GeriKitap Sanat Yiğit Bener’den yaşamaya dair bir manifesto
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yiğit Bener’den yaşamaya dair bir manifesto

Yiğit Bener’den yaşamaya dair bir manifesto

Kahramanlarını, yaşadığımız bütün umutsuz günlere ve kayıplara inat hayata bağışlıyor Yiğit Bener, ‘Öteki Düşler’de. Kayıptan düş kurmaya uzanıyor ve yaşamaya dair kendince bir manifesto yazıyor.

Yiğit Bener yazar bir aileden gelmesiyle, politik geçmişiyle, roman, öykü, çocuk kitabı yazması ve çeviri yapıyor olmasıyla hayatta pek çok tanıma sahip olsa da benim için yayımladığı kitaplara yazdığı önsöz ve sonsöz mahiyetindeki yazılarıyla başka bir anlam taşıyor. Can Yayınları tarafından yayımlanan yeni öykü kitabı ‘Öteki Düşler’ için yazdığı önsözün ilk satırında “Yaşamak, bir yanıyla kayıplarla baş etme sanatı değil midir?” diye sorarak başlıyor Bener. Adeta bütün öyküleri bir iç sızısıyla ve birini çok özleyerek okuyacağınızı anlatmak ister, bütün öyküleri bir arayış içerisinde okumanızı talep eder gibi. Ve sonrasında nefes almaya başlar başlamaz kaybettiklerimizle devam ediyor anlatmaya. Kayıptan düş kurmaya uzanıyor kısacık deneme içerisinde ve yaşamaya dair kendince bir manifesto yazıyor.
Yiğit Bener’in 2010 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı ‘Öteki Kâbuslar’ın bir karşıtı ‘Öteki Düşler’. Kâbuslarla kimi zaman böcekleri, kimi zaman insanları konuşturan Bener, insanın içerisindeki korkunun pencerelerini tek tek açıp herkesi birer kuyuya atmaya meyilli bir şekilde yazmıştı öykülerini. Düşlerde ise her açılan ya da kırılan pencerenin ardında büyük yıkımlar görünse de umut, aşk, tutku ve her şeye rağmen devam edebilen kahramanlar var. Yedi yıl arayla yazdığı iki farklı öykü kitabı içerisinde kahramanlarını yaşadığımız bütün umutsuz günlere ve kayıplara inat hayata bağışlamış Bener. Ve hep kendince bir olağanüstülüğü doğurmuş.

12 öykünün bulunduğu ‘Öteki Düşler’ içerisinde edebiyat ve sanat dünyasından tanıdığınız isimlere denk geliyorsunuz. Anılarını kurmacalarına katarak anlatmayı tercih etmiş Bener. Öykülerinin içerisine kayıpları koyduğu kadar kendi hafızasını da koymuş ve hatırladığı bazı anları dönüştürüp fantastiğe yakın bir üslupla yazmayı tercih etmiş.
İlk öyküsü ‘Seçilmek’e bugünde başlıyor kahraman, günü eleştirirken geçmişte ve gelecekte sadece bir an göz göze geldiği bir kadını ararken buluyor kendisini. Sonra Atilla Abi çıkıyor karşımıza; Bener’in kitabın başında halasına yaptığı ithafı tekrar düşünüyorsunuz. Atilla Abi hepimizin abisi olsun isteyeceğimiz bir adam olarak çıkıyor karşımıza, sonra kayıp haberi geldiğinde mesafelere ve hayata karşı bir öfke oturuyor içinize. ‘Dönüş’te çok tanıdık bir 12 Eylül hikâyesini hatırlatıyor, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 1981 mezunlarına diye yazdığı ‘Pempe Taka’ öyküsüyle “Becerememiş olsalar bile dünyayı değiştirmeye niyet ve tanıklık edenlere” selam gönderiyor. ‘Merasime Buyurmaz mıydınız’da Vüs’at O. Bener’in cümlelerine yer veriyor satır aralarında, korkunun birçok halini ve onunla baş etmenin bir dilini anlatıyor, adeta bir iç dökümüyle. ‘Neden’ öyküsüyle hem bir babayı, hem kendini hem de iktidarın her cinsini tek tek sorguluyor, ardından ‘Bay Ukala’nın yolunda gitmeyen işleri düzeltmeye çalışan hayal gücünün masalına dalıveriyorsunuz. Behçet Necatigil’e yazılan bir mektup çıkıyor karşınıza sonra, Portakal Yokuşu’nda bir yoldaş ararken buluyorsunuz kendinizi; kaç yaşında ne halde karşınıza çıkarsa çıksın elbette tanıyacağınız birisini. ‘Gülgün’le gülleri, gülümsemeyi hatırlatıken, ‘Randevu’ ile bütün şairlerin haklı çıktığını bir kez daha gösteriyor Yiğit Bener.

Yiğit Bener’den yaşamaya dair bir manifesto
ÖTEKİ DÜŞLER
Yiğit Bener
Can Yayınları, 2017
176 sayfa, 15 TL.
 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle