GeriSeyahat Kar çomarları Kaf Dağı’nın ardını gördü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kar çomarları Kaf Dağı’nın ardını gördü

Kar çomarları Kaf Dağı’nın ardını gördü

Grubumuzun bazı kadın üyeleri Güney Amerika’da bir gezi önerdi. Ancak grubun diğer üyeleri "Biz düzde gezmeyiz" deyince herkes (!) demokratik bir şekilde ikna oldu. Öncelikle itiraf edelim ki "Kaf Dağı"nın sadece masallarda adı geçen, güncel bir deyim kullanmak gerekirse "sanal" bir dağ olduğunu sanıyorduk.

Rusya Federasyonu’na bağlı, Gürcistan sınırındaki Kabardin Balkar Cumhuriyeti’nde bulunan Elbrus Dağı’nın "Kaf Dağı" olduğunu keşfedince bu yılki hedefimiz fazlaca bir itiraz olmadan belirlenmişti. Çeşitli şirketlerin sahip veya üstdüzey yöneticisi "Kar Çomarları" olarak, Kabardin Balkar Cumhuriyeti’ndeki 5642 metrelik Elbrus Dağı’na tırmandık. Aramızda zirve yapanlar oldu. Bölge insanları bu dağı Avrupa’nın en yüksek dağı diye tanıtıyorlar. Avrupa’nın sınırları konusunda bir tartışma açmak istemeyiz ama biz de Ağrı’yı bu şekilde tanıtsak hiç fena olmaz. Hiç değilse biz Avrupa Birliği’ne adayı olan bir ülkeyiz.

Aslında Elbrus, teknik olarak zor bir dağ değil. Ancak ani hava değişimleri ve dağı hafife alanların yarattığı yüksek ölüm ortalaması bu dağı dağcılar arasında oldukça "çekici" kılıyor. Son yıllarda ortalama biraz düşse de her yıl ortalama 20 dağcı burada hayatını kaybediyormuş. Bizden kısa süre önce Türkiye’den giden Zirve Dağ Kulübü üyelerinin de zor duruma düştüklerini ve bir mağarada mahsur kaldıklarını, kurtarma ekiplerince önemli bir sorun olmadan kurtarıldıklarını öğrendik. Ancak mayıs ayında 12 dağcı (7’si Rus, 5’i Ukraynalı) aynı ölçüde şanslı değillermiş. Hava aniden değişince yollarını kaybetmişler. Ekipmanları da yeterince iyi değilmiş ki aniden -55’e düşen hava sıcaklığına dayanamayıp donmuşlar.

Dağın zirvesine yakın bir yerde bulunan buzul kısmına rehberler "Kollektör" adını takmışlar. Yolunu kaybedenler, düşenler, donanlar ne olduğunu anlamadan kendilerini bu kısımda buluyorlarmış. Cesedi dahi bulunamayan çok dağcı varmış. Bütün bunları siz okuyuculara yaptığımız işi biraz daha önemli, değerli kılmak için anlatıyorum.

Bölge Rusya’nın önemli kayak merkezlerinden biri. Oteller 2000 metre yükseklikte çam ormanları içindeki Terskol ve Çeget kasabalarında bulunuyor. Her iki kasabadan da teleferik ve telesiyejlerle kayak bölgelerine ulaşılıyor.

MUTLULUĞUN RESMİ

Elbrus yaz kış kayak yapılabilen ender yerlerden. Temmuz ayı ortasında kayak ve board yapan çok sayıda insana rastladık. Hava durumu elverdiği müddetçe teleferik, telesiyej ve teleskiler sürekli çalışıyor. Teleskilerin bittiği yerde kar düzleme araçlarını (snowcat) kiralayarak 4200’lere kadar gitmek, o yükseklikten 3000’lere kadar kayarak inmek mümkün.

Manzara tek kelimeyle muhteşem. Etrafta her biri en az 4000 metrelik onlarca dağ var. Tüm Kafkas dağlarının karlı zirvelerini yükseklerden seyretmenin tarifi pek mümkün değil. Özellikle sabah 4700 civarına güneş doğarken oluşan manzarayı seyrederken, Nazım’a nazire "İşte mutluğun resmi" dedim. Keşke Abidin Dino burayı görse ve Nazım kendisine, "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin?" diye sorduğunda, "Yaparım" deseydi diye geçti içimden. Yüksekliğin ve dağların insanda böyle yan etkileri de oluyor anlaşılan.

Geçen sene gittiğimiz Kazbek Dağı bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. Zincire vurulmuş, her gün yüreği kuşlar tarafından yenmekte olan Prometheus’u görememiştik. Ancak bu kez başardık ve masallar dünyasıyla ilgili bir keşifte de bulunduk: Değerli arkadaşlar, Zümrüd-ü Anka denilen kuş meğerse bildiğiniz "Kara Karga"ymış. Tüm tırmanış boyunca Zümrüd-ü Karga kuşları yanımızdan eksik olmadı.

İŞTE KAR ÇOMARLARI
/images/100/0x0/55ea8f0ef018fbb8f887dedf


Ayaktakiler soldan sağa, Piramit Menkul Kıymetler CEO’su Mehmet Osmanoğlu, Abdi İbrahim Direktörlerinden Cengiz Kıyılar, PriwaterhouseCoopers ortaklarından Zeki Gündüz, Doğan Medya Holding Mali Koordinatörü Dursun Ali Yılmaz, Kimya Ltd. CEO’su Erdal Gülseven, yine PriwaterhouseCoopers ortaklarından Hüsnü Can Dinçsoy, emekli banka yöneticisi Muzaffer Karamıkoğlu. Oturanlar soldan sağa Logo Yazılım uzmanı Şenay Varnalı, diş hekimi Ayşe Hülya Gümüşpala, Erdemir uzmanlarından Saadet Çertez. Ekip bu yıl 3’ü kadın 11 kişiden oluşuyordu. Çoğunluğun 5000 metrenin üzerinde Ağrı, Klimanjaro ve Kazbek gibi 3 deneyimi vardı. Elbrus 4’üncü oldu.

KİMİN AYAKLARI NEDEN DONDU

Bu noktada sizlere ismini vermeden bir arkadaşımızla ilgili dedikodu yapmak istiyorum. Kendisi de rehber olan ve yurtiçi ve dışında dağ aktivitelerimizi organize eden Bukla ortaklarından olan bu arkadaşımızın ayaklarının donmaya başlamasının tek nedeni vardı, o da rehbere güvenmemesi... Rehberimiz hiçbirimizin ayakkabılarını Elbrus için yeterli bulmadı. Kayak ayakkabılarına oldukça benzeyen plastik yüksek irtifa ayakkabıları kiralamamızı tavsiye etti. Ama bu arkadaşımız, bu tavsiye üzerine oldukça bilimsel bir değerlendirme yapıp, "Bu adam sırf bu ayakkabıları kiralayan adamdan komisyon alabilmek için bize ayakkabı kiralatacak. Ben kiralamıyorum" dedi. Ve kiralamadı. Ancak, 4800’lere vardığımızda, "Arkadaşlar, adam haklıymış. Ayaklarımı hissetmiyorum, ben dönüyorum" diyen kendisiydi.

DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ’TAN BU DAĞLARIN NESİNE GELDİM’E

Ekip ilk gün Çeget yaylasına yaptığımız uyumlanma yürüyüşü sırasında "Dağ başını duman almış" havasında iken son gün "Ben de bu dağların nesine geldim" havasındaydı. Her zaman olduğu gibi inerken bir daha bu yüksekliklere gelmeyeceğiz falan deyip, otelde sıcak bir duş aldıktan sonra gelecek tırmanışın planlarını yapmaya başladık.

VE ZİRVE

Burası Elbrus Dağı’nın 5642 metrelik zirvesi. İnsanın kendisini bulutların üzerinde anka kuşu gibi hissettiğin yer. Zirve, buraya ulaşmayı başaranların, "zirve" yapanların "uğur olsun" diye bıraktıkları flamalar ve bayraklarla dolu. Yani zirve bir nevi Telli Baba olmuş...

Ekipteki kadınların tamamı zirve yaparken, erkeklerden sadece Dursun Ali Yılmaz ve Muzaffer Karamıkoğlu zirveye ulaşabildi. Geri kalanların biri ayaklarındaki donma hissi yüzünden 4800’den, dördü risk almamak için 5350’den, biri de 5450’den döndü. Bizim ekibe artık bir unvan da verme zamanı geldi. Biz de düşündük "Kar Leoparı" diyemeyeceğimize göre olsa olsa "Kar Çomarı" oluruz deyip, bunu kendimize layık gördük. Laf aramızda ekibin diğer üyelerinin unvanlarından haberleri yok.
False