« Hürriyet.com.tr

Kuşadası’ndan Çeşme’ye deniz, güzel manzaralar ve tarih eşliğinde yolculuk

Kuşadası ve Çeşme İzmir’e çok yakın iki tatil beldesi. Biri etrafındaki tarihi yerleşimlerle dikkat çekerken, diğeri Türk turistlerin yeni gözdesi olarak öne çıkıyor. Kuşadası’ndan Çeşme’ye sahili takip ederek, güzel manzaralar eşliğinde gidebilirsiniz. Seferihisar üzerinden yapacağınız bu yolculukta Klaros ve Notion gibi eski İyonya şehirlerini de görebilirsiniz.

Yazı ve fotoğraflar: Saffet Emre TONGUÇ
X
Geçenlerde Kısmet Otel’in o eşsiz terasında, yabancı bir arkadaşımın "Sizin ülkenizde tek bir mimar ve onun çizdiği tek bir proje mi var?" sorusuyla karşı karşıya kaldım. Yıllar öncesinin küçük kasabası olan Kuşadası bugün birbirinin kopyası kocaman beton blokların insanlara nefes aldırmadığı koca bir şehir. Onca inşaata rağmen ilçe merkezi hálá güzel.

Limanın devamındaki Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı’nın yanında bulunan ve yayalara ayrılmış olan Barbaros Hayrettin Bulvarı çoğunlukla yabancı turistlere mal satan dükkanlarla dolu. Yolun sonunda da ilçenin en gürültülü yeri, yani barlar sokağı var. PTT’nin bulunduğu köşeden içeriye girip, Kaleiçi denilen bölgedeki ara sokaklarda dolaşırsanız, güzel restoranlar keşfedebilirsiniz. Limandan marinaya doğru giden yolun üzerinde halk plajı yer alıyor ama Kadınlar Denizi, Cennet gibi çok sayıda başka plaj da deniz sevenlerin hizmetinde.

Küçük Menderes nehrinin ağzındaki Pamucak plajı ise son zamanlarda inşa edilen turistik tesisler ve su parklarıyla dolu. 1966 yılında Milli Park ilan edilen Dilek Yarımadası, 1237 metrelik Samsun Dağı’nın eşsiz manzaralarıyla dolu plajlara sahip. Bunlardan İçmeler, Aydınlık Koyu, Kavaklı Burun, Karasu her yaz çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor.

Bizanslılar döneminde adı Ania sonra da Scala Nuova olan ilçe, limanı alüvyonlarla dolan antik Efes şehrinin sahildeki devamı olarak kurulmuş. Kuşadası bugünkü adını üzerinde Cenevizlilerin inşa ettiği bir kale bulunan Güvercin Adası’ndan alıyor.

EFES, MİLET, DİDİM PRİENE VE MERYEM ANA

Günümüzde otellerinin çoğu paket turla gelen, orta sınıf yabancı turistlerle dolu olan Kuşadası etrafında bulunan tarihi eserler yüzünden ilgi çeken bir bölge. Efes, Milet, Didim, Priene ve Meryem Ana günübirlik turlarla gidebileceğiniz yerlerden bazıları. Dünyanın kazılan en büyük grekoromen şehri olan Efes, Anadolu’daki çoğu şehir gibi önce Yunan, sonra Roma medeniyetlerine kucak açmış ve onların eserleriyle donatılmış antik bir yerleşim.

Şehrin sadece yüzde 15’i gün ışığına çıkarılmış olsa da sokaklarında yürürken eski Roma’nın havasını soluyorsunuz. Roma döneminde 300 bine yakın nüfusuyla Küçük Asya olarak da adlandırılan Anadolu eyaletinin başkenti olan şehir, din, ticaret, kültür ve sanat alanında bir yıldız gibi parlamış. Efes’in bulunduğu Selçuk’ta Artemis heykellerini de görebileceğiniz çok güzel bir müze var. Dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis tapınağı, dört İncil yazarından biri olan Aziz Yuhanna kilisesi, Türkiye’deki en güzel camilerden biri konumundaki İsabey Camii ve çarşıda yer alan su kemerleri Selçuk’un diğer tarihi hazineleri arasında yer alıyor.

19. yüzyılda yaşayan ve felçli bir Alman rahibe olan Anna Katherina Emmerich’in yazdıklarıyla yeri bulunan Meryem Ana’nın evinin civarındaki o güzelim ormanlar artık yok. Biliyorsunuz yangın, Meryem Ana evine 1,5 metre kala söndürülebildi.

Hz. İsa’nın annesinin son zamanlarını geçirdiğine inanılan evde yapılan araştırmalar temellerinin İS. I.yüzyıla ait olduğunu göstermiş, bu da çarmıha gerilirken Meryem Ana’yı havarilerinden Aziz Yuhanna’ya emanet eden Hz. İsa’nın annesinin Efes’te yaşadığını kanıtlayan en önemli ipuçlarından biri olmuş. Ayrıca Meryem Ana’ya adanan ilk kilisenin de Efes’te yer alması bu savı güçlendiriyor. Meryem Ana’nın evi çok huzur dolu bir yerde bulunuyor. Bahçesindeki duvara insanlar özellikle çocuk sahibi olabilmek ya da dileklerinin gerçekleşmesi için çaput bağlıyorlar ve şifalı olduğuna inandıkları kaynak suyundan içiyorlar.

ÇİRKİNCE’DEN ŞİRİNCE’YE EGE’NİN TOSCANA’SI

Selçuk’a sekiz kilometre uzaklıkta bulunan Şirince, 1980’lerden sonra çok popüler bir köy oldu. Turistlerden nasibini almak isteyen Şirinceliler de her tarafı hediyelik eşya tezgahlarıyla doldurdular. Bana İtalya’daki Toscana bölgesini hatırlatan köy, üzüm bağları ve zeytin ağaçlarıyla süslenmiş vaha gibi bir yer. 600 yıllık tarihe sahip olan Şirince’yi Rumlar inşa etmiş ve o güzel mimari hálá korunuyor. 1923 nüfus değişimi çerçevesinde Anadolu’yu terk etmek zorunda kalan Rumların yerine Selanik tarafındaki Türkler gelmiş.

Şirince’de daha önce yaşayanlar diğerleri kendilerini rahatsız etmesin diye yerleşime Çirkince demişler, bu da zamanla Kırkınca’ya dönüşmüş, en sonunda da hak ettiği isme kavuşmuş. Dido Sotiriyu’nun Benden Selam Söyle Anadolu’ya isimli meşhur kitabına ev sahipliği yapmış olan Şirince yazarın satırlarıyla şöyle tanımlanıyor: "Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa bizim Kırkınca o cennetin bir parçası olsa gerekir."

Şirince hafta sonları günübirlikçilerin istilasına uğruyor. Köye ilk vardığınızda soldaki tepede, zemininde mozaikler olan, kaderiyle baş başa bırakılmış bir kilise kültürel mirasımıza verdiğimiz değerin bir sembolü olarak duruyor. Solda ise çok güzel bir şekilde restore edilmiş ve şu anda restoran olarak kullanılan eski Rum ilkokulu bulunuyor. Üzümü sayesinde şarabı meşhur olan köyde şarap tadımı yapabileceğiniz çok sayıda yer var.

NEREDE KALINIR?

Kuşadası’nın klasiklerinden Kısmet Otel özellikle manzarası ve yemekleriyle ön plana çıkıyor. Osmanlı hanedanının üyelerine ait olan otel bu sene tadilat gördü. Türkiye’de kendine has bir atmosferi olan nadir turistik tesislerden. (0256 618 12 90 www.kismet.com.tr) Kuşadası’nda bahçesi çok güzel olan Villa Konak’ı da deneyebilirsiniz. 0256 614 63 18 www.villakonakhotel.com) Selçuk’taki Kalehan Otel ilginç dekorasyonu ve ambiyansıyla tercih edilebilir. Hemen arkasında Bizans kalesi var. Efes’e en yakın yerlerden biri. (0232 892 61 54 www.kalehan.com) Diğer bir seçenek ise Selçuk’un ara sokaklarından birinde bir sürpriz olarak karşınıza çıkan Nilya. Kahvaltıları bir harika. Kendinizi bir akrabanın evinde tatildeymiş gibi hissediyorsunuz. (0232 892 90 81) Şirince’de, eski Rum evlerinin restorasyonuyla yaratılan Nişanyan Evleri keyifli bir tatilin anahtarı olabilir. (0232 898 32 08 www.nisanyan.com) Kilisealtı Pansiyon (0232 898 31 28 www.kilisealti.com), Kırkınca Pansiyon (0232 898 31 33) ve Selanik Pansiyon da diğer alternatifler arasında bulunuyor.

NEREDE YENİR?

Tarihi Çınar 2 Restaurant Deniz ürünleri için en iyi restoranlardan biri. (Kuşadası, 0256 618 18 47) Secret Garden Manzara, servis, balıklar, mezeler, şarap çeşidi hepsi ideal. Kısmet Otel’in yanında. (Kuşadası, 0256 618 26 96) Cimino Şehir merkezinde. İtalyan yemekleri konusunda uzman. Manzarası da güzel. (Kuşadası, 0256 614 64 09) Şirince’de benim favorim Ocakbaşı Restaurant. Zeynep Hanım mutfakta harikalar yaratırken iki çocuğu da serviste ona yardımcı oluyor. Kabak çiçeği dolması, içinde peynir eritilmiş biber, deniz börülcesi ve kuru fasulyeyi deneyin. (0232 898 30 94) Tepebaşı Gözleme Bahçesi Adı üzerinde gözleme yiyeceğiniz bir yer, yaprak sarmasıyla ev baklavası da çok başarılı. (Şirince, 0232 898 30 83) Artemis Manzarası çok güzel. Mezeleri deneyin. (Şirince, 0232 898 32 40) Arşipel. Ege otlarından yapılma spesiyalitelerin ve patlıcan çorbasının tadına bakın. (Şirince, 0232 898 32 16)

Kaynak: Yazı ve fotoğraflar: Saffet Emre TONGUÇ

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Güney Afrika’nın tatil cenneti: Durban
GezginGezgin
Kuzeyin soğuk şehri: Oslo
GezginGezgin
10 adımda Norveç fiyortları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Gördüğünüzde gerçek olduğuna inanamayacağınız doğa harikaları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en nefes kesici 10 yolu
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Tam da şu sıralar gidilmesi gereken yerler! Hepsi hem vizesiz hem de çok ucuz...