Eyüp'te kendini bulan sanatçı: Naile Akıncı

Güncelleme Tarihi:

Eyüpte kendini bulan sanatçı: Naile Akıncı
Oluşturulma Tarihi: Nisan 14, 2023 10:54

Sanatçı Naile Akıncı’nın Eyüp-Piyer Loti resimlerine retrospektif bakışla yaklaşan, Ebru Nalan Sülün küratörlüğündeki ‘Bir Kendilik Öyküsü: Naile Akıncı’ sergisi Müze Gazhane’de. Henüz 13 yaşında peş peşe kaybettiği annesi ve ablasıyla sürekli ziyaret ettiği Eyüp ve Piyer Loti’yi resmeden Akıncı yalnızca içsel bir yolculuğu aktarmakla kalmıyor; semtin yıllar içinde değişen, dönüşen, genişleyen ve daralan mimarisine, doğasına ve yüzlerine de tanıklık ediyor.

Haberin Devamı

“Tuvallerim benim mücadele sahamdır” sözünün sahibi Cumhuriyet dönemi Türk resim sanatının en önemli kadın temsilcilerinden Naile Akıncı’nın yaşamı da ‘savaşım’ içinde geçer. Erken kayıplar, tekrarlanan hastalıklar, zorunlu ayrılıklar ve hayal kırıklıklarıyla geçen bir ömre ancak direnç göstererek dayanılabileceğini çalışmalarında anlatan Akıncı, “En çok kendimle mücadeleyle geçirdiğim sanat yaşamımda inanmadığımı asla yaşamadım” diyor. Naile Akıncı’nın özellikle ‘Eyüp’ semti odaklı resimlerinde bu mücadele, direnç, sabır ve istikrar adeta matruşka bebekleri gibi birbiri içine geçmiş bir anlatıyla karşımıza çıkıyor. Henüz 13 yaşında peş peşe kaybettiği annesi ve ablasıyla sürekli ziyaret ettiği Eyüp ve Piyer Loti’yi resmeden Naile Akıncı yalnızca içsel bir yolculuğu aktarmakla kalmıyor; semtin yıllar içinde değişen, dönüşen, genişleyen ve daralan mimarisine, doğasına ve yüzlerine de tanıklık ediyor. Bu tanıklık etme ve belgeleme fikri, Akıncı’nın Akademi’deki (bugünkü MSGSÜ) estetik ve sanat tarihi hocası Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “İstanbul’un sadece görünen yüzü ile ilgilenen ressamlar fotoğrafa, hatta kartpostala yaklaşan kitch yapıtlar oluştururlar. Buna karşın, İstanbul’u estetik bir gözle değerlendiren ve plastik açıdan yorumlamayı hedefleyen gerçek ressamlar ise çok başarılı yapıtlar meydana getirirler” sözüyle biçimleniyor.
İşte Müze Gazhane’de Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün’ün küratörlüğünü üstlendiği ‘Bir Kendilik Öyküsü: Naile Akıncı’ sergisi sanatçının adeta atölyeye dönüştürdüğü Piyer Loti kahvesinde oluşturduğu ‘Eyüp’ odaklı çalışmaları izleyiciyle buluşturuyor. Piyer Loti Tepesi’nden Eyüp ve Haliç manzarasına açılan görüntüdeki sayısız tekke, medrese, namazgâh, türbe, imaret, karakol, hamam, sebil ve çeşme Naile Akıncı’nın 1953 yılından 2013’e kadar, 60 yıllık bir süre içinde resimlerinde kendine yer buluyor.

Eyüpte kendini bulan sanatçı: Naile Akıncı


Sanatçının hem oğlu hem de onun tüm sanatsal çalışmalarını yönlendiren Cengiz Akıncı, annesinin Eyüp semtiyle kurduğu ilişkiyi şu sözlerle anlatıyor: “Naile Akıncı açısından konu, sadece bir hareket noktası ve araçtır. Gerek atölyesinde gerekse doğa ile baş başa kalarak Eyüp’ten çizdiği tüm desen ve çeşitlemelerde, konuya saplanıp kalmamaya özen göstermiştir. Son 60 yıllık sanat yaşamında ısrarla ‘Eyüp Çeşitlemeleri’ni oluştururken, adeta kendi kendini denetleyerek, özgün ve ona has bir yoruma ulaşmayı, tekrarı değil, kendi plastiğini aşmayı hedeflemiştir. Ayrıca çok önem verdiği desenini, doğayı yorumlamak için en etkili araç olarak görmüş ve bir mücadele sahası olarak kabul ettiği tuvallerinde ‘Eyüp ve Haliç Çeşitlemeleri’ni oluştururken; ezbere bildiği bir doğanın kendisini yansıtmayı değil, özünü hissettirmeyi arzu etmiştir.”
Küratör Ebru Nalan Sülün, Martin Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’ adlı kitabında bahsedilen ‘kendilik’ kavramını serginin başlığına taşıyor. Heidegger tarafından ‘otantik’ ve ‘otantik-olmayan’ olarak iki varoluş kipi altında incelenen ‘kendilik’ kavramı ile Naile Akıncı arasında kurduğu bağı Ebru Nalan Sülün şu sözlerle açıklıyor: “Heidegger’e göre ‘otantik kendilik’ var olmanın birinci tekil yapıdaki ilk halidir. Bu yolda yapılması gereken yegâne durum ise gerçek olan kendiliğe ulaşmanın yolunu bulmaktır. Bu yol ise; varoluşsal bir kopuş yaşamaktan geçer. Heidegger’e göre; yaşanan tüm olumsuz süreçler, varlığın anlamını duyumsayan ‘otantik-kendilik’i ile yeni bir varoluş sürecine başlayan bir bireyin kendine doğru yol aldığı yeni bir keşif yolculuğudur. Tıpkı Naile Akıncı’nın trajik hayat hikâyesinde Eyüp ve Piyer Loti ile 60 yıl süresince kurduğu ilişkide olduğu gibi.”
Geçirdiği sağlık sorunları nedeniyle 14 yıl süren Akademi’deki eğitimini Leopold Levy ve Zeki Kocamemi atölyelerinde tamamlayan Akıncı’nın öğrencilik yıllarında başlayıp tüm sanat yaşamını biçimlendiren renkçi, yapısalcı ve konstrüktif üslubu ‘Bir Kendilik Öyküsü: Naile Akıncı’ sergisinde izleniyor. Sanatçının çalışmalarında hissedilen ‘kendilik’ kavramı sayesinde peyzajlar bir anlamda Naile Akıncı portresine dönüşüyor. Bu dönüşümü sergi küratörü Sülün şöyle tarif ediyor: “Akıncı’nın resimlerinde izlenen her detay; sunulan, olagelen bir kent hayatının sanatçının ruh süzgecinden geçmiş parçalarıdır. Her an değişen, dönüşen, doğan, genişleyen, büyüyen, anlatan, yaşayan resimler. Ama her şeyden önce sanatçının otantik kendiliğini öne çıkaran, ruh deneyimleridir ‘Eyüp’ resimleri. Bu üretim süreci; 1951 yılında mezuniyetinin ardından tüm hayatına yayılan bir ruhsal hesaplaşmasıdır.”
Eyüpte kendini bulan sanatçı: Naile Akıncı


İlmek ilmek, sabır, direnç ve zorunlu ara verişlerle dokuduğu sanat yaşamında ilk solo sergisini Akademi’den mezun olduktan çok sonra, 1964 yılında açması bir tesadüf olmasa gerek. Bu sergiden sonra başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Atina ve Japonya-Niigata’da toplam 50 sergi daha açan peyzaj resmin usta ismi Naile Akıncı, 1988’de Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Onur Ödülü’ne; 2003’te MSGSÜ Rektörlüğü tarafından ‘Yaşayan En Kıdemli Akademililer’ arasından Onur Ödülü’ne layık görülmüş, aynı yıl TÜYAP 13. İstanbul Sanat Fuarı’nda Onur Ödülü’nü almış, 2005’te Sedat Simavi Ödülü’nü kucaklamıştır.
Naile Akıncı’nın yağlıboya, gravür, sır üstü, porselen, desen ve karışık teknik yapıtları; hazırlığı 15 ay süren bu sergi için müzeler, çeşitli resmi ve özel koleksiyonlardan toplanarak izleyiciyle buluşuyor. “Ben daima tekrara değil; kendi plastiğimi aşmaya özen gösterdim” diyen Naile Akıncı’nın dingin, hırstan uzak ve kendiyle barışık ruh hali resimlerine de yansıyor. Yukarıdan gördüğü Haliç ve Eyüp’ü resmettiği çalışmaların bir arada olduğu ‘Bir Kendilik Öyküsü: Naile Akıncı’ sergisi 16 Temmuz’a kadar Kadıköy Hasanpaşa’daki Müze Gazhane’de.

BAKMADAN GEÇME!