GeriKitap Sanat Yer demir gök müzik
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yer demir gök müzik

Yer demir gök müzik

Fransız gitar virtüozu Titi Robin, yakın dostu Yaşar Kemal’in eseri ‘Yer Demir Gök Bakır’dan ilham alarak ‘Yer Bakır’ adlı yeni bir projeye imza attı. Titi Robin ve yol arkadaşı dört müzisyen, beşiği Anadolu toprakları olan eserler eşliğinde bir Türkiye turnesine çıktı. Salı akşamı Adana’da başlayan turne vesilesiyle Titi Robin’le ‘Yer Bakır’ı ve dostu Yaşar Kemal’i konuştuk.

‘Yer Bakır’ adlı projenizin esin kaynağı Yaşar Kemal’in ‘Yer Demir Gök Bakır’ı. Yaşar Kemal ile nasıl bir ilişkiniz vardı, onun edebiyatı sizin müziğinizi nasıl etkiledi?
Yaşar Kemal ile çok eskiden yazışmıştık ancak bir kez 2011 yılında karşılaştık. Fransızca bilen eşi Ayşe Baban sayesinde sohbet ettik. Ben, Fransa’nın batısındaki küçük bir köyde yaşayan bir aileden geliyorum. Yaşar Kemal’in halktan gelen köklerini inkâr etmeden, radikal sanatsal bir arayış ile estetik anlamda tutkulu olmayı başarmasına büyük saygı duyuyorum. Bunu başarmış olan çok az Batılı yazar tanıyorum ve itiraf etmeliyim Fransız romancı da yok bunu başaran. Kendisine de bunu söyledim ve onun da anladığını zannediyorum. Daha sonra ona buzuki çaldım, benim müzik aletimi öptükten sonra bana çocukluğundan bir şarkı söyledi. İkimiz de çok duygulanmıştık. O an hâlâ yüreğimde kazılıdır. Aslında Yaşar Kemal benim genel anlamda müziğime esin kaynağı olan bir sanatçı. Benim için kendisi evrensel bir yazar ve 20. yüzyılın edebiyat dâhilerinden birisi. İnsan ruhunun mahreminin derinliklerine girmeyi ve onu incelikli ve şiirsel bir biçimde aktarmayı çok iyi biliyor. Aynı zamanda sosyal ilişkilerin karmaşıklığı ve bir erkeğin veya kadının bireysel kaderleriyle olan ilişkilerini, insan ve doğa arasındaki ilişkilerdeki gizemin rolünü ve aynı kalpte en yüksek ve en alçak duyguların nasıl birlikte yaşayabildiklerini çok iyi yakalamayı başarıyor. Ve bunların hepsini teveccüh ile yapıyor, hiçbir zaman mahkûm etmiyor, sadece açığa çıkarıyor, üzerlerine ışık tutuyor. Felsefi veya varoluşa ilişkin bir gerçeğe yaklaştığı zaman, düzyazı şiire dönüşüyor, öz ile biçim aniden birleşiyor. Bu da benim en çok hayran olduğum yönü. Bu benim için, hangi sanat biçimi söz konusu olursa olsun, ideal olandır. Eşi Ayşe Baban yakın zamanda bana Yaşar Abi yaşasaydı ‘Yer Bakır’ projemizle ona sunduğumuz saygıdan çok mutlu olacağını söyledi. Bundan dolayı çok gururluyum.

Yer demir gök müzik
                                                            Titi Robin ve Yaşar Kemal

Projenin ilk fikri nasıl gelişti peki, müzisyenlerle nasıl buluştunuz?
2011’de ‘Gül Yaprakları’ albümünün kaydından sonra Türkiye’de repertuvarımı sahneleyebileceğim çok fazla fırsat olmamıştı. Uluslararası turnelerime kaval üstadı Sinan Çelik’i düzenli olarak davet ediyordum ancak bana fazlasıyla ilham veren Türkiye’de bu parçaları sunamamaktan üzüntü duyuyordum. Ayrıca daha önce hiç Anadolu’da çalma imkânı bulamamıştım, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nin destekleri ile bu açığı kapattık. Sinan Çelik ile ‘Yer Bakır’ adını verdiğimiz bu orkestrayı oluşturmak için üç sanatçıyı daha davet ettik: Hüseyin Yalçın (kemane), Özlem Taner (şan) ve Burcu Yankın (perküsyon). Provalar 1 Haziran’da Duygu Müzik stüdyosunda başladı ve her şey yolunda. Repertuvarımın yeni Anadolu versiyonlarını yaratıyoruz ve dinleyicilerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Müziğimde doğaçlamaya yer olduğu için, her solist kendi stilini ve kişiliğini yansıtma fırsatı buluyor. Yolumuzun geçtiği yerlerdeki tüm dinleyicileri konserlerimize bekliyorum.
Doğu ve Batı müziğini harmanlayarak özgün bir müzik evreni yaratıyorsunuz. Bu projede çalıştığınız Anadolu ezgileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bugün maalesef bir sınıra dönüşen Akdeniz, uzun süre boyunca kültürleri birbirine bağlamaktaydı. Benim müziğim de birbirine hem yakın hem de farklı olan ve birbirlerini çok uzun zamandan beri tanıyan iki varlığın buluşması gibi Doğu ile Batı’yı birbirine bağlıyor. Ben onların ortak noktalarını ve ortak köklerini öne çıkarmaya çalışıyorum. Türk müzisyenlerle birlikte çaldığımda, stillerimiz bazı açılardan farklı ama aynı zamanda birçok benzerlik de var. Bu da, geleneklerimize saygı çerçevesinde birlikte üretmemizi ve güçlü ve içsel sanatsal eserleri paylaşmamızı sağlıyor. Bir çiftin yaptığı gibi her gün yeniden bulmamız ve beslememiz gereken bir ahenk var. Anadolu çok zengin bir müzik ve şiir geleneğine sahip. Bu dipsiz bir kuyu. Anadolu’nun edebi mirasının zenginliğiyle ezgi ve ritm repertuvarını birbirinden ayırmıyorum. Bu da aslında Orta Asya geleneklerine açılan bir kapı. Ve bir sanatçı için, bu, kolektif gelenek ve bireysel yaratıcılık sayesinde estetik bir gerçeğe doğru havalanabilmek için bir halkın günlük yaşamından beslenen gerçek bir demir atma noktası. İşte Yaşar Kemal’in mükemmel biçimde başardığı budur.
TÜRKİYE’DE AİLENİN BİR PARÇASI GİBİ HİSSEDİYORUM
Turne kapsamında Eskişehir, Adana, İzmir, Ankara gibi Anadolu’nun farklı yerlerinde sahne alacaksınız. Neler hissediyorsunuz?
Bu proje, provalar boyunca doğumunu izlediğiniz, yürümeye, konuşmaya başlayan ve tüm dünyaya tanıtacağımız bir bebek, bir çocuk gibi. Bir yandan onunla gurur duyuyoruz, diğer yandan diğer insanların onu nasıl karşılayacağını öğrenmek için sabırsızlanıyoruz. Biz onu çok iyi yetiştirmeye çalıştık. Onun da bizi onurlandıracağını ümit ediyoruz. Türkiye’de kendimi bir ailenin parçası gibi hissediyorum. Benim kalbimde özel bir yeri olan bu ülkedeki başka sanatsal maceraların aşamalarından biri olmasını ümit ediyorum.
Proje kapsamında dünyanın farklı şehirlerine de gidilecek mi?
Repertuarı öncelikle burada çalmamız gerekiyor çünkü çok uzun zamandır bunu bekliyordum. Bu en önemlisi. Orkestramız olgunlaştığında elbette yolculuğa çıkmayı ve başka ülkeleri görmeyi isteyecektir.

‘Yer Bakır’ turne programı
14 Haziran, 20.00 - İzmir FKM
15 Haziran, 21.20 - İstanbul Bomontiada


Yorumları Göster
Yorumları Gizle