GeriSeyahat Karayipler’in kalipso adaları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Karayipler’in kalipso adaları

Karayipler’in kalipso adaları

En renklisi en güneyde... Karayipler’de hemen her yerde karşılaşacağınız bu sözün ne anlama geldiğini Trinidad ve Tobago Adaları’na gittiğinizde anlıyorsunuz. Yılın birçok döneminde rastlayabileceğiniz karnavallar ülkeyi gökkuşağının tüm renkleriyle buluşturuyor. Üstelik bu adalar insanın kanını kaynatan kalipso ve limbonun da anavatanı.

Trinidad ve Tobago bir ada ülkesi. Yerli halkı Güney Amerika kökenli Carib ve Arawak yerlileri. Kristof Kolomb’un 15’inci yüzyıl sonlarında Karayipler’e gelmesiyle Trinidad Adası önce İspanya İmparatorluğu’nun sömürgesi olmuş. Daha sonraki yıllarda Tobago Adası da İspanya’nın yanı sıra Hollanda ve Fransa’nın ilgisini çekmiş. Ancak adaları 19’uncu yüzyılın ilk yıllarında Büyük Britanya İmparatorluğu yönetmeye başlamış. 1958’de Batı Hint Adaları Federasyonu’na bağlanan Trinidad ve Tobago 1962’de bağımsızlığını ilan etmiş. Geçmişte uzun yıllar şekere dayalı olan ekonomi 1800’lü yılların ortalarında kölelerin özgürlüklerini kazanmasıyla sekteye uğramış. Hindistan’dan tarlalarda çalışacak işçiler getirtilmiş.

PETROL ZENGİNİ

20’nci yüzyılın başlarında bulunan petrol ve doğal gaz kaynakları ülkenin kaderinde önemli rol oynamış. Günümüzde ihracatın yüzde 80’i petrol ve yan ürünleri, geri kalanı kakao, narenciye gibi tarım ürünlerinden oluşuyor. Turizmin ekonomideki payı diğer Karayip ülkelerine oranla düşük. Trinidad ve Tobago, kişi başına düşen ulusal gelir açısından Bahamalar’dan sonra Karayipler’in en zengin ülkesi. Dünya sıralamasında 66’ıncı. Geçen yıl OECD’nin Gelişmekte Olan Ülkeler listesinden çıkarıldı. Ancak görünüşe bakılırsa ulusal zenginlik, gelir dağılımında adaletle desteklenmeyince ülkedeki suç oranını düşürmekte pek yeterli olmamış.

DANSLAR, KARNAVALLAR

Ada nüfusunun yüzde 65’i Hıristiyan, yüzde 25’i Hindu, yüzde 7’si Müslüman. Etnik ve dinsel çeşitlilik adanın kültürünü de zenginleştirmiş. Yıl boyunca festivaller birbirini izliyor. Kalipsonun yanı sıra soca, çutney, parang gibi dünya çapında tanınan müzik türlerinin doğduğu bu adalar dünya müziğine çelik davul adlı enstrümanı da kazandırmış. Adalılar, müzik kadar edebiyatta da iddialı. Nobel ödüllü romancı V.S. Naipul, Chaguanas kentinde doğmuş.
Kalipso adını Homeros’un Odissea destanında anlattığı tanrıça Kalipso’dan almış. Kalipsocular şarkıyı içinden geldiği gibi doğaçlama söylüyor ve genellikle de halkın gündemindeki konuları şakacı bir dille ele alıyor. Kadın ve erkekler bu neşeli müzik eşliğinde dans ediyor. Dansı da aynı adı taşıyor.
Katoliklerin cennet ve cehennem arasındaki bölgeye verdikleri isim burada bir dans türü. Limbo dansçılarına yerel müzik eşlik ediyor. Yere paralel konmuş sopaların altından, değmeden, düşürmeden geçiyorlar.
Ülkenin her yerinde her an bir karnavalla karşılaşabilirsiniz. Noel’le başlayan karnavallar Paskalya’nın bir hafta öncesine kadar aralıksız sürüyor. En gösterişli, renkli olanları Port of Spain’de düzenlenenler. Karnaval zamanı otel fiyatları artıyor.

TRINIDAD

/images/100/0x0/55ea9dd1f018fbb8f88ba94b

Port of Spain’de mimariyi Asa Wright’ta doğayı keşfedin

* Port of Spain: Hayat dolu, enerjik ve hareketli bir başkent. Sadece tarihi ve günümüz mimarisine ait örnekleri bulmakla kalmayacaksınız. Sanat galerileri ve müzeleri gezip, alışveriş yapıp, yorgunluğunuzu şık bir kafede atabileceksiniz. Şehre ayırdığınız zamana değecek.
* Asa Wright Nature Centre: Doğanın insana emanet ettiği bu cenneti görmeden dönmek olmaz. Ülkenin ekolojik yapısı diğer Karayip Adaları’ndan farklı, halk bu zenginliğin bilincinde. Adanın kuzeyinde yaklaşık 800 dekara yayılan Asa Wright, ülkemizde pek de aşina olmadığımız türden ağaçların, rengarenk çiçeklerin, sayısız kelebeğin ve birçok değişik kuş çeşidinin evi. Rehberle geziliyor. (www.asawright.gov). Parkın otelinde konaklamak da mümkün, fakat fiyatı bütçe zorluyor.
* Queens Park Savannah: Bir kilometrekareden büyük park bir zamanlar şeker kamışı tarlasıymış. 1808 yangınından sonra farklı şekillerde kullanılan alan 19’uncu yüzyıldan itibaren park olarak hizmet vermeye başlamış. Bugün futbol, rugby ve kriket alanları da bulununan park festivaller sırasında renkli görüntülere sahne oluyor.
* Red House: 1906 senesinde inşa edilen parlamento binasının adı Red House (Kızıl Ev). Bina Rönesans ile II. Henry üsluplarının bileşiminden oluşan yeni Rönesans tarzında yapılmış. Görkemi tarih ve mimariyle ilgilenenlerin dikkatini çekiyor.
* Trinity Katedrali: Parlamentonun yakınındaki katedral 19’uncu yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilmiş. Geçen yüzyılın başında çıkan bir yangında büyük hasar görünce yeniden yapılmış. Gotik mimarinin en mükemmel örneklerinden biri.
* Ulusal Müze Sanat Galerisi: Adanın tarihi ve coğrafi özelliklerini tanıyacağınız, yerel sanatçıların eserlerini göreceğiniz müzeye giriş ücretsiz.
* Royal Botanik Bahçesi: 19’uncu yüzyılda kurulmuş. Dünyadaki en eski botanik parklarından. Savannah Parkı’na çok yakın. Orkide bölümünü mutlaka görün.
* Emperor Valley Hayvanat Bahçesi: 1952’de açılmış. 200’den fazla türden 2 bin hayvana ev sahipliği yapıyor. Adını bir zamanlar burada yaşayan bir tür kelebekten (blue emperor) almış (www.zstt.org).
* Stollmeyer Şatosu: 1904’te inşa edilen ve bir İskoç şatosunu andıran yapı şehrin sembollerinden biri. Eğer mimari ilgi alanınız içindeyse kaleyle birlikte “Muhteşem 7” olarak adlandırılan diğer yapıları da görmenizi öneririm.
* Paris Körfezi, Mayaro Kumsalı: Ada merkezini gördükten sonra Port Spain’den yola çıkıp Paris Körfezi’nin muhteşem manzarasını, Mayaro Kumsalı’nı görmenizi öneririm. Sonra Manzanilla ve ülkenin ikinci büyük şehri San Fernando’ya doğru devam edin. Otomobil kiralayarak yapabileceğiniz böylesi bir yolculuk sadece hafızanıza çarpıcı manzaralar eklemekle kalmayacak, Trinidad’daki halkın yaşam tarzı ve kültürüyle ilgili izlenimler edinmenize de yardımcı olacak.
* Dattatreya Yoga Merkezi: Hint mimarisini yansıtan özellikleri ve tanrı Hannuman’ın devasa heykeli ile doğu felsefesine ilgi duyan herkes için öğretici bir gezi olabilir (www.hanumandatta.com).
* Point Galera Feneri: Atlantik Okyanusu ve Karayip Denizi’nin birleştiği yerde 1897 senesinde inşa edilmiş, bugün de gemilere yol gösteriyor. Manzarası olağanüstü, hatta açık havalarda Tobago’yu bile görebildiğiniz söyleniyor.

NEREDE KALINIR?

* Hyatt Regency: Ünlü otel zincirinin şubesi Port of Spain’in tam merkezinde. Fiyatları yüksek ancak hizmet kalitesi kanıtlanmış (www.trinidad.hyatt.com) * The Chancellor Hotel: İşadamları için tasarlansa da tatilcilere de hitap ediyor. (www.thechancellorhotel.com). * Maracas Bay Hotel: Trinidad kumsallarının tadını çıkarmak, hesaplı tatil yapmak isteyenler için. (www.maracasbay.com).

NEREDE YENİR?

* Melange: İspanyol ve Hint mutfağından örneklerin sunulduğu restorana gitmeden mutlaka rezervasyon yaptırın (Tel: +868 628 86 87). * Veni Mange: Yerlilerin dilinde “Gel ve Ye” anlamına gelen restoran 1930’lardan beri servis veriyor. Creole mutfağından örneklerin tadına bakabilirsiniz (Tel: +868 624 45 97).

TOBAGO

/images/100/0x0/55ea9dd1f018fbb8f88ba94d

Kumsalları balayı çiftlerinin favorisi

Tobago Adası’nın romantik bir tatil yapmak isteyen çiftlere, özellikle de balayındaki yeni evlilere tavsiye edilmesinde plajlarının etkisi büyük. Pegion Point turistlerin en çok sevdiği yerlerden, bu yüzden de günden güne daha ticari oluyor. Back Bay, Great Courland Bay ve sadece denizden ulaşacağınız, adını büyük ihtimalle pembe renkli kumsalından alan Lovers’ Beach önereceklerim arasında.
Tobago Forest Reserve, Karayip Adaları’ndaki koruma altına alınmış, en eski orman. Hem yürüyüş yapabileceğiniz parkurlar hem de kuş gözleme alanları var. Bu doğa harikasında zaman geçirmek istiyorsanız yanınıza profesyonel bir rehber almak zorundasınız.
Kral George Kalesi’ne (Fort King George), ulaşmak için yüksekçe bir tepeye tırmanmanız gerekiyor. 1779’da İngilizler tarafından inşa edilmiş. Harika bir manzaraya sahip. Müzesinde sömürge günlerinden kalma objelerin sergileniyor.
Argyle Şelaleleri (Argyle Falls), doğa tutkunlarına önerebileceğim yerlerden biri de Argyle Nehri üzerindeki şelaleler. Hem giriş ücreti hem de rehber ücreti ödemek zorundasınız ama değer. Yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle keşfedebileceğiniz alanda bitki ve hayvan türlerini inceleyebilir, küçük göllerinde yüzebilirsiniz.
Buccoo Kayalıkları’nı (Buccoo Reef) bir arkadaşım “denizaltında bir bahçe” diye tanımlamıştı ve haklıydı. Ahenkle dans eden balık sürüleri ve aralarında dolaştıkları mercan kayalıkları adeta bir renk cümbüşü görünüşünde. Eminim hiçbir dalgıç bundan daha güzelini hayal edemez. Yüzmek ya da dalmakla sorunu olanlar için otellerin tur düzenlediği Buccoo Reef, ünlü denizbilimci Jacques Cousteau’nun da çekim yaptığı yerler arasındaymış. Tobago’yu gezerken rotanıza küçük ve şirin bir balıkçı kasabası olan Charlotteville ile denizin altındaki kayalık ve kanyonların keyfini sürebileceğiniz St. Giles Adası’nı da almanızı öneririm.

NEREDE KALINIR?

* Blue Haven Hotel: 1950’li yıllarda Rita Hayworth’un tercihiymiş. Hâlâ güzel, romantik. Üstelik hâlâ pahalı... (www.bluehavenhotel.com) * Kariwak Village: Küçük kulübelerden oluşuyor. Servis kalitesi dışında misafirlerini en mutlu eden özelliklerinin arasında kumsala yakın oluşu geliyor (www.kariwak.com). * Sandy Point Village: Gerek yarattığı şirin köy atmosferi gerekse fiyatları konukları cezbeden özelliklerinin başında geliyor (www.sandypt.net).

NEREDE YENİR?

* The Cocoa House: Hint ve Tobago yemeklerinden örnekler tadabilirsiniz. Burada da rezervasyon gerekli (Tel: +868 660 01 18). * Jemma’s Seaview Kitchen: Tamamen yöresel yemekler üzerine kurulu bu restoran bir ağaç ev görüntüsünde, masalar yaşlı bir ağacın dalları üzerindeki bir platforma konmuş. Alkollü içki servisi yok, rezervasyon gerekli, fiyatlar çok makul (Tel: +868 660 40 66).

TÜRKLERDEN VİZE İSTENMİYOR

* Resmi dil İngilizce, ancak adalarda Çince’den Fransızca’ya Hintçe’den yerel lisan Trinibagianese’e kadar farklı diller kulağınıza çarpacak. İngilizce’nin farklı aksanları da cabası. * 1 TL = 3.4 Trinidad ve Tobago doları (TT$). * Diğer Karayip ülkelerine oranla suç oranı yüksek, özellikle kapkaça çok sık rastlanıyor. Yanınızda çok kıymetli eşya taşımamanızı, gece yalnız dolaşmamanızı öneririm. * Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları en fazla 30 gün kalmak şartıyla ülkeye vizesiz girebiyor. * Taksilerin plakası ‘H’ ile başlıyor ve ait oldukları şehre göre renkleri değişiyor. Taksimetre kullanılmadığı için önceden fiyatta anlaşmayı unutmayın. * Adaları keşfetmek için otomobil kiralayabilirsiniz ya da etrafı gezmek için günübirlik ya da birkaç günlük turlar düzenleyen şirketlerden yararlanabilirsiniz. (www.gotrinidadandtobago.com)

False