Enerjimiz hiç bitmesin!

Güncelleme Tarihi:

Enerjimiz hiç bitmesin
Oluşturulma Tarihi: Mart 02, 2024 07:00

Günlük yaşamımızın yoğun akışına kapılıp birçok ihtiyacımızı göz ardı edebiliyoruz. Enerjik bir bedene ve dinamik bir zihne sahip olmak istiyoruz ama iş hayatında kendimizi bazen gereğinden fazla yorabiliyoruz. Mevsim de kış olunca çok daha kolay tükenmişlik hissi yaşıyoruz. Oysa rutinimize bazı alışkanlıkları dahil ederek enerjimizi koruyabiliriz.

Haberin Devamı

Kimilerimiz kış aylarında kendisini daha depresif ve bitkin hissedebiliyor. İş hayatındaki koşuşturmacalar ve stres de eklenince günün sonunda enerjisi tükenmiş bir şekilde kendimizi koltuğa atıveriyoruz. Bu bazen yapmamız gereken bir işi ertelememize bazen de onu hakkıyla yapamamamıza neden oluyor. Cinsel hayatımız bile bundan olumsuz etkilenebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi fonksiyonel tıp uzmanı Dr. Aynur Ketene, iç hastalıkları uzmanı Dr. Ozan Kocakaya, üroloji ve cinsel işlev bozuklukları uzmanı Dr. Tolga Okutucu bize enerjimizi arttırmanın yollarını anlattı.

NE YEMELİ, NEDEN UZAK DURMALI?

‘Düşük glisemik indeksli besinler tüketin’

◊ Katkı maddeli, paketli, sağlıksız yağlar içeren hazır gıdalar vücut için gerekli vitamin-mineral ve mikrobesinleri sağlayamadığı gibi çöp atıkların fazlaca çıkmasına yol açar. Karaciğerin toksinleri temizleme işlevini arttırarak enerjinizi azaltır. Metabolizmanın sağlıklı çalışabilmesi için enerji önemlidir. Enerji üretiminde etkili olan magnezyumsa vücuda topraktan, sebzeler yoluyla gelir. İyi bir hücresel işleyiş için zeytinyağı ve avokado yağını da yeterli miktarda tüketmelisiniz. Hayatımızı olumsuz etkileyen stresin yönetimi içinse yumurta ve ciğerde bolca olan kolin, fosfotidilserin ve omega 3 balıkyağı çok önemlidir. Karbonhidrat ve şeker aşırı magnezyum kullanımına yol açtığı için enerjinizi düşürür. (Dr. Aynur Ketene)
◊ Düşük glisemik indeksli, yani içindeki enerjiyi kana yavaş yavaş veren besinler gün içinde kan şekerinin düşmesini ve kendinizi bitkin hissetmenizi engeller. Bunlar tam tahıllı ürünler, sebzeler, fındık-fıstıklar ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlardır. Protein ve yağların glisemik indeksi neredeyse sıfırdır.
(Dr. Ozan Kocakaya)
◊ Kahve antioksidanlardan zengin, harika bir içecektir ama makul miktarlarda tüketilirse. Aşırı kafein kısa vadede ilgiyi toplamayı sağlar. Ancak günün ilerleyen saatlerinde dolaşımdaki kafein azaldıkça kendinizi tükenmiş hissedebilirsiniz. Uyku düzeninizi bozmaması için öğleden sonra saat 2’den itibaren kahve içmeyi bırakmalısınız. Bu saate kadar da iki kupa kahveyi geçmemenizi tavsiye ederim. (Dr. Ozan Kocakaya)
◊ Günlük alınan ve kaybedilen sıvı dengesi bozulursa toksinler atılamaz ve yorgunluk, baş ağrısı gibi şikâyetler ortaya çıkar. Gün içinde tüketilen çay ve kahve vücuttan fazlaca sıvı atılmasına neden olur. Vücut kilonuza göre, kilogram başına ortalama 40 ml su içmeye dikkat edin. İçilen suyun PH değeri ve kalitesi önemlidir. Plastik şişelerden suya geçen bazı maddelerin östrojen hormonu etkisi gösterdiği saptandı. Bunun erken püberte (ergenlik), jinekomasti (erkeklerde meme dokusunun büyümesi) gibi olumsuz etkileri ortaya çıkabilir, bu yüzden plastik şişe mümkün olduğunca kullanılmamalı. İçilen suyun PH’ı 8,5 ve üzerinde olursa alkali bir vücut için destek sağlar. (Dr. Aynur Ketene)
◊ Sigara, alkol, egzoz dumanı, alüminyumlu deodorantlar gibi toksinlerden uzaklaşın. Sigara içindeki nikotin beyinde uyarıcı etkiye sahiptir. Kan basıncını ve kalp hızını arttırır. Uyku kalitesini bozar. B6 vitaminini tüketir. Bu da magnezyumun kanda aktifleşmesini engelleyerek hem enerji üretimini düşürür hem de D vitamini sentezini önleyerek kemik erimesine neden olur. Alkol vücutta şekere dönüşerek magnezyum tüketimini arttırır. Bu nedenle enerji düşüklüğüne, çarpıntı ve kalp ritim bozukluklarına, kan basıncı yükselmesine yol açabilir. (Dr. Aynur Ketene)

Haberin Devamı

Cinsel isteği arttırmak için...

Haberin Devamı

◊ Yetişkin bireylerde her gece 7-8 saatlik kaliteli uyku, dinlenme ve güç toplama için gereklidir. Gece uykusu, başta gece testosteron salgılanması olmak üzere hormonal dengenin ve erkeklerde ereksiyon kalitesinin korunmasında büyük rol oynar.
◊ Cinsel isteği arttırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış belirli bir diyet olmasa da dengeli beslenmek sağlıklı bir cinsel hayat için şarttır. Çünkü kalp ve damar hastalıklarından korunma, kan şekerinin dengede tutulması, doku yenilenmesi ve hatta cinsellikle ilgili hormonların üretimi iyi beslenmeyle doğru orantılıdır.
◊ Aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve sigarayı bırakmak cinsel fonksiyonları ve isteği olumlu yönde etkiler.
◊ Egzersiz ve düzenli spor kalp ve damar sağlığını korur ve kan dolaşımını düzenler. Zindelik verdiği için de libido üzerinde olumlu etkisi vardır.
◊ Kadında klitoris, vulva ve vajina, erkeklerde de penis kanlanmasının yeterli düzeyde olması cinsellik için hayati önem taşır. Bunun dışında hareket etmenin duygusal olarak olumlu etkisi vardır.
Bu da cinsel isteği arttırabilir.
◊ Stres ve kaygı libidonun düşmanıdır. Kronik stres cinsellikten alınan hazzı düşürür, cinsel isteği ve uyarılmayı azaltır. Stresle baş etme kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Çoğu zaman kişi bunu kendi başına çözemeyebilir. İşte bu durumda tıbbi yardım almak işleri çok daha kolaylaştıracaktır.
(Dr. Tolga Okutucu)

Enerjimiz hiç bitmesin

STRES YÖNETİMİ, UYKU VE SPOR

Haberin Devamı

‘Önceliklerinizi belirleyin’

◊ Yorgunluğun en önemli nedenlerinden biri aşırı çalışmaktır. Bu yoğunluk aile ve sosyal yükümlülükleri de kapsayıp yıpratıcı olabilir. ‘Yapılmazsa olmaz’ işleri ayırıp önceliklerinizi belirleyin. Gerçekten önemli olmayanları arka plana atmayı kendinize öğretmelisiniz. İhtiyacınız olduğunda yardım istemekten çekinmeyin. (Dr. Ozan Kocakaya)

Melatonine dikkat!

Enerjimiz hiç bitmesin
Vücutta yeterli C vitamini olmalı.

◊ Gece saat 23.00-3.00 arasında melatonin hormonu salgılanır. Melatonin sessizlikte ve karanlıkta salgılanan, vücudun en güçlü antioksidan hormonudur. Bu saatler arasında derin uykuda olmak ertesi gün dinç kalkmanızı sağlar. Melatonin sentezleyebilmek için vücutta yeterli C vitamini ve magnezyum olmalı. Horlamak yeterli melatonin salgılanmasını engeller ve uyku kalitesini bozar. Dinlenmemiş beyin ertesi gün yeterli enerji için sizi karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenmeye iter. (Dr. Aynur Ketene)
◊ Spor yapmak ve gün içinde aktif olmak uyku kalitenizi arttırır. Dokulara oksijen taşıyan dolaşım
sisteminin sağlığını garantilemek gibi yararları vardır. Egzersiz sayesinde üretilen yüksek dopamin ruh halinizi de olumlu etkiler. (Dr. Ozan Kocakaya)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!