GeriSağlık Kaçış sendromu hastalığı nedir? Kaçış sendromu nasıl belirti verir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kaçış sendromu hastalığı nedir? Kaçış sendromu nasıl belirti verir?

Kaçış sendromu hastalığı nedir? Kaçış sendromu nasıl belirti verir?

Ülkemizde Mehmet Ali Erbil ile adını duyuran kaçış sendromu, damarlardan protein, mineral ve suyun sızması olarak tanımlanıyor. Kanın yoğunlaşması ve tansiyonun düşmesi gibi bulgular veren hastalık dünya üzerinde sınırlı sayıda kişide görülüyor. Peki, kaçış sendromu hastalığı nedir? Kaçış sendromu nasıl belirti verir?

Magazin basınında yer alan haberlerin ardından kaçış sendromu hastalığı hakkındaki araştırmalar da yoğunluk kazandı. İşte, kaçış sendromu hakkında merak edilenler...

Kılcal damarlarda bulunan sıvı ve elementlerin bilinmeyen bir sebeple damar dışına doğru difüzyonuna kaçış sendromu denir. Tansiyonun düşmesi ve ataklarla gelen hastalık, kanın yoğunlaşmasıyla birlikte protein, su ve minerallerin damarlardan sızması olarak tanımlanır. Kaçış sendromu, halsizlik ve yorgunluk gibi çok basit şikayetlere yol açtığı gibi, kriz ve şoklarla da gelişebiliyor. Ataklar kimi zaman ayda bir kez kendini gösterdiği gibi yıllar sonrada ortaya çıkabiliyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, hastalık hakkında şu bilgileri veriyor;

KAÇIŞ SENDROMU NEDEN OLUR?

Kaçış sendromunun neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak hastalığı tetikleyen bazı durumlar vardır. Bunların başında kemiklerin ağır hasar görmesi gelir. Bunun sebebi ise şudur. Ağır hasar gören kemiklerdeki dokuların kılcal damarlara geçip tıkanması çok zor bir ihtimal de olsa kaçış sendromunda gerçekleşmektedir.

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu hastalık, oldukça hızlı oluşan bir durumdur. Şöyle ki, olayın seyri kılcal damarlarda çok hızlı gerçekleşir. Hastanın bir anda tansiyonu düşmeye başlar ve şoka girer. Tam bu noktada müdahale edilmezse geri dönüşü zor durumlar ortaya çıkabilir. Çünkü dışarı çıkan sıvı, akciğer, kalp, karın zarı gibi vücudun belli bölgelerine ulaşır. Aynı zamanda kandaki albümin seviyesinin düşmesiyle birlikte kandaki yoğunluk artar, akıcılığı azalır. Kaçış sendromunu tetikleyen durumlar;

Kemoterapi,
Hantan virüsü,
Endokrin hastalıkları,
Bypass,
Hipotansiyon,
Böbrek yetmezliği.

BELİRTİLERİ NELER?

Kaçış sendromunun belirtileri daha çok panik atak bulgularıyla benzerlik gösterir. Taklitçi bir hastalık olduğundan teşhis edilmesi zordur. En yaygın semptomları ise şu şekildedir;

Damarlarda sıkışan sıvının yaptığı baskıya bağlı olarak şiddetli kas ağrıları,
Tıkanan damarlar sebebiyle beyne ulaşmayan sinir hücrelerine bağlı olarak hissedilen yorgunluk,
Karın ağrısı,
Baş dönmesi,
Mide bulantısı, kusma,
Vücutta şişkinlik,
Vücut ağırlığında artış,
Karın bölgesinde asit birikmesi,
Şok.

ENFEKSİYONLAR ZEMİN Mİ HAZIRLIYOR?

Kaçış sendromuna ilişkin yapılan araştırmalar hastalığın tam olarak neden ortaya çıktığını saptayamamıştır. Ancak konuyla ilgili birçok faktörün bu hastalığa zemin hazırladığı ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri de hematolojik hastalıklarda kullanılan ilaçlardır. Bunun yanı sıra lenfoma ve hemofagositik sendrom gibi sağlık problemleri ve bazı enfeksiyon hastalıkları da kaçış sendromuna neden olabilmektedir.

NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Teşhisi zor bir hastalık olan kaçış sendromunun tanısı, hastanın genel hikayesi ve klinik bulgular aracılığıyla konulur.

Yoğunlaşmış kan,
Düşük tansiyon,
Kandaki albümin düzeyi,
Sistolik kan basıncının 90 mmHg'nin altında olması,
Vücuttaki ödemler gibi parametrelere bakılır. Detaylı bir inceleme sonucunda hastalığın tanısını destekleyen sonuçlar çıkarsa kaçış sendromu teşhisi konulabilir.

TEDAVİSİ VAR MI?

Kaçış sendromunu tedavi edecek bir yöntem henüz geliştirilmemiştir. Uygulanan tedaviler daha çok hastalığın yol açtığı sorunları çözüme kavuşturmayı esas alır. Amaç, atakları kontrol altına almaktır. Bunun içinse astım, bronşit ve gribal enfeksiyon için kullanılan ilaçlar tercih edilir. Aynı şekilde tansiyonu kontrol altına alacak ilaçlardan destek alınır. Bu noktada hastaların sürekli tansiyon ölçümü yaptırması önemlidir. Bir diğer önlem ise hastalara alerji testi uygulamaktır. Amaç ise hastanın hassasiyet gösterdiği ve ataklara neden olabilecek unsurlardan kaçınmasını sağlamaktır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle