GeriKampüs Bir berber ritüeli...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir berber ritüeli...

Bir berber ritüeli...

67. sayımızın Kantin sayfasında berber muhabbetini işliyoruz.

Hepimizin berberlerle acı, tatlı birçok deneyimi olmuştur. Kişisel bakımımız için gitmek zorunda olduğumuz berberler, bir süre sonra birçok şeyimizi paylaştığımız kişiler oluyor. Yani “içimizden biri” olabiliyorlar.

 

Biraz mecburiyet, biraz zaman geçirme hevesi derken kuaförler veya berberlerle aramızda bir samimiyet oluşuyor. Bu samimiyet çoğu zaman hepimizi sıkıyor, değil mi?

YÜZÜN AÇILDI

İstenilenin dışında kısaltılan saç sonrası, kurtarma yöntemlerinden biri “Yüzün açıldı” cümlesidir. Müşterinin saçtan memnun olmadığını fark eden berber, durumu derhal kontrol altına almaya çalışır. Müşterinin duygularına seslenir. Eski saçının yüzünü ortaya çıkarmadığını düşünerek, “Yüzün açıldı” der ve kurtarma çalışmaları başlar. Bu yöntemin işe yaradığını henüz görmedik.

 

BERBER DOKUNUŞU

Bir berber ritüelidir. Eğer berber koltuğunda otururken kollarınızı koltuğun iki yanına koyduysanız berberin size temas etmeme olasılığı düşüktür. Bu, kimi zaman omuz olur kimi zaman kol olur, el olur, herhangi bir şey olur. Bu tip durumlarda yavaş yavaş kolunuzu kendinize doğru çekmek isteyebilirsiniz. Kolu çekme hızınız rahatsız olma durumunuza göre değişebilir.

 

NASIL KESELİM?

Berber ellerini saçlar arasında hunharca dolaştırır ve aynadan gözlerin tam içine bakıp, “Nasıl keselim?” der. Heyecanlı heyecanlı nasıl bir kesim istediğini anlatırsın.

“Abi, yanları biraz kısaltalım. Üstlere çok dokunmayalım, biraz salaş dursun. Aşağıya dökülsün biraz. Enseyi de kısaltalım ama natürel dursun. Çok şekilli falan olmasın.” derken berber saçı kesmeye başlamıştır. Artık her şey için çok geç. Bir kere derinden girdi mi ne model kalır ne de moral. Sizin anlattığınız saç modeli ile berberin anladığı saç modeli bir hayli farklı olabilir.

 

ATEŞ GÖSTERİSİ

Evet, saç kesimi bitti. Şimdi aynada kendimize bakalım. Biraz da kafamızın arkasına bakalım. “Evet, gayet kötü olmuş, eline sağlık.” Şimdi sıra kulak tüylerimizi temizlemeye geldi. Hemen bir çakmak bulalım. Ucuna ispirtolu pamuk sarılmış çubuğu yakıp ani hareketlerle kulağımıza yaklaştırıp çekelim. Sirkte ateş gösterisi izlercesine aynadan berberi izleyelim. Evet, sıcaklığı hissediyorum. Evet, böyle devam et. Şimdi kılların yanma kokusu geldi. Ateşte kavrulan ince kılların eşsiz kokusu berber salonuna yayılmaya başlar.

 

BOŞ MUHABBETTEN NASIL KAÇARIZ?

İşini iyi yapmayan bir berber, kesinlikle daha konuşkandır. “Av”ının dikkatini konuşarak dağıtmaya çalışan berberimiz, uzun ve yüzeysel konulara girerek sonuç almayı hedeflemektedir. Peki bu diyaloglardan nasıl kaçarız?

Öncelikle sakin kalmalıyız. Berberin art arda soracağı soruları biraz bekleterek cevap vermek gerekiyor. Soruyu havada biraz bekletip göğsümüzde yumuşattıktan sonra tek kelimelik cevaplarla aradan sıyrılabiliriz. Eğer çok konuşkan bir berbere denk geldiysek işimiz zor. En yakın yerde, göze hoş gelen bir şeye yoğunlaşıp düşüncelere dalabiliriz. Berberin cümlelerinin birçoğunu duymamış oluruz. Gereken yerlerde ise “Bilmiyorum, olabilir, bir fikrim yok, çok takip etmiyorum” vb. şeyler kullanmak konuşmayı çok uzatmayacaktır. Tabiri yerindeyse tıraşı kesmeyi sağlayacaktır.

Herkese hayırlı tıraşlar.

 

Yazan: Gökhun Kavalcı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle