Taş Kağıt Makas'ın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini yaşadım

Güncelleme Tarihi:

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım
Oluşturulma Tarihi: Nisan 13, 2024 07:18

Ekran yolculuğu 6 yaşında “Televizyona çıkmak istiyorum” demesiyle başladı. Sarışın, uzun boylu oyuncu jön rolleriyle tanındı. Şimdi Kanal D’de yayımlanan ‘Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’ dizisinde canlandırdığı rolle bize büyük bir ters köşe yapıyor. Burak Yörük’le buluşuyoruz; hayatının dönüm noktalarından gastronomi merakına, ilişkisinden kariyerine uzanıyoruz.

Haberin Devamı

Burak Yörük hep hareketli, kıpır kıpır, yerinde duramayanlardan. Ekranda canlandırdığı Fecir’den çok uzak biri. Sevimli ve güler yüzlü. Zaten başarısı da kendine bu kadar uzak bir karakteri başarıyla canlandırmasından geliyor. Müziğe büyük bir merakı var. Çekim sırasında kendi playlist’inden bize şarkılar açıyor. Ardından da başlıyoruz sohbete...

◊ Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’nda rol alıyorsun. Senin hayatının oyunu neydi?

Çok detayına girmeden anlatmak istiyorum. Güzel bir ailede büyüdüm. Durumumuz iyiyken babamın işleri bozuldu. Bence hayatımın oyununun başladığı yer orasıydı.

Kaç yaşındaydın?

Hayatımda birçok denge değişmişti. Ama yaşadıklarım bana ilerleme ve devam etme gücü, başarma isteği verdi.

Oyunculuk da o dönemin mi getirisi oldu sana?

Oyunculuk 6 yaşımda başlıyor.

Haberin Devamı

O yaşta da “Ben oyuncu olmak istiyorum” demezsin herhalde?

Diyormuşum. Çocukluğumdan beri eğlence işinin içinde olacağım belliymiş, meraklıymışım. Hatta küçükken çekilmiş videolarım var, annemler çekiyor; ben oyuncak bir arabanın içinde bildiğin rol yapıyorum.

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

Nasıl başladı ilk olarak?

Babam çok eskiden atv’de çalışıyordu. Ben “Televizyona çıkmak istiyorum” demişim. Küçük küçük işlere almışlar. Ardından bir sürü farklı kanalda minik minik oynamışım. Ama ergenliğe girdiğimde 11 yaşımdayken bıraktım.

Neden bıraktın?

Biraz daha büyümek ve pişmek gerektiğini hissettim. Okula ağırlık vermek istedim 16 yaşıma kadar... Bu arada rap müzik de yaptım, iki albümüm var; amatör olarak. Büyüdüğüm semtteki bütün rap organizasyonlarını, partileri, mahalleden arkadaşlarımla biz yaptık.

Üniversitede oyunculuk mu okudun?

Beykent Üniversitesi’nde oyunculuk okudum ama sonra Bahçeşehir Üniversitesi gastronomiye yatay geçiş yaptım. Yemek yapmayı aşırı seviyorum.

Senin sofrana konuk olsak neler yaparsın?

Genelde sokak lezzetçisiyim, çok iyi hamburger yaparım, bu konuda mütevazı olamayacağım.

Haberin Devamı

Gastronomiyi bitirebildin mi?

Yok, üç sene üst üste sadece 10 gün ara vererek dizilere devam ettim. ‘4N1K’ ile başlayan serüven ‘Baraj’ ile devam etti. Ardından başka bir sete çıktım. Kısa bir nefes aldım, şimdi ‘Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’...

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

 

‘KULAKLARIN NE KADAR GÜZEL’

İkizler burcusun, taşır mısın farklı ruh hallerini?

Bu sorunun cevabını aslında dışarıdan gözlemleyenler verebilir. Ama sanırım yükselenim Aslan’a daha yakınım. İkizler burcunun çok özelliğini taşımıyorum. Burçları da aslında rollere çalışırken daha detaylı öğrenmeye başladım. Canlandıracağım karakterlerin hangi burç olabileceğini düşünüyorum. Kafamda öyle kodlayarak çalışıyorum.

Haberin Devamı

Sosyal medyada 1,5 milyon takipçin var, ahlaksız teklif alıyor musun?

Vallahi yok. Baksana bana, ahlaksız tekliften korkarlar.

Aldığın en garip iltifat neydi?

Dizi hazırlığı için kuaföre gittik. Berber saçımı keserken “Kulakların ne kadar güzel” dedi. Hayatımda ilk kez böyle bir şey duydum. Garip bir iltifattı, teşekkür ettim.

Hayatının en büyük meydan okuması neydi?

Şu an canlandırdığım Fecir Emirkıran karakterini oynamak.

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

 

KÖTÜLÜĞE YATKIN DEĞİLİM

Romantik komedilerin beyaz atlı prensiyken bu sefer ekranda karanlık ve kötü bir karakter olan Fecir’i canlandırıyorsun...

Karaktersiz birini canlandırıyorum Hakancım (gülüyor).

Haberin Devamı

Neden güvenli alanından çıktın?

Menajerim Ayça (Çinkitaş) ile anlaştıktan sonra ters köşe bir rol aramaya başladık. Fecir karakteri geldi. Benim gerçekte olduğum kişiye aşırı uzak, arkadaşlık kurmak istemeyeceğim, uzak durmak isteyeceğim yegâne insan tipi.

Peki, beyaz atlı prens mi yoksa Fecir gibi bir adamı oynamak mı?

Beyaz atlı prensi oynamayı seçerdim.

Neden?

Çünkü Fecir’i oynamak ağır bir şey, insanın içi sıkılıyor bazen.

Nasıl çıkardın rolü?

Oyunculuk eğitimi alırken “En zor rol insanın kendisini oynamasıdır” derlerdi. Belki de bu yüzden insan sevmediği şeyi bolca gözlemler. En yakın arkadaşının bir şeyini bilmez ama en sevmediğin adamın her şeyini bilirsin, öyle bir antrenmanım vardı. Zaten çokrenkli bir insan paletim var. Farklı kesimlerden çok insan tanıyorum. Mesela taksiye bindiğimde taksiciyle arkadaş olurum. Çocukken restorana gittiğimizde yan masaya gidip “Merhaba” deyip tanışıyormuşum. Hastalıklı bir şekilde otomatik bir gözlem durumum var yani. Bir dönem üç sene araba yıkadım, kabadayı tiplerle tanıştım. Fecir gibi kötü karakterler değildi hiçbiri ama rolü çıkarırken o dönem gözlemlediklerim bana yardımcı oldu.

Haberin Devamı

Çok iyi canlandırıyorsun ki insanlar senin gerçekten öyle biri olduğuna inanıyor ve karaktere tepki gösterdikçe sen de nasibini alıyorsun...

“Bu kişi şarkıda şunu söyledi”,“Şu dizide bunu oynadı” gibi eleştirilerden uzaklaşmalıyız. Dizi sektörü kötüyü üretmedi, biz insanı işliyoruz ve dışarıda böyle adamlar var. Bunu da birinin oynaması gerekiyor. Ben kendi hayatımla karakteri bağdaştırmıyorum, söylenenler de umurumda değil. Ben sadece işimi yapıyorum. Gerçek hayat ve televizyonu birbirinden ayırmalı artık.

Fecir gibi kötü bir karakteri canlandırdıkça içindeki kötüyle yüzleştin mi?

Gerçekten iyi kalpli bir kadınla büyüdüm. Bizim evimizde tek kural iyi niyetle yola çıkmaktı. Kimse için kötülük istemedim, kötülüğe yatkın biri de değilim. O yüzden karakter bana bir şey hatırlatmıyor ama oynarken ve sonrasında içime bir şey oturuyor.

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

 

BOLCA PİŞMANLIĞIM OLDU

1995 doğumlusun. Sizin kuşağı nasıl anlatırsın?

Ben galiba bir tık erken olgunlaştım. Çok da iyi şeylerin yaşanmadığı bir mahallede, hakikaten tertemiz büyüdük.

Nerede büyüdün?

Ümraniye’de, bizim oraya Arnavut Mahallesi derler, Namık Kemal’de. Benim lisemin dış kapısında bile normal günde iki polis arabası beklerdi. Her türlü insan vardı. Ama ben ve yakın arkadaşlarımın hiç işi olmadı onlarla. O sebeple benim jenerasyonumu, arkadaşlarımdan yola çıkarak değerlendirecek olursam pırlanta gibiler.

30’a bir kaldı senin için de...

Elinizde büyüdük (gülüyor).

Adım adım ünlü oldun... Nasıl bir şeydi yaşadığın?

Çok güzel bir şey, düşünsene yaptığın işle ilgili binlerce sevgi ve saygı mesajı alıyorsun. Sokakta seni görünce insanların gözünün içi parlıyor, tarif edilmesi zor bir duygu. Hakan gerçekten, hayatımda hiç, bir kişiyi bile fotoğraf çektirmeden yanımdan göndermedim. O onun için özel bir an olabilir, bu da mutluluk verir. İşin bu taraflarına bakınca ünlü olmak güzel.

Peki negatif tarafları yok mu?

Yaşamadığın şeyleri yaşamışsın gibi aktarıyorlar. Ama bu işe girerken bunun olma ihtimalini bilerek giriyorsun.

Pişmanlıklar oluyor mu?

İnsanın hayatında pişmanlığı olmazsa doktora görünmesi gerekir. Tabii bolca pişmanlığım oldu.

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

 

ANORMAL ZEKİ BİR KADIN

Kız arkadaşın Tuana ile üç yıldır ilişkin var. O da şarkı söylüyor. İkiniz de gençsiniz, güzelsiniz, popülersiniz, çok kaygan bir zemin... Birlikteliği böyle güzel sürdürmenin sırrı ne?

Hiç kaygan bir zeminde değiliz. Birlikteliğin güzel gitmesinin sırrı; yalan olmaması, ilgiye aç olmamak, hayattan beklentilerini makul seviyede tutmak. Biz Tuana’yla birbirimizi besleyen bir ilişki içindeyiz, birbirimize güç veriyoruz, benim eksiklerimi o, onun eksiklerini ben kapatıyorum. Tatlı tatlı birbirimize sarılıp yukarıya doğru gidiyoruz. Problemlerimiz olduğunda bunu dünyanın en büyük problemi gibi yaşamıyoruz. Bizim ilgiye açlığımız yok. Kendimizden gayet eminiz.

Yıldızın parlarken hiç ciddi bir ilişkiye girme konusunda tereddüt yaşadın mı?

Bazı insanlar bana bunu yaşatmaya çalıştılar. Ama sonuçta ben eve gidiyorum ve orada çok mutluyum. Dünyadaki sanatçılara bak; evli, mutlu, çocuklu bir sürü isim var. Bu insanlar bunu yapabiliyorsa biz neden yapmayalım? Başarısızlığa sebep aramanın âlemi yok.

Nasıl yani?

Eğer biri, bir şeyi başaramıyorsa ve bunun için etrafını suçluyorsa “İlişkim yüzünden olmadı” gibi, bundan vazgeçsin. Tuana’ya sorarsak hiç fotoğraf paylaşmasak da olur. Umurunda değil. Ben bizzat bile isteye, hiç onun talebi olmadan paylaşıyorum. Zaten benim takipçilerim de bundan rahatsız değil. Onlar da Tuana’yı çok seviyor.

Tuana’nın nesine vuruldun?

Her şeyine vuruldum ama hakikaten anormal zeki bir kadın.

Ona olan aşkını bir cümleyle anlatsan...

Canımdan bir parça gibi.

Taş Kağıt Makasın yıldızı Burak Yörük: Sarışın olmanın etkilerini  yaşadım

 

OBJEKTİF BAKSINLAR

Dizide lakabın ‘Sarı Bit’, insanlar sana sosyal medyada da böyle hitap ediyor, bozuluyor musun?

Neden bozulayım, canlılara benzetilmeye hiç bozulmuyorum. ‘Sarı bite’ benzemekten şeref duyarım (gülüyor).

Sarışın bir kabadayıyı oynayınca sosyal medyada bu tip rollerle hafızalara kazınan Kıvanç Tatlıtuğ’la da kıyaslandın...

Çok başarılı bir oyuncu. Ne güzel benzetilmek. Ancak objektif bakmalarını rica ediyorum. Çünkü çok emek veriyoruz. Bu tip karakterlerin saç modelleri ve kendilerine has modaları vardır. Tatlıtuğ’un ‘Organize İşler 2’de canlandırdığı karaktere benzetiyorlar.

Türkiye’de jön denince esmerler akla gelir. Bir sarışın olarak bunu kırdın mı?

Bilmiyorum. Ama tabii sarışın olmanın etkilerini yaşadım meslekte. Gençken kızıyorsun. Şimdi anlıyorum artık, kast seçimi diye bir şey var.

 

BAKMADAN GEÇME!