çalışanlar arasındaki rekabet özgüveni zedeleyebilir. Çalışma ortamındaki talepler ve temponun çok yüksek olması sebebiyle kişinin istediği performansı bir türlü sergileyememesi, yetersizlik hissine yol açabilir. Özellikle de yöneticilerin destekleyici tutumdan çok eleştirel tutumda olduğu çalışma ortamlarında çalışanların yetersizlik duygusunu daha yoğun hissetmesine sebep olabilir. Ayrıca, çalışma hayatının yoğunluğu sebebiyle özel hayatına zaman ayıramayan kişiler, bulundukları çemberden çıkamayıp, ihtiyaç duydukları sosyal destekten mahrum kalıyor ve bu döngü içerisinde kendi değerini sürekli sorguluyor” diyor.

    Her özgüvenli başarılı demek değil
    Uzman endüstri ve örgüt psikoloğu Burcu Çanacık, özgüveni ikiye ayırıyor: “İlki kendiyle barışık olmak diye tabir edilen ‘Kendimi olduğum gibi seviyor ve kabul ediyorum’ diyebilinmesini sağlayan özgüven. İkincisi ise ’Ben bu işin altından kalkabilirim, başarabilirim’ dedirten özgüven. Özgüvenin ‘başarabilirim’ kısmı hem zorlayıcı bir işle karşılaşıldığında hem de sosyal bir ortamda performansı olumlu yönde etkiler. Otorite figürleri ile olan iletişimdeki zorlayıcı durumlarla da (zam istemek, izin istemek, itiraz etmek vb) başa çıkmayı kolaylaştırır.”
    Fakat özgüvenin azı da fazlası da zararlı. Eğer kişi ‘her şeyi ben bilirim’ modundaysa öğrenme yolunu kapatmış, kişisel gelişimini zorlaştırmış demektir. Aksine, eğer kendini yetersiz görüp herşeyde kendini suçluyorsa risk alamaz, cesaret edemez dolayısıyla da ilerleyemez.
    Çanacık, “Özgüven ne çok düşük ne de çok yüksek olmalıdır. Aksiyona geçecek cesareti verecek kadar yüksek ve öğrenme yolunu kapatmayacak kadar da düşük olmalıdır” diyor.

    Hayır diyemez kendini tüketir
    Özgüven eksikliği özellikle otorite karşısında konuşurken, topluluk önünde sunum yaparken ve kendisi ile ilgili bir talepte bulunurken ortaya çıkıyor. Kişinin kendine dair olumsuz yargılarının olması ve çevresindekilerin de kişiyi o şekilde algıladığını sanması üzerindeki baskıyı arttırıyor, iş yerindeki sosyal ilişkileri de olumsuz yönde etkiliyor. Bayraktar, “Kişinin yapmış olduğu olumsuz çıkarımlar ve değersizlik hissi sebebiyle kafasında kurduğu senaryolar onun iş hayatında gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu ifade edememesine yol açacaktır. Böylelikle kişi o kısır döngüden çıkamayarak kendini hem bedensel hem de zihinsel olarak tükenmiş hissedebilir ve bu yüzden kariyerinde hedeflediği noktaya ulaşması daha da zorlaşabilir. Özgüven eksikliği kariyeri yarıda bırakmayla bile sonuçlanabilir. Özgüven eksikliği yaşayan bireyler, kendilerini yetersiz gördükleri için etrafındaki insanların kendilerinden üstün niteliklere sahip olduklarını düşünebilir, o nedenle de ilişkilerde sınır koyamaz, ‘hayır’ diyemediği için tükenmişlik sendromuna girebilirler” diyor.

    Takdir etmeli sorumluluk verilmeli
    Bir yönetici özgüveni düşük, kendi kapasitesinin farkında olmayan ancak yetenekli çalışanları tespit ettiğinde, ilk yapması gereken ona başarabileceğini kanıtlamak olmalı.

    Çanacık, bunu yapabilmek için de, yöneticinin çalışanın başarılarını takdir etmesi, onu yeni projeler ve sorumluluklar için cesaretlendirmesi, hata yaptığında dahi çalışanın arkasında durabilmesi gerektiğini söylüyor: “Sonuç olarak, korkmakta sorun yoktur. Herkes korkabilir. Ancak ‘cesur olanlar’ korkuya rağmen başarılı olabilir. Özgüvenin asıl formülü kendinden her konuda emin olmaktan ziyade, emin olmadığınız, korktuğunuz halde o adımı atmak, o riski almak ve en iyisini umabilmektedir.”

    Çalışanın motivasyonu, performansı ya da verimliliğinde, bağlı olunan birinci yöneticinin etkisinin çok olduğunu söyleyen psikolog Mehtap Hisar, “Yönetici çalışanlarını iyi gözlemlemeli, sadece gözlemlediği sorunlar hakkında değil, bu sorunların olası çözümleri hakkında da geribildirimler verebilmelidir. Örneğin, bir danışanın özgüveninin düşük olduğunu gözlemleyen bir yönetici sadece bunu ifade ettiğinde çalışanın motivasyonu ve performansı bu görüşten daha olumsuz etkilenebilir. Ancak yönetici sorunun giderilmesi yönünde bir öneri ile yapıcı bir geribildirimde bulunursa çalışanın özgüveninin artabileceğine yönelik inancı artacak, dolayısıyla da motivasyonu, verimliliği ve performansı da yükselebilecektir. Örneğin eğer çalışanın bilgi eksikliğinden kaynaklı bir güven sorunu varsa yönetici çalışanın bilgi ve yetkinliklerini artırmaya yönelik bir eğitim desteği planlamalıdır. Eğer çalışanının sorununun yetkinlik ya da bilgi eksikliğinden değil de kişilik yapılanmasının bir sonucu olduğunu gözlemlerse, yine bu konudaki hissiyatını babacan/anaç bir tavırla, kapsayıcı bir şekilde paylaşmalı ve bir uzmana danışması yönünde telkinde bulunmalıdır” diyor.

    Özgüven nasıl arttırılır?
    Negatif düşünceleri defedin:
    Aileniz ve arkadaşlarınız da dahil yakın çevrenizi gözden geçirme zamanı. Kendinizi kötü hissetmenize sebep olan, özgüveninizi sarsan kişilerden uzak durmalısınız. Problemlere odaklanmayı bırakın, çözümlere ve pozitif değişiklikler yapmaya odaklanın.

    Beden dili ve imajınızı değiştirin:
    Duruşunuz, gülümsemeniz, göz teması, konuşmanız bir bütün olarak oyuna dahildir. Omuzlarınızı dik bir şekilde geriye itmeniz bile etrafınızdakilere kendine güvenen bir insan olduğunuz imajı verir. Gülümsemek sadece size değil etrafınızdakilere kendini rahat hissettirecektir.

    Konuştuğunuz kişinin gözlerine bakın, ayaklarına değil. Ve son olarak yavaşça konuşun. Araştırmalar gösteriyorki, daha yavaş ve temiz konuşanlar kendilerine daha fazla güveniyorlar.
    Saçınıza, kişisel bakımınıza, kılık kıyafetinize de özen göstermelisiniz.

    Başarısızlığı kabullenmeyin, kafanızdaki negatif sesi susturun:
    Asla vazgeçmeyin. Asla başarısızlığı kabullenmeyin. Her şeyin bir çözümü var. Düşük özgüven çoğunlukla aklımızdaki negatif düşüncelerden kaynaklanır. Eğer sürekli kendinize iyi olmadığınızı, yeterince çekici, zeki, atletik olmadığınızı söylüyorsanız kehaneti gerçeğe dönüştürüyorsunuz demektir. Kafanızda bu sesi duyduğunuzda hemen düğmeyi kapatın.

    Hazırlıklı olun:
    Kendi alanınızda, işinizde veya sunumunuzdaki herşeyi öğrenin, eğer konuya hakim olursanız kendine güven de artacaktır.

    Zor zamanlar için liste yapın:
    Hayat zorluklarla dolu ve kimi zaman özgüveni arttırmak zordur. Hemen şimdi bir liste yapmaya başlayın, hayatınızda minnet duyduğunuz şeyleri bir listeye, gurur duyduğunuz başarılarınızı başka bir listeye yazın. Bunları buzdolabının kapağına, çalışma masanızın arkasındaki duvara, banyo aynasına asın ki ne kadar muhteşem bir hayatını ve insan olduğunuzu kolayca görebilin. Eğer kendine güveniniz sarsılırsa bu listelere bakın.

    Zayıflıklarınızı bilin:
    Zayıflıkları tanımlayın ve üzerinde çalışın. Eğer güveninizi sarsan bir zayıflık varsa bunu azaltmak ve yok etmek için bir plan yapın.

    Kendinize güvenin:
    Belki söylemek yapmaktan daha kolay ama kendinize ‘Bunu yapabilirim’ demelisiniz ve inanmalısınız.

    Güçlü yönlerinizi bilin:
    Özgüveni arttırmanın en sağlam yollarından biri güçlü yönlerini iyi bilmek ve bunları her gün yaptığınız işe entegre etmek. Böylece daha enerjik ve kendinize güvenli hissedersiniz.

    Diğerlerinin sizi yüreklendirmesini sağlayın:
    Etrafınızdaki insanlara en güçlü üç yönünüzü sorun. Sonrada bu yönleri kullanmanın yolunu bulun. Bu noktada iş arkadaşlarınızdan, yöneticinizden de geribilidirim alabilirsiniz. Onlara güçlü yönlerinizi ve sizi nerede görmek istediklerini sorabilirsiniz. Bazen diğer insanlar bizde, bizim fark ettiğimizden daha çok yetenek görürler.
    Kaynaklar: www.inc.com, www.forbes.com

    Beden-imge algısı özgüveni belirliyor
    Psikolog Dr. Feyza Bayraktar: “Kadının ailesi ve çocukları ile ilgili görevleri erkeğe kıyasla üzerinde daha fazla taşıması, hem iş yaşamında hem de aile yaşamında etkin performans gösterememesine, kendisini yetersiz hissetmesine sebep olabilir. Bu durum da özgüven eksikliği yaratabilir. Bunun yanı sıra kadının beden imgesinin toplumda erkeğinkine kıyasla daha fazla önemsenmesinin kadının özgüveninde belirleyici olgulardan biri olması, kendi bedeni ile mutlu olmayan kadını yetersizlik duygusuna itebilir. Bu yetersizlik hissi iş yaşamında kendisini saklamasına, daha düşük performans sergilemesine sebep olabilir. Beden imge algısı kadının özgüveninde belirleyici faktörlerden bir tanesidir.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı