‘Canlı müzik virüsü’ mutasyona uğradı

Güncelleme Tarihi:

‘Canlı müzik virüsü’ mutasyona uğradı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 20, 2024 07:00

Gün geçmiyor ki bir canlı müzik mekânı açılmasın... Tabii bu işin bir matematiği olmalı ki müşteriler memnun olsun. Son yıllarda gece hayatını etkisi altına alan canlı müzik sahnelerinde sanki işler karışıyor, hatta biraz da bozuluyor.

Haberin Devamı

Eskiden gece dışarıda eğlenmenin başlıca adresi kulüplerdi. O gece setin başına geçen DJ’in çaldığı ‘hit’lerle dans edilirdi. Taşları yerinden oynatan Emirgân’daki Gizli Kalsın’ın açılması oldu. Sahibi Umut Evirgen iki hafta önce Hakan Gence’ye verdiği söyleşide dönemki hayalleriyle ilgili şöyle diyordu:

‘Canlı müzik virüsü’ mutasyona uğradı
Seda Mete

“Gizli Kalsın fikri 12-13 yıl önce 22-23 yaşındaki Umut için çok eğlenceli bir projeydi. O zamanlar insanlar takım elbiselerle gece çıkıyor, localarda şişe açıyordu. Ben ona ters bir şey yapmak istedim. Spor ayakkabıyla masada kadeh içebilecekleri bir sistem getirmeye çalıştım.” Minik canlı müzik sahnesiyle Gizli Kalsın, tam da Umut’un dediği gibi bir yer olmakla kalmadı, gece hayatını da dönüştürdü. Peş peşe açılan mekânlar bir virüs gibi yayılıp canlı müzik trendinin de öncüleri oldu. Cihangir’deki Hazine’de Yol Project çıkardı, mekân pazar günleri bile tıklım tıklım olurdu. Bebek’teki Angie açıldığında Baran Bayraktar cuma geceleri mekânı öyle bir doldururdu ki rezervasyonlar 15 gün öncesinden kapanırdı. Nişantaşı’ndaki Müştemilat’ta Seda Mete’nin çıktığı perşembe geceleri çok meşhurdu.

‘Canlı müzik virüsü’ mutasyona uğradı
Boaz Live

Haberin Devamı

Üç gece çıkanlar azaldı

Böyle böyle mekânları ele geçiren ‘canlı müzik’ yeni açılan yerlerin de eklenmesiyle hâlâ çok popüler. Korto, Boaz Live, The Room Live, Kütüphane… Tabii bir de büyük isimleri çıkaran Günay, Cahide Palazzo ve Yeni Gazino gibi yerler var… Hatta yaz sezonunda müdavimi ve programıyla beraber Çeşme’ye, Bodrum’a taşınıyor bazıları. Ben bu durumdan hiç şikâyetçi değilim çünkü tam bir canlı müzik insanıyım. Ama işler artık biraz karışmaya başladı. Adım başı yeni bir yer açılıyor, hem bu yeni yerlerde hem de yıllardır bu işi yapan mekânlarda adını daha önce hiç duymadığımız isimler çıkıyor. Elbette yeni isimler olsun ama “Canlı olsun da ne olursa olsun” diyenleri bile gece çıktığına pişman edecek performanslarla da karşılaşabiliyoruz.
Üç yıldır aynı mekânda çalışan bir işletme müdürü konuyu açtığımda şöyle diyor: “İlk günden beri aynı isimleri sahneye çıkarıyoruz. Saat 23.00’ten sonra da rezervasyon almıyoruz çünkü son dakika gelen müşteri isme değil, mekâna geliyor ama biz konser havasında geçen geceler düzenliyoruz.”

Haberin Devamı

Tabii artık o kadar çok mekân açıldı ki

sanatçılar da farklı yerlere dağıldı. Gece hayatını pek seven bir arkadaşım yılbaşı gecesi çok bildiği hem de ‘iyi’ bir mekâna ailesiyle yerini ayırttığında eğlenceli bir gece olacağına dair şüphesi yoktu. Ama sonra o geceyi “Sanki yazlıktaki gazinoya gitmişiz gibiydi. Hiç tanımadığım ve de sonrasında ‘Hay Allah’ dediğim kişileri dinleyip bir de üzerine epey para vermiş olduk, pişmanım” diyerek anlattı: “Bunu son dönemde çok yaşıyorum, bildik mekânlar ama kötü sahneler... Belki her yer canlı müzik olduğu için artık kim olursa çıkarıyorlar, belki de finansal bir durum... Bildiğim kadarıyla daha az para ödedikleri isimlerle anlaşmayı tercih ediyorlar ‘Nasıl olsa yine de doluyoruz’ diyerek ama bu sırada müdavimlerini kaçırıyorlar. Eskiden mekânlara giderdik; sahnesiyle, yeriyle, hizmetiyle kaliteli olduğuna inandığımız... Ama sahne kötü olunca işler değişiyor, artık sanatçı peşinde koşuyoruz. O zaman da müdavimlik kalmıyor, tanımadığımız bir yerde de o kadar rahat etmiyoruz. Bu durumda iyi sahne-isim ve iyi mekân eşleşmesi yapalım derken çıktığımız gece sayısı azalıyor.” Konuştuğum işletme müdürüne göre de eskiden üç gece çıkanlar artık zaten bu sayıyı azaltmıştı: “Az çıktığı için de sevdiği sanatçı hangi mekânda, ona bakıyor, ona göre belirliyor çıkacağı geceyi.”

Haberin Devamı

Konuya sanatçı tarafından bakacak olursak, onun için müşteri kitlesi, mekânın semti ve tabii ki sahne kaşesi önemli. Çünkü o da ekibine karşı sorumlu. Mekân çok olunca ve yeni isimler de artınca bu kez işi biraz da finansal açıdan değerlendirmeye başlıyor sanatçı. Canlı müzik mekânlarında sahneye çıkan bir arkadaşım şöyle diyor: “Eski düzen bozulduğu için herkes gardını aldı tabiri caizse. Elbette şu an sektöre yeni girmiş, genç, yetenekli meslektaşlarımızın da bu yolda ilerlemesi için bu yeni kanallara ihtiyaçları var. Pasta büyük, neden herkes pay almasın ki... Ama mekân ve solist sıralamaları çok net farklılıklarla kendini gösteriyor artık. Bu ayrışım için ‘iyi de oldu’ diyebiliyorum.”

Haberin Devamı

Sahne de, gün de değişmesin

Artık canlı müzik furyasını başlatan isimler öyle bir kitleye ulaştı ki geçenlerde tiyatrodayken ön koltuktaki arkadaş grubu kendi aralarında konuşuyordu: “Alya’nın çıktığı gece benim kuzenler Ankara’dan gelecek.” Yani sevdiği sanatçıyı izlemek için şehirlerarası yolculuk yapan var. Sahneye çıkan isimlere göre ‘sanatçının sahnesi de günü de sezon boyunca değişmemeli ki müşteri küsmesin.’

Özetle klasik olan mekânlarda yeni isimlere yer verilsin ama oranın müdavimini küstürmeden. Yeni yerlerinse ufacık alanlarda ‘şehrin en yeni canlı müzik sahnesi’ olduğunu iddia etmek yerine yeniliklerle, sanatçısıyla, garsonuyla, kapıdaki güler yüzlü ekibiyle kalıcı olmayı hedeflemesi naçizane temennimdir…

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!