Saygun’un izinden Arjantin’e

Güncelleme Tarihi:

Saygun’un izinden Arjantin’e
Oluşturulma Tarihi: Nisan 08, 2022 09:33

İnci Yakar Birol bir koltuğa dört karpuz sığdıranlardan: Piyanist, besteci, akademisyen, oda müziği gönüllüsü. Bunca uğraşı bir arada sürdürmesi Birol’u albüm kaydetmekten, ‘Saygun’a Saygı’ albümü için bestelediği eserle dünyanın öteki ucundaki Sonus Yarışması’ndan ödül almaktan alıkoyamıyor.

Haberin Devamı

İstanbul’da son öğrencilerini yetiştirdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girdiğinde Adnan Saygun’un vefatının üstünden bir yıl geçmişti. Derslikler, koridorlar anılarıyla doluydu. İlk öğrencilerinden İlhan Usmanbaş, sonrasındaki kuşaktan Cengiz Tanç, zincirin son halkalarından Babür Tongur ders veriyordu. Bu atmosferde 10 yıl öğrenim gören, piyano ve kompozisyon bölümlerinden çifte diploma alan, sonrasında okulunda akademisyenliği seçen İnci Yakar Birol’un ilk solo CD’sinde Saygun repertuvarını seslendirmesi, albüme ‘Saygun’a Saygı’ ismini vermesi sürpriz olmasa gerek:
“Solfej derslerinde ‘Töresel Musiki’yi çaldım. Koroda ‘Eski Usulde Kantat’ı söyledim. ‘Yunus Emre Oratoryosu’nu seslendirirken tüylerim diken diken olurdu. Piyano eserlerini çalarak büyüdüm. Eğitimci, teorisyen kimliğiyle, kitaplarıyla da tüm eğitim sistemine işlemişti. İlk solo albümüm tüm bunların doğal sonucu, bir vefa borcu.”

Haberin Devamı

LISZT’İ HATIRLAYIN
Eğitimcilik, bestecilik, solistlik gibi üç zorlu alanda birden çabasını sürdürmek olağan geliyor Birol’a... Uğraşını tek sözcükte birleştiriyor: “Kısaca müzisyenlik...” Tarihten örnek veriyor: “Geçmişte bestecilik, icracılık gibi sınırlar yoktu. Örneğin Liszt bir yandan besteliyor, diğer yandan icra ediyor, ders veriyordu. Ben de bunları yapabilmekten mutluyum... Öğretmenlik hem bir borç ödeme hem paylaşım hem de öğrenmeye devam etme yolu.”
Doç. Dr. Birol ders vermeyi sürdürerek ilkokulda kurduğu koroyla onu müziğe yönlendiren Taylan Aktükün’e, konservatuvarda çellodan piyanoya geçmesini sağlayan Arzu Temizer’e, solfej dersinde kompozisyon bölümünün kapısını aralayan İpek Mine Sonakın’a, dünyasına Saygun’un sesini taşıyan Babür Tongur’a ve Almanya’daki hocalarına şükranlarını sunuyor...
Resitallerin yanı sıra oda müziğine önem veriyor. Dinleyicisi sınırlı da olsa solistlerine derin sohbetler, aşina kulaklara derin hazlar damıtan piyanolu üçlüler, beşlilerde yer alıyor.

SAYGUN’A NAZİRE

Saygun’un izinden Arjantin’e

Birol’un kompozisyon alanında ilk başarısı mezuniyetinin hemen ardından gelmişti. 2002 Eczacıbaşı Yarışması’nda mansiyon alan ‘Orkestra İçin Üç Bölüm’ü Rengim Gökmen yönetimindeki İZDSO kaydetmişti. Piyanist Birsen Ulucan’ın talebiyle yazdığı iki eseri de sanatçının solo albümünde ve Ulucan Kardeşler albümlerinde yer almıştı. Buna karşın ‘düzenli ve yoğun beste yapmadığı’ gerekçesiyle besteci sıfatını kullanmaktan çekindiğini söylüyor. “Sürekli üreten, ömrünü buna ayıranlara haksızlık etmek istemem” diyor.
Saygun’a Saygı’da bestecinin farklı dönemlerinden üç eser dizisini seçmiş: ‘İnci’nin Kitabı’, ‘Aksak Tartılar Üzerine 12 Prelüd’, ‘Anadolu’dan’. Birol albümü Saygun’a ithaf ettiği yedi kısa eserle bitiriyor: ‘Sesli Kitap’. Bestesi, Arjantin’in Saygun’u sayılabilecek Carlos Guastavino anısına geçen yıl düzenlenen Sonus Yarışması’nda ikincilik kazandı. “Samimiyetle bestelenmiş müziğin dünyanın herhangi bir yerinde, başka kültürlerde de anlam bulması güzel bir duygu” diyor. Davet üzerine, eserini bu yıl festivalde seslendirmeye hazırlanıyor.

 

BAKMADAN GEÇME!