GeriSeyahat Okyanusta günbatımını izledim Pakistan’ın Anıtkabir’ini gezdim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Okyanusta günbatımını izledim  Pakistan’ın Anıtkabir’ini gezdim

Okyanusta günbatımını izledim Pakistan’ın Anıtkabir’ini gezdim

Ankara’da yaşayan Begüm Şahin (28), Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu. 2007’den bu yana dış ticaret uzmanı olarak çalışıyor. Seyahat hem işinin bir parçası hem de hobisi. Yılda 4 - 5 kez yurtdışına çıkıyor. Şahin, iki hafta kaldığı 20 milyon nüfuslu sahil şehri Karaçi’yi anlatırken “Turistik ve kültürel açıdan ülkenin en hareketli şehri” diyor.

Begüm Şahin bugüne kadar Avrupa’da dokuz, Ortadoğu’da iki ülke görmüş, yakında listesine Dubai’yi eklemeye hazırlanıyor.
Şahin, Karaçi’ye geçen yıl gitti ve yaklaşık iki hafta kaldı. “Çok sıcak bir kent. O nedenle sonbaharda gitmek en uygunu. Ayrıca Hint Okyanusu kenarında bulunduğu için nemli. Tropik iklim hakim. Önemli bir liman şehri, ticaret hayatı açısından tarihte yeri büyük. Aynı zamanda Pakistan’ın kültürel ve turistik açıdan en hareketli ve modern şehri” diyor.

CLIFTON SAHİLİNDE GÜNBATIMI MUHTEŞEM

Kentte görülecek yerleri ise şöyle anlatıyor: “Clifton Beach geniş bir kumsal. Burada gün batımı manzarası muhteşem. The Village-Salt n Pepper adlı mekanda bu anı yakalayabiliyorsunuz. O geniş kumsalda mutlaka deve ya da ata binilmeli. Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah’ın anıt mezarı, güzel peyzajlı bir bahçede. Nöbetteki askerlerin kıyafetleri rengarenk. Mohatta Palace en eski, görkemli saraylardan. Hintli bir zengin yazlık olarak yaptırmış, Pakistan’ı terk etmek zorunda kalınca yapı dışişleri bakanlığına devredilmiş. Ardından Cinnah’ın konutu olmuş. Şimdi müze. Harika bir bahçesi ve mimarisi var. Şehirdeki Benazir Butto Parkı ve Clifton Beach’e yakın Jehangir Kothari Parade, kalabalıktan kaçıp nefes almak için ideal. Özellikle Jehangir Kotari’nin gece ışıklandırması ve içinde yer alan Lady Lloyd Pier kısmı görülmeye değer.”
Karaçi’de alışverişe gelince: “Park Towers, The Forum gibi AVM’ler dışında, dar sokaklarda eski tip dükkanlar mevcut. Çok güzel işlemeleri olan, ipek, kaşmir, ince yün şallar uygun fiyatlara satılıyor. Mutlaka pazarlık yapmak gerek. Bir de Pakistan, dericiliğiyle ünlü. Deri çanta ya da şık bir klasör, cüzdan da bu ülkeden alınabilecekler arasında.”
Kentteki gece hayatının pek renkli olmadığını söylüyor Şahin: “İslam Cumhuriyeti olduğu için içki Müslümanlara yasak. Bazı otellerde içki bulunuyor. Biz Ramada Otel’de içki almıştık ama Sheraton’da özel bir form doldurmak gerekiyordu pasaportu göstererek. AVM’ler geç saatlere kadar açık. Ayrıca çok hoş kafeler var. Çok leziz espresso yapıyorlar. Adı Espresso in Zamzama. Aynı zamanda nargile hizmeti de veriliyor. Kahve ve nargile keyfi bana Tophane’yi çağrıştırdı. Bir de Pearl Continental Otel’in çatı barı gece saat 2’ye kadar açık. Burada canlı müzik ve içki bulabiliyorsunuz. Base Rock Cafe ise karaoke yapmak isteyenler için tercih edilebilir bir mekan. Ben sadece izleme şansı yakaladım, Pakistan ve Hindistan’ın resmi dili Urduca’ya eşlik etmek kolay değil tabii.”

IZGARA ETLER ÇOK LEZZETLİ

Begüm Şahin, yemeklerin ise Türk damak tadına uygun olduğunu anlatıyor: “Sebzeleri ve tavuğu kızartıyorlar. Baharatı seviyorlar. Örneğin bizde de sevilen ‘şavarma’ için tavuğa yoğurtlu, sarmısaklı, hafif baharatlı bir sos dökülüyor. Şehrin en leziz, ünlü restoranlarından B.B.Q. Tonight, Clifton Meydanı’nda. Hayatımdaki en leziz ızgara tavuk ve eti burada yedim. Uzun bir yemek keyfi için geniş bahçe içindeki Shan-e-Mughlia’yı tavsiye ederim. Lal Qila Restaurant da kale şeklinde girişiyle heybetli görünümlü, etnik bir mekan. Rangoli yerel tatlar sunan bir başka restoran. Hepsinin mönüsünde ızgara et ağırlıkta ve enfes. Pakistan baharat sevenler için cennet. Yemeğin sonunda gelen renkli ve parlak, boncuk şekilli cisimleri görünce şaşırmayın. Bunlar yoğun baharatları sindirmek ve nefesi tazelemek amaçlı, bizdeki karanfil benzeri kurutulmuş bitkiler. Yerel lezzetleri sevmediyseniz uluslararası fast food zincirlerini bulabilirsiniz. Sömürge günlerinden kalma ikindi çayı alışkanlığı devam ediyor. Çayı sütle içiyorlar.”
Konaklama seçeneklerine gelince: “Marriot, Ramada, Carlton gibi birçok zincir otel var. İlkinde merkeze yakın Sheraton’da kaldım. Beş yıldızlı Pearl Continental de tam karşısında. İkinci sefer ise havaalanına yakın Ramada Otel’de kaldım. Burası Sheraton’a göre daha yeni ve modern.” Oraya nasıl gittiğini ise şöyle anlatıyor: “THY’nin İstanbul’dan direkt uçuşu var. Yaklaşık 5, 5 saat sürüyor. Pakistan içinde de kendi yerel havayolları epey yoğun çalışıyor, PIA, Air Blue havayolları gibi. Birçok diğer şehre Karaçi’den uçuş bulmak mümkün.”
Şahin, Pakistanlıların Türklere gösterdiği sevgiden de çok etkilenmiş. “Ülkede kime Türk olduğumu söylesem gözlerinde sevgi dolu parıltı hissettim. Bizi çok seviyorlar. M. Kemal Atatürk onlara da örnek olmuş. Ankara’daki Cinnah Caddesi’ni duyan mutlu oluyor. Kısacası dost bir ülke.”
Karaçi’ye gideceklere şu önerilerde bulunuyor: “Mutlaka ince kıyafet alın. Hatta biraz muhafazakar oldukları için kadınların gömlek, bol pantolon giymesini öneririm. Pakistanlılar yerel kıyafet tercih ediyor. Şehir içi ulaşım zor. Yerel bir tanıdıkla gezmek lazım. Büyük otellerin havaalanı servisi var. Trafik kuralsız ve çılgın. İlk trafiğe çıktığımda Play Station’da otomobil yarışı oynarmış gibi hissettim. Taksiler üç tekerlekli motosiklet. Otobüsler rengarenk. Öyle kalabalık ki otobüs üstünde gidenlere rastlıyorsunuz. Bu mevsim oraya gitmek için en uygun zamanlardan biri diyebiliriz. Ekimden önce, marttan sonra gitmemek gerek. Çünkü çok sıcak, nemli.”

YIRTICI KUŞLARA DİKKAT

Otel odasına giriş yaptığım gün, balkondan şehri kuşbakışı seyretmek istedim. Ancak balkon kapısında kocaman bir uyarı gözüme çarptı. “Balkon camını açık bırakmayınız, çok uzun süre balkonda kalmayınız.” Bunu görünce ürktüm. Ayrıca balkonun açık olan kısmı manzarayı etkilemeyecek şekilde, tel örgüyle örülmüştü. Sabah ilk işim bunun sebebini sormak oldu. Sebebi ilginç. Meğer şahin, akbaba gibi yırtıcı kuşlar çok alçaktan uçuyormuş.

En sevdiği beş şehir: Amsterdam, İstanbul, Barselona, Viyana, Paris
Seyahate hangi ulaşım aracıyla gider? Uçak, metro, otobüs, taksi
Seyahatte ne yer ne içer? Yerel yiyecek ve içecekler
Seyahatte nerede kalır? Avrupa’da butik, Ortadoğu’da 5 yıldızlı oteller
Kiminle seyahat eder? İş arkadaşları ya da yalnız
Seyahatten ne alır? Gümüş tatlı kaşığı, magnet, şehir broşürleri ve ufak hediyeler
Seyahatte ne okur? Şehir hakkında detaylı bilgi veren kitapçıklar, yerel dergi ya da gazete
Seyahat çantasının vazgeçilmezleri neler? Ufak bir not defteri, kalem, cep telefonu, şehir haritası

False