Şehzade İzzeddin Efendi’nin tuhaf hikâyesi

Güncelleme Tarihi:

Şehzade İzzeddin Efendi’nin tuhaf hikâyesi
Oluşturulma Tarihi: Eylül 23, 2022 15:07

Yetkin tarihçi Ali Akyıldız, Sultan Abdülaziz’in oğlu Şehzade İzzeddin Efendi üzerine yazdığı biyografide bir yandan da Osmanlı İmparatorluğu’nu anlatıyor. Hayatı iniş çıkışlarla dolu şehzadenin hayatı ise komedi sahnelerini aratmıyor...

Haberin Devamı

Yükselme arzusunu hiç yitirmeyen Osmanlı, düşmekten ve nihayetinde yıkılmaktan kurtulamaz. Çokça insanların öyküleri ile imparatorluklarınki at başı gider ve birbirlerine ayna olurlar. Ülkemizin yetkin tarihçilerinden Ali Akyıldız, Sultan Abdülaziz’in oğlu Şehzade İzzeddin Efendi için kaleme aldığı biyografide tam da bunu yapar. Şehzadeyi anlatırken imparatorluğu, imparatorluğu anlatırken şehzadeyi aydınlatır. Dört yaşına gelinceye kadar doğumu kamuoyundan gizlenen ama içeriden bilinen bir çocuğun tuhaf hikâyesidir bu. Garip bir şekilde padişah bir babanın (Sultan Abdülaziz) politik hesaplarıyla öne sürülen, son dönem Osmanlı sisteminin çarpık çarkları içinde yer yer komedi sahnelerine örnek olaylar arasında yuvarlanan bir kişidir Yusuf İzzeddin. “Hayat serüveni en normal ve sinirleri sağlam bir insanın bile dengesini bozabilecek kesin iniş ve çıkışlarla doludur.” Çok zengin bir insan olarak ölmesi ise bambaşka bir psikolojik incelemenin konusudur.
Sadece 1876 yılının Abdülaziz, V. Murat ve 2. Abdülhamit gibi üç padişah tarafından doldurulduğu düşünüldüğünde, iktidar namzeti şehzadeleri bekleyen karmaşık çelişkiler ve güç oyunları kendiliğinden beliriverir. Batı medyasının yakından takip ettiği ve bir yönden de şekillendirdiği bu dönem için ‘temelini Deli Mustafa’nın tepesini de Yusuf İzzeddin’in oluşturduğu Türk toplumu tanımlaması’ abartı gibi gözükse bile tarihçinin çabası her şeyi yerli yerine oturtacaktır. Sultan Abdülaziz her vesileyle oğlunu öne sürüp parlatmaya çalışırken, halk ve bürokrasi ile gerçeklik arasında derin yarılmalara da sebep olur. Padişah, şehzadeler ve kudretli paşaların iktidar kavgaları yanında Avrupa ve Rusya’nın emelleri arasında yuvarlanan Osmanlı’nın içi sanılandan daha derindir. Hatta karanlıktır.

Haberin Devamı

İki intihar, bir baba ve bir oğul arasında ölüm bir mekik dokurken, ulema denilen grubun da işe karışmasıyla daha içinden çıkılmaz bir tarihsel atmosfer oluşur. Ulemadan birinin Yusuf İzzeddin için ilm-i cifre dayanarak 27 yıl önceden 25 yıllık saltanat öngörüsünde bulunduğu düşünüldüğünde kişiliğin ve toplumun çıkmazları daha da büyür. Dahası bir yandan padişah olma hayaliyle yanıp tutuşurken diğer yandan bir şehzade olarak mevcut padişah 2. Abdülhamit’e jurnal verecek kadar sıradanlaşan Yusuf İzzeddin Efendi çok yönlü kişilik tahlil ve yorumlarına kapı aralar.
Ali Akyıldız, soğukkanlı bir şekilde İngiliz ve Rus politik ve askeri gücü arasında sıkışan Osmanlı yönetici sınıfının zaaf ve çelişkilerine de vurgu yapar. 2. Abdülhamit’in devrilip kendisinin başa geçmesi karşılığında Rus tarafına bağlılık mesajı gönderen Yusuf İzzeddin kadar İngilizlerden yardım bekleyen 2. Abdülhamit de aynı çizgiye gelirler. Şehzadelik dönemlerinde gerçekleşen bu adımlarında tek fark ‘iktidar talebi için müracaat edilen araçlardır’ ve ‘biri kadim, kaba, hoyrat ve Osmanlı ülkesi hakkında düşünce ve niyetleri çok açık bir düşman olan Rusya’yı, diğeri ise esas amaç ve sonuç olarak ondan pek farklı niyeti olmayan emperyal siyaseti daha rafine İngiltere’yi yardıma çağırır’.
Vehim, bir iktidar hastalığı olarak belki en çok 2. Abdülhamit’te karşılık bulur ama Veliaht Yusuf İzzeddin Efendi’ye sıçraması da çocukluğundan beri yaşadıklarından olacak kaçınılmaz olur. Tıpkı babası Abdülaziz’in ölümü gibi kendi ölümü de bir yığın senaryo ve tartışmayı içeren Yusuf İzzeddin intiharıyla, tarihe, topluma ve bugüne bir şeyler söylemek ister.

Haberin Devamı

Şehzade İzzeddin Efendi’nin tuhaf hikâyesi
YUSUF İZZEDDİN -
İKBAL, İDBAR, İNTİHAR
Ali Akyıldız
Timaş Yayınları, 2022
560 sayfa.

BAKMADAN GEÇME!