GeriKitap Sanat Canbaba’nın çantasından öykü çıktı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Canbaba’nın çantasından öykü çıktı

Canbaba’nın çantasından öykü çıktı
Göktuğ Canbaba

Çocuk edebiyatının en sevilen yazarlarından Göktuğ Canbaba Doğan Egmont’tan yayınlanan son kitabı Çantamdaki Öyküler kitabı ile bu kez çıktığı yolculukları anlatıyor. Kitaptaki öyküler Canbaba’nın tanıştığı insanlardan ve yerlerden ilham alırken, ülkelerin kendine has renklerinden ve bu renklerin dünyayı ne kadar güzel kıldığından da bahsediyor. Yolda olmanın, hem dünyayı hem kendini keşfetmenin ipuçlarını veren kitap vesilesiyle Canbaba ile bir araya geldik.

Şimdiye dek pek çok çocuk kitabı yazdın, ama bu defa bambaşka bir kitapla karşımızdasın.
Öncelikle Çantamdaki Öyküler kitabının fikri nasıl gelişti?
Uzaklarda çektiğim fotoğraflara öyküler yazma fikri kitabın editörü Sinem Çelebioğlu ve arkadaşım Gamze Omurtak sayesinde oldu aslında. Fotoğrafçılık geçmişimi ve farklı ülkelerde çektiğim çok sayıda fotoğraf olduğunu biliyorlardı. Yolu sevdiğimi ve yol hikayeleri yazdığımdan da haberdarlardı. Fotoğraflara öyküler yazacağım bir projeyle geldiler ben de kabul ettim ve büyük bir iştahla yazmaya başladım. Yazmaya başladıkça kitabın tarzı da kendiliğinden oluştu. Yol öyküleri yazmayı çok seviyorum çünkü yolun içinde hayata dair her şey var; her öykü kendi içinde bir şeyleri sorguluyor ve karakterimiz yolda aslında kendini ve dünyayı keşfediyor. Aynı zamanda kitap, okuyanlar için fotoğraflardan hikayeler üretme konusunda da ipuçları da veriyor. Muhteşem kapak tasarımı için de Biğkem Karavus’a teşekkür etmemiz lazım. Kitabın ruhuna uygun çok yaratıcı bir kapak hazırladı.


Böyle bir seyahat kitabını yetişkinler için değil çocuklar için yazmayı tercih etme sebebin neydi?
2016 yılında Ayyaş Buda isimli bir öykü kitabım çıkmıştı yetişkinler için. O kitabın da çıkışı bir fotoğrafa dayanıyordu. Seneler önce çektiğim fotoğraflara gerçeküstü öyküler yazmaya çalışıyor, bir şekilde yazı egzersizleri yapıyor ve bunları blogumda yayınlıyordum. Sonra o zamanki editörüm Yankı Enki ile tanıştım ve ona öykülerden bahsettim. Yankı öyküleri çok sevdi, kısa zamanda kitabı hazırladık ve aynı zamanda güzel de bir dostluk kurduk. Yani benzer bir kitabı yetişkinler için yazdım aslında. Tabii o yeraltı edebiyatı tarzında, gerçeküstü ve kara mizahi dili olan bir kitaptı. Çantamdaki Öyküler’i gençlere (ve aslında yetişkinlere) yazma sebebim yolun güzelliğini görmelerini istemem. Okulları dolaşıyor, her yaştan çocukla söyleşi yapıyorum ve onların hayatın kendisinden, yoldan ve yolun içindeki hazinelerden uzaklaşmış olduklarını görüyorum. Hayatları sınavlarla, sistemin yarattığı bir yarışla geçiyor ve dünyanın güzelliklerinden uzaklaşıyorlar. Kalan zamanlarında da sanal bir gerçekliğin içerisindeler zaten. Yol onlar için pek bir şey ifade etmiyor, hep sonuca odaklanıyorlar, hep bir ödül peşindeler asında. Önemli olanın yolun kendisi olduğunu unutuyorlar ya da en kötüsü hiç öğrenmemişler. Bu da onların suçu değil kesinlikle onlara böyle bir gerçeklik sunan biz yetişkinlerin suçu tabii ki. Bu kitapta keşfetmenin öneminden, dünyanın renklerinden ve bu renklerin güzelliğinden bahsediyorum. Önemli olanın adım atmak olduğunu ve dünyanın her bölgesinin aslında evimiz olduğunu söylemeye çalışıyorum. Onları keşfetmeye çağırıyorum.


Kitap aynı zamanda gittiğin yerlerden çektiğin fotoğrafları da kapsıyor. Fotoğrafa olan ilgin ne zamana dayanıyor?
Fotoğrafa ilgim üniversitede başladı Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum ve bitirme tezimi de fotoğraf üzerine yaptım. Sonrasında çeşitli belgesel projeler hazırladım ve farklı ülkeleri dolaşıp sayısız fotoğraf çektim.


Gittiğin yerlerde hep fotoğraflar çeker misin? Ve her fotoğrafın bir öyküsü var mıdır?
Evet elimden geldiğince çekmeye çalışıyorum. Anın tanığı oluyorsunuz fotoğraf çektiğinizde, zamanı durduruyor ve orası neresiyse o anki gerçeklikten bir parçayı kesip saklıyorsunuz. Bu bana çok büyüleyici geliyor. Fotoğraf ortaya çıktıktan sonra öyküler belirmeye başlıyor bazılarında. Fotoğrafın anlattığı hikâyenin gerçek olmasına gerek yok, bu kitabı da çekici yapan şey bu aslında; her fotoğrafın kendine has bir hikayesi var ama bu hikaye bakan kişinin zihninde oluşuyor ve ona ait oluyor. Çantamdaki Öyküler’in fotoğraf hikayeleri tamamen fotoğraftaki mekanlardan, kişilerden yola çıkarak oluşturduğum kurgusal metinler. Kitabın sonunda da beş tane fotoğraf ve o fotoğraflara öykü yazmaları için bıraktığımız boş sayfaları görecek okurlar. Fotoğraflara bakacak ve hayal güçleri nereye gitmelerini söylerse oraya gidecekler.


Kitap aynı zamanda farklı kültürleri ve farklı insanları buluşturuyor. Bu açıdan çocuklar için kesinlikle ufuk açıcı. Sen ne söylemek istersin bu konuda?
Gittiğim her söyleşide, çocuklarla yaptığım her etkinlikte önyargılarımızdan bahsetmeye çalışıyorum; bize zamanında öğretilen, yıkmaya korktuğumuz sabit fikirlerden ve onlardan nasıl kurtulmamız gerektiğinden. Yazdığım diğer kitaplarda da sıklıkla işlediğim bir tema bu. Dünyayı daha güzel bir yere dönüştüreceksek öncelikle farklılıkları kabul etmemiz hatta farklılıkların ne kadar değerli olduğunu keşfetmemiz gerekiyor. Bu kitabın güzelliği de bu aslında; öykülerde bize hiç benzemeyen, kültürleri, yaşayışları farklı insanlar var. Dünyada sadece biz yaşamıyoruz önce bunu anlamak gerekiyor, herkes bize benzemek zorunda değil, en değerli fikirler de bizimkiler olmayabilir. Bu kitabın +12 olmasının sebebi de bu aslında; yetişkinler olarak görmeyi reddettiğimiz ya da unuttuğumuz gerçekleri bize hatırlatıyor olmaları.


Çocuklarla böylesi uzak coğrafyalara seyahat etmektense yazlık bölgelerde tatil yapmak ailelerin daha çok tercih ettiği şey. Ama bence sen kitabınla bu algıya da biraz meydan okuyorsun. Böyle bir şey söyleyebilir miyiz hakikaten?
Yazlık bölgelerde de tatil güzel buna zaten bir sözüm yok ama o bölgelerdeki coğrafyayı keşfetmeyip, kaldığın yerden biraz olsun uzaklaşmayıp sadece kumsalda güneşleniyorsan işte bu çok mantıklı gelmiyor bana. Türkiye’ye gelen turistlerin çoğunun da yaptığı şey bu aslında. Şu dönemde bir yere tatile gitmek bile büyük lüks tabii ki ama imkanlar dahilindeyse eğer yapılabilecek çok şey var. Uzaklara seyahat etmek maddi olarak herkesin yapabileceği bir şey değil algısını da kırmak istiyorum aslında. Eğer konfor meraklısı değilseniz, kaldığınız odanın büyük bir havuzu görmesi gerekmiyorsa ve tatilinizin tamamını yiyip içerek geçirmek sizi çok ilgilendirmiyorsa Ege’de sezonda bir ailenin bir otelde yapacağı tatil fiyatına uzakta bir yere gidebilme seçeneğiniz var.


Bu kitap bir başlangıç ve devamı gelecek diyebilir miyiz?
Şu ana kadar çok güzel yorumlar alıyorum ve bu da beni heveslendiriyor açıkçası. Neden olmasın?

 

Canbaba’nın çantasından öykü çıktı
ÇANTAMDAKİ ÖYKÜLER
Göktuğ Canbaba
Doğan Egmont Yayıncılık, 2019
112 sayfa, 17 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle