« Hürriyet.com.tr

Kendimi yazıya adayacağım

Muhabbeti ve çayı seviyor. Hayatı aşureye benzetiyor. “Bir sürü tat, bir arada” diyor. Bu yüzden kendini sık sık ıstiklal Caddesi ve New York’un kalabalığına bırakıyor. Güven Kıraç, renkli dünyasını D-Smart dergisine anlattı.

Hürriyet Haber
X

Felsefeyle ilgilenenler bilir. Friedrich Nietzsche, bilinçaltı kavramını hayatımıza sokan isimdir. Eserlerinde Arthur Schopenhauer’dan izler vardır. Güven Kıraç, 20 yıl önce bu iki düşünürden etkilenir ve yazı yazmaya başlar. “Hepimiz Aşkın Altında Oturuyoruz” isimli bir şiir kitabı var. Biz, onu başarılı bir oyuncu olarak tanıyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Henüz yazarlığa soyunmuş değil. Önceliğini hâlâ sinema ve oyunculuktan yana kullanıyor. Hayali ise 10 yıl sonra tüm vaktini yazmaya ayırmak. şanslı olduğunu düşünüyor. Hayatıyla ilgili yerine oturtamadığı tek konu ise çocuk sahibi olmak...

* Yeni sinema projeleri var mı?  

- Görüşme içinde olduğum filmler var. Birinin hikâyesi, Cenevre’de geçiyor. Diğeri, çok önemli sinema yönetmenlerimizden birinin yeni filmi. Bunların isimlerini söyleyemiyorum, çünkü kesinleşmediler. 

* Oyunculuğunuzu, “En iyi aktör oynamayandır” cümlesiyle tanımlıyorlar. Bunun yöntemi var mı?

- Şüphesiz ki bir metodu var, ama bunu tarif edemiyorum. Tek bildiğim, oynamadan oynadığım ve bunun oyunculuk için önemli olduğu.

KENDİMİ TAMAMEN YAZIYA ADAYACAĞIM

* Bir şiir kitabınız var. Yazmaya nasıl başladınız?


- 20 senedir peşimi bırakmıyor. Gençlik yıllarımda Nietzsche ve Shopenhauer gibi isimlerden etkilendim. Sonra yazmaya başladım. Felsefeye merakım var. Aforizmalar yazıyorum. Profesyonel bir beklentim ve hırsım yok.

* Yazmak sinemanın yerini alabilir mi?

- Sağlığım el verdiği sürece sinema devam edecek. Yazmak için bol vakit gerekiyor. Bir gün kendimi tamamen yazıya adayacağım.

* Hedeflerinizi gerçekleştirip, “Oh be” dediğiniz zaman kendinizi nerede hayal ediyorsunuz?

- Bundan 10 sene sonra, ılıman iklimli bir yerde yaz kış yaşamak istiyorum. Mesela Bodrum olabilir. Bir ayağımın da yurtdışında olması gerekiyor tabii. New York’u çok seviyorum.

* Neden New York?

- Birçok kültür var ve bu bir zenginlik oluşturuyor. Bundan besleniyorum. ıstanbul’da tüm boş vakitlerimi Beyoğlu’nda geçiririm. ıstiklal Caddesi aşığıyım. Bakmayın 10 yıl sonra ılıman bir iklimde, münzevi bir yaşam hayal ettiğime. Sıkıldığımda New York’un kalabalığında iki ay geçireyim. Sonra köyüme döneyim.

HER ŞEYİ EŞİNLE YAPMAN ŞART DEĞİL

* “Eşimle evli gibi davranmıyorum” demişsiniz. Burada kastettiğiniz ne?


- Klişeleri sevmiyorum. Evli olduğun için birçok şeyden mahrum olmak, bana göre değil. ılla her şeyi eşinle yapacaksın ve tüm zamanlarını onunla geçireceksin diye bir kaide yok.

* Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?

- Bir türlü karar veremiyorum. Büyük bir sorumluluk! Geri dönüşü olmayan bir yol. Bunları düşününce içimi korku kaplıyor çünkü kendimi çok seviyorum. Kendimden feragat etmeye hazır mıyım? Çocuk şart mı? Bilmiyorum. Mutlaka o da bir lezzet. Çocuğu olup da keşke yapmasaydım diyen görmedim. Eğer ben de bir gün yaparsam onlara katılacağım.


TEK KORKUM BAŞKASINA MUHTAÇ OLMAK

* Hangi meslekte çaylaklıktan ileri gidemezsiniz?

- El becerisi isteyen ince işleri yapamam.

* Hayat, sizde nasıl bir tat bırakıyor?

- Aşure gibi. Birbirinden değişik tatlar, bir arada barınıyor.

* Otobiyografinizi yazsanız drama mı, komediye mi yakın olur?

- Dramatik olayların, aslında son derece komik olduğunu düşünürüm. Rus yazar Çehov, acı olayların içinde bir mizah barındığını iddia eder. Ona katılıyorum.

* Korkularınız var mı?

- Muhtaç durumda kalmaktan korkarım. Sağlıktan düşüp, birinin bakımında olmak veya paramı kaybedip, birinin eline bakmak beni ürkütür

Kaynak: